TİS’te ‘zoraki’ anlaşma

Kamu işçilerini ilgilendiren Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinde anlaşma sağlandı. Zam oranı 2019 için yüzde 8+4; 2020 için yüzde 3+3 olarak belirlendi.

KHK ile geçişleri yapılanlar dahil edildiğinde 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu sözleşmesi bayram günü yapılan bir toplantıyla imzalandı. Teklifini yüzde 5+4’le başlatan hükümet tarafından yapılan açıklamada “Yüzde 8+4’te anlaşmaya varıldı” denildi. Seyyanen 300 lira ve ilk 6 ay yüzde 15 talep eden Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise “Söylenecek her şeyi sayın bakan söyledi. Ben imza atacağım bunun altına” dedi.

Bayramın ikinci günü Hükümet tarafından yapılan çağrıyla Türk-İş yönetimi alelacele Ankara’da Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’la görüştü. Akşam saatlerinde biten toplantı sonrası yapılan basın toplantısında konuşan Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, “Brüt 3 bin 500 lira altında ücret alan işçilere, brüt 3 bin 500 lirayı aşmayacak şekilde 150 lira seyyanen zam. 2019’un ilk altı ayı yüzde 8 ikinci ayı yüzde 4 oranında zam yapılacak. Kamu işçilerimiz ocak ayında 6,69 oranında enflasyon farkı da almışlardı. Yıl genelinde yüzde 19’ları aşmış durumda. 2020’de ise ilk altı ay yüzde 3 ikinci altı ay yüzde 3, enflasyonun altında kalırsa enflasyon farkını da alacaklar. Bu sözleşme bayram gününde hayırlı uğurlu olsun” dedi.

Atalay imza attı

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay ise “Söylenmesi gereken her şeyi söylediniz. Karar sürecinde yönetim kurulu, koordinasyon kurulu, 16 genel başkan var. Benim söyleyecek hiçbir şeyim yok, imza atacağım bunun altına” dedi.

Krizin yükü emekçiye

Evrensel Ekonomi Yazarı Bülent Falakaoğlu, anlaşmayı şöyle yorumladı: “Türk-İş’in ilk talebiyle imzalanan ilk toplusözleşme arasında çok büyük bir uçurum oluştu. İlk 6 ay için yüzde 15 isteyen Türk-İş 8+4’e imza attı. Bu işçilerin ve patronların uzlaşması olarak değerlendirilemez. Bu emekçileri açıkça yoksullaştırmaktır. TÜİK, 12 aylık ortalama enflasyon oranını bize 19.91 olarak sunmaktadır. 12 aylık ortalamaların ayrıntılarına baktığımızda emekçilerin durumunu çok daha net görmekteyiz. Zira ev eşyası fiyatlarında artış oranı yüzde 28’in üzerinde, gıdada artış ortalama oranı yüzde 26’nın üzerinde, ulaşım ve konutta ise yüzde 20’ler civarındadır. Emekçilerin yaşadığı gerçek enflasyon oranları bunlardır. Yüzde 5’lik, yüzde 10’luk artış oranlarının bu yoksullaştırmayı telafi etmesi mümkün değildir.

Enflasyon yükselecek

Enflasyon baz etkisiyle düşmüş gibi olsa da kasımdan itibaren enflasyonda artış yaşanacaktır. Elektriğe yüzde 45, doğal gaza yüzde 35’ler civarında zam gelirken, kağıt üzerindeki rakama bakıp emekçilerin gerçek enflasyonu göz ardı edilerek yapılan artışlar ancak ve ancak emekçilerin yoksulluğunu derinleştirir. Önümüzdeki yıl için yüzde 3+3 gibi bir zam ön görmek, merkez bankasının hiçbir zaman tutturamadığı enflasyon oranına işçileri mahkum etmek, krizin yükünü emekçilerin üzerine yıkmaktan başka bir anlam ifade etmez. Kamu işçisine dayatılan bu düşük zamlı sözleşme, yakında memurlara da düşük zam dayatılacağının göstergesidir. Hükümet bir kez daha göstermiştir ki kriz ve enflasyonla mücadeleyi emekçilerin sırtına yıkma noktasında kararlıdır.”

Yüzde 15’le başladı

Kamu toplu sözleşmeleri başlamadan önce taleplerini açıklayan Türk-İş en düşük ücretin 3 bin 500 liraya yükseltilmesini, tüm kamu işçilerine seyyanen brüt 300 lira zam, ilk altı ay yüzde 15; ikinci, üçüncü ve dördüncü altı aylarda enflasyon artı 3 puan refah talep etmişti. Ancak Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın “Söyleyecek bir şeyim yok, imzalayacağım” dediği oranlar, Türk-İş’in talep ettiğinin yarısına denk geliyor.

Hükümetin ilk ücret teklifi yüzde 5+4 olmuştu. Daha sonraki görüşmelerde ise Hükümet birer puan artırarak önce yüzde 6+4, sonra yüzde 7+4 teklif etmişti. Türk-İş ise bunun üzerine eylem kararı aldığını duyurmuştu.

ANKARA

Yazarın diğer yazıları

    None Found