Tırmanış…

ABD elitleri arasındaki çekişme sürecinde Trump’ın alanı daha fazla daralmaya başladı. Hem Savcı Mueller’in hazırladığı soruşturma dosyası hem de Temsilciler Meclisi’nde “Demokratlar”ın çoğunluğu ele geçirmesi belirleyici önemde. Nitekim “Demokrat” J. Nadler, gelecek ay Trump’la ilgili azil sürecini başlatabileceklerini bu hafta başı açıkladı.

Önümüzdeki ay Mueller’in de Trump’ın yakınlarından elde ettiği bilgilerle kapsamlı bazı ceza davaları açması bekleniyor. Önümüzdeki günlerde Trump’ın etrafındaki itirafçıların ve istifaların artması bekleniyor. Bu süreçlerde Trump’a karşı olası bir “başarı”nın asıl oylanacağı yer ise Senato. Burada ise 3’te 2 çoğunluk gerekiyor.

Son dönem Prens Selman’a sunduğu destek nedeniyle Trump’ın burada da görece zayıfladığını söylemek mümkün. Fakat iş burada da bitmiyor, Senato düzeyinde Trump’ın yargılanması gerekiyor. Şu an olay bu seviyeden elbette bir hayli uzak, fakat yine de bu yöndeki olası gelişmeler en azından Trump’ı yasal düzeyde yıpratabilir ve belli ölçülerde gemleyebilir.

Trump’ınsa koltuğuna tutunmak için her tür olanağı (Steve Bannon ve ekibi-1-) gibi) kullanarak bu sıkıştırma harekatına postmodern savaşın başka cephelerinden, dünyayı alt üst etme pahasına karşılıklı vererek, zaferle çıkmaya çalışacağından emin olabilirsiniz.
Bunun belli ölçülerde olacağının her durumda altını çizmemiz gerekiyor.

Hatırlanacağı üzere bundan on gün kadar önce Buenos Aires’te Trump bir yemekte Çinli yetkililerle bir araya gelmiş ve “Ticaret savaşına 90 gün ara verdiklerini” açıklanmıştı. Bu “anlaşma”nın üzerinden saatler geçmeden Çin şirketi Huawei’nin mali şefi Meng Wanzhou’nun ABD’nin isteğiyle Kanada’da tutuklanması gündeme geldi.

Bu Çin’e dönük sıradan bir saldırı değil. Çünkü Huawei şirketi Çin açısından hem ekonomik hem de siber alana hakimiyet tesis etme politikalarında önemli bir enstrüman. Nitekim Çin, Pekin’deki ABD ve Kanada büyükelçilerini çağırarak durumu protesto etti. Şimdilik bir kıpırdanma yok fakat bir gelişme olmazsa Çin’in de G-20’de varılan “uzlaşmalar”ı rahatlıkla unutabileceği söylenebilir. Sürecin bundan sonra daha “kanlı” olması kaçınılmaz…

ABD-Rusya sürtüşmesinde de farklı cephelerde tırmanış artıyor. Nitekim OPEC geçen hafta günlük petrol üretimini 800 bin varil kısma kararı aldı. Toplam kesintisi ise 1,2 milyon varil olacak. Karar 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek. Bu petrol fiyatlarını artıracak. Bu İran siyasetinde Trump’ın hiç istemediği bir şeydi.

Bir anlamda Putin Prens Selman’la çaktığı beşliğin karşılığını fazlasıyla aldı denilebilir. Rusya’nın Venezuela’ya nükleer kapasiteli iki bombardıman uçağı göndermesi ise gelişmelerin olası seyrini göstermesi açısından önemli. Moldova, Ukrayna ve Suriye’deki farklı düzeydeki gerilimler de elbette bu savaşın bir parçası.

Evet, görüldüğü üzere “son tahlilde” dünya dönüyor ama sıkıntıları daha da artarak…
1- Trump’ın 5. kol organizasyonu olan Avrupa’da The Movement(Hareket) adıyla yoğunlaşan bu faaliyetin-ekibin öncesi Trump’ın iktidara gelmesinde önemli bir rol oynadığı ayrıca şu ana kadar Brexit süreci, Brezilya, Kolombiya, İtalya, İspanya, Çekya, Polonya, Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, Macaristan gibi ülkelerde hükümet çevreleri değilse bile en azından bu ülkelerde faşist hareketler üzerinde etkili-örgütlü bir çalışma yürüttükleri biliniyor. Bu neo-faşist ağın Mayıs ayındaki AP seçimleri öncesi parlamentoda daha fazla yer edinmek adına “etkinlikler”ini artırması bekleniyor.

Avrupa’yı ABD toprağı gibi gören yaklaşımın elbette AB’ye “AB ordusu, yeni savaş uçağı-tank projeleri, AB casusluk okulu açmak, İran’la dolar kullanmadan ticaret yapmak” gibi daha çok Almanya-Fransa eksenli gelişmelerin bedelini ödetmesi, ABD gölgesinden çıkamayacağını hatırlatması, bütün bu hikayenin doğal akışına dahil.

Bu politik akımın çoğu zaman Rusya’nın hamleleriyle pişti olması ise ayrı bir dikkat çekicilikte. Bu arada “müjde” Brezilya’nın yeni insan hakları, yerli hakları, kadın ve aileden sorumlu bakanı olarak Evanjelik vaiz Damares Alves seçildi.

Yazarın diğer yazıları