Trump kabusu

İngiltere Gündemi

ABD başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın elde ettiği zaferin İngiltere’de şok etkisi yarattı. İngiltere’nin hem sol hem sağ kanattaki medya kuruluşları Trump’ın zaferinin İngiltere için büyük bir belirsizlik getirebileceğini ifade ettiler. Ee malum Britanya’nın on yıllardır bir numaralı müttefiki Amerika’ydı. Her iki ülkenin lideri, parti fraksiyonları ne olursa olsun dış politikalarda beraber adım atmışlardı. 

Trump daha aday adayı iken bile Britanya’da sevilmiyordu. Donald Trump’ın Amerika’ya turist veya göçmen Müslümanların alınmaması gerektiğine dair sözleri İngiltere’de büyük yankı uyandırmıştı. 

Dönemin Londra Belediye Başkanı ve şimdinin Dışişleri Bakanı Boris Johnson sırf Trump ile karşılaşmamak için New York’a gitmeyeceğini söylemişti. Trump’ın ülkeye alınmasının yasaklanması için bir imza kampanyası başlamıştı ve elde edilen imzalarda 500 bini çoktan geçti. Yine aynı şekilde İskoçya’daki Robert Gordon Üniversitesi, Donald Trump’a 2010 yılında verdiği fahri doktora unvanını, üniversitede Trump’ın nefret uyandırıcı açıklamalarına tepki olarak toplanan 70 bin imzanın toplanmasıyla geri almıştı. Yani Trump, daha aday adayı iken bile Britanya’da gerek kamuoyu gerekse siyasetçiler tarafından büyük bir nefreti üzerine çekmişti.

İngiltere’deki sadece aşırı sağcı parti UKİP’in lideri Nigel Farage, Trump’ın seçim kampanyasına destek vermişti. İkisi de Britanya’nın AB’den çıkması gerektiğini savunmuştu ki gayet normal bir durum ikisi de son derece ırkçı neticede. 

Peki Trump Britanya için ne ifade ediyor? Zaten AB’den çıkma mevzusu gündemde. Trump’ın da başkan olmasıyla Britanya’nın ekonomisi daha da kötüye gidebilir, çünkü Trump küresel ekonomiyi etkileyebilecek politikalarını devreye sokabilir. Ekonomik anlamda korumacı bir Amerika, Britanya’yı büyük bir zarara uğratır. Ayrıca Trump, NATO’nun fuzuli bir masraf kaynağı olduğunu ifade edip Avrupa’yı korumak zorunda olmadığı mesajını kampanyası esnasında vermişti. Yani güvenlik konusunda Amerika Trump yönetimi ile istihbaratını paylaşmak istemeyebilir. Şu ana dek Amerika’nın Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) ile Britanya koordineli bir işbirliği içerisindeydiler. Bu işbirliği bozulabilir. 

Ya da yukarıda sıralananların hiçbiri olmayabilir. 

Ulusal çıkarlar uğruna iki ülke yakın durmaya devam edebilir. İngiltere Başbakanı Theresa May, belki arayan ilk on liderin arasında olmadı ama yine de Trump’ı arayıp başkanlığını kutladı. Trump’ın bir numaralı eleştirmeni Dışişleri Bakanı Boris Johnson seçimlerin sonuçlanmasıyla hemen geri bir adım atıp Amerika ile ileride olacak işbirlikleri için sabırsızlandığını dile getirdi. Kısacası, Trump’da milyoner elit bir kesimi temsil ediyor hükümet parti Muhafazakarlar da. Yani karşılıklı çıkarlar devam ettiği sürece ortada bir anlaşmazlık falan olmayacaktır. 

Yazarın diğer yazıları