Trump rekor peşinde

ABD Başkanı Trump’ın arada çok sıkıştığı, hatta birlikte çalışacak kimseleri bulamadığı yazılıyor çiziliyor ama belki de iş gerçekte hiç de öyle değil. Çünkü yakın zamanda yayınlanan bazı rapor ve değerlendirmelere bakacak olursak, muhterem, petrol ve silah tüccarları adına yine bir hayli üstün bir performans sergileyerek bu sene de ipi göğüsleyecek.

Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) son araştırmasına göre, dünyada silah piyasasının yarısından fazlası ABD’li şirketlerin elinde. İlk sırada ise yine ABD’li Lockheed Martin bulunuyor. Geçen yıl 44 milyar dolarlık satış yapmış. ABD, kendi rekorunu aşma peşinde, gelecek yıl silahlanmaya 716 milyar dolar ayırmayı planlıyor. Burada Trump’a iltimas geçmeyelim, silah sanayinin kazancı elbette Obama vb.leri döneminde de azalmadı ama rekor kırma “şerefi”ne o nail oluyor. “Demokrat” muhalefetin artan silah ticaretine karşı ciddiye alınır bir muhalefet göstermemesi bir yana hatta uluslararası planda silahlanma yarışını teşvik eder pozisyonda olduğu söylenebilir. Bu, dünyanın içinde yüzdüğü kan deryasının onların da hayallerini süslediğini sergilemesi açısından önemli.

Trump’ın diğer üstün performans alanı petrol tüketimi. Trump Obama dönemine ait motorlu araçlarda yakıt tasarrufu sağlama ve karbon emisyonunu azaltmaya yönelik uygulamaları iptal etme peşinde. ABD basınına bakarsak, Trump yönetimi, Amerika’nın en büyük petrol rafineri firması Marathon Petroleum başta olmak üzere petrol sektörünün önde gelen şirketleri ve milyarder sanayici Charles Koch’un finanse ettiği muhafazakar çevrelerle işbirliği yaparak otomobil emisyon standartlarının geri çekilmesi için gizli bir kampanyaya girişmiş. Özetle bu muhteremler Amerika’da petrol bolluğu olduğunu ve enerji tasarrufuna gerek olmadığını söylüyor.

Trump Yönetimi’nin geri çekmeye çalıştığı standartlar, 2025 yılına kadar yeni imal edilen arabaların, yakıt tasarrufunu iki kat arttırmalarını öngörüyordu. Bunlar küresel ısınma meselesine bir nebze merhem olur mu ayrı mesele, fakat Trump petrol tüccarlarının gönlünü hoş tutmak için “ne gerek var bütün bunlara” diyor. Eğer Trump’ın dediği olursa Amerika’da salınan sera gazlarının küresel ısınmaya katkısının da rekor kıracağı biliniyor. Trump’ın, kendi hükümeti tarafından hazırlanan ve iklim değişikliğinin ülkeye yıkıcı etkileri olacağını söyleyen rapora, bitmeyen yangın ve kasırgaları görmezden gelerek “inanmadığını” söyleyecek enerjiyi nereden bulduğu sanırım herkes açışından aşikâr hale gelmiştir.

Trump’ın bir diğer rekor kırma kararlığında olduğu alan ise duvar örme işi. Kendisi de her “muhteşem” şahıs gibi doğada bir iz bırakma derdinde olduğu anlaşılan Trump, ABD’nin Meksika ile sınırı 3 bin 100 km. alana mutlaka bir duvar dikeceğini bugünlerde yine sık sık tekrarlıyor. Maliyeti 20 milyar dolar olması hesaplanan bu duvar, Çin Seddi’nin orjinalini (8851 Km.) değilse de kalanının uzunluğunu (2.500 Km.) geçmeye aday. Parayı Meksika ödemeyince Trump elini Amerika’nın kesesine attı ama buna hem “Demokrat” hem de “Cumhuriyetçiler”den tepki var. Fakat anlaşılan seçimden önce ihaleyi birilerine söz verdi, borçlarını ödemek zorunda, bu yüzden bu alanda da bir “rekor” peşinde.

Trump’ın kendini kendini geride bırakan başka rekorları da var elbette. Örneğin hükümetinden istifa eden, davalık olan ve ceza alanların sayısı her geçen gün artıyor. Sanırım böylesi bir durum başka birine nasip olmamıştır henüz.

İşin özeti, ABD kapitalizminde silah ve petrol sektörleri ana motor olmayı sürdürüyor. Her ticari işletme gibi bunlar da kendi pazarlarını yaratma, genişletme ve uluslararası rekabetten galip çıkma derdindeler. Aynı zamanda yasa yapıcılar arasında sağlı “sol”lu kendi temsilcilerini de destekledikleri gibi, karşılığını bu işletmelerin kasalarına rekor düzeyde kazanç takviye ederek almak en önemli arzuları.

Yazarın diğer yazıları