Trump ve HDP’li belediye başkanları

Medyada günlerdir büyük “gürültü” koparan Erdoğan’ın ABD seyahati sonuçta yapıldı. Bu görüşmenin önemini küçümsemiyoruz ama koparılan gürültüye göre tam bir hüsran da diyebiliriz. Erdoğan ve besleme yandaş medyasına göre Trump’a ders vereceklerdi, mektubu suratına atacaklardı ve daha bir sürü palavra…

Basına yansıyan bilgilere göre bunların hiç birisi olmadı. Tam tersine Trump Erdoğan ve yandaş medya ile dalga geçti. Onlara gazetecilik dersi verdi. Tabii ki bütün masrafları Erdoğan aracılıyla devlet kesesinden ödenen besleme medya suratına tükürsen şükür diyecek tıynetteydi. Yoksa bir daha Erdoğan’ın uçağına binemez, sadece resimlerini görürlerdi. Bunu Trump da iyi biliyordu. Bu nedenle geçerken besleme “dost gazeteciler”e de taşını attı.

Ama önemli olan bu dedikodular değil. Trump, bir yandan iç muhalefete karşı koltuğunu koruma derdinde olsa bile bir yandan da başkanı olduğu devletin çıkarlarını korumak zorunda. Bu nedenle her alanda “America the first” yani “Önce Amerika” diye düşünmesi çok normal. Bu açıdan kimseye pabuç bırakmıyor. F-35 ve S-400’ler konusunda Erdoğan’ın boyun eğdiği anlaşılıyor. Ama yandaş medya “İstediğimizi aldık” diyerek buna da şükür diyor.

Erdoğan o kadar gürültü koparmasına ve hazırladıkları içeride halkı kandırmaya yarayan kötü bir video ile Trump’a anti Mazlum Abdi propagandası yapmasına rağmen Trump’ı pek de etkilemiş gibi görünmüyor.

Tam tersine Trump bir yandan Erdoğan’ın işgal ve soykırım politikalarına karşı çıkan senatörleri Erdoğan ile görüştürerek ve bir yandan da kendisinin Mazlum Abdi ile görüştüğünü yüzüne söyleyerek kendi politikasını teyit etti. Ayrıca yaptırım yasalarını erteleyen senatörler bunu Demokles’in kılıcı gibi Erdoğan’ın tepesinde sallayacaklarını da ilan ettiler. Darbeci Erdoğan ve korumaları kamyon kordonunun arkasında korumaya alındı.

Erdoğan ABD’den icazet almaya çalışırken bile inatla direnen ve halkın verdiği oylara onurla sahip çıkan, geri kalan HDP’li belediyeleri de işgal etmek için kayyım atamaya ve seçilmişleri zindana atmaya devam ediyordu. Böylece halkın iradesine hiç saygı duymadığını, halkın temsilcileriyle görüşmeye tenezzül etmediklerini bir daha gösteriyordu.

Oysa Trump inatla “Sizinle görüştüğümüz gibi Mazlum Abdi ile de görüşüyoruz” derken aslında “Siz de görüşün, bu sorunlar böyle çözülür” diyordu.

Dünyanın bütün devletleri ve çete örgütleriyle Kürt karşıtı temaslara giren, anlaşmalar yapan Erdoğan hepsini de sorunun dolaylı ya da dolaysız muhatabı yaptı. Şimdi de onlarla baş etmeye çalışıyor. Erdoğan, ABD ve Rusya ile işbirliği yaparak Kürtleri ezmeye çalışırken ikisinin de oyuncağı oldu. Bütün efelenmelerine rağmen Rusya ve ABD izin vermedikçe bir şey yapamaz. Ancak onların izni ve istekleri doğrultusunda ve onların istekleri kadar operasyon yapabilir. Sonuçta bütün kirli fatura da Erdoğan’ın sırtına biner.

Erdoğan işin başında Kürtlerle görüşme ve siyasi çözüm yerine Kürtlerle savaş ve imha yoluna heveslendi. Bu amaçla DAİŞ ve ÖSO gibi türevleri olan her türlü çete ile işbirliği yaptı. Şimdi hepsi de başına bela olmuş gibi görünüyor. Şu bir gerçek ki daha öncekiler gibi Erdoğan da Kürt düşmanlığı ile kendi sonunu hazırlıyor. İşgalciliğin ve Kürt katliamlarının sonucu ekonomik kriz, işsizlik, açlık, sefalet oluyor. Bu da kahramanlık nutukları ve seferberlik türküleriyle örtülemiyor. RTÜK’ün uyarılarına rağmen medyadan yeni usullerle intihar haberleri eksik olmuyor.

Erdoğan diktasının ırkçı savaş çığırtkanlığı, “yerli-milli-dindar nesiller” yetiştirme politikası aç, yoksul, eğitimsiz, işsiz ve umutsuz nesiller yetiştirdi. Bu nesiller de ya DAİŞ vb. örgütlere katılıp tetikçi oluyor ya da örgütlendirilip muhalefetin üstüne salınıyor. Hiçbir iş bulamayanlar da açlık ve sefalet içinde yuvarlanıyor. Cinnet ve intihar dedikleri de bu ortamın sonucudur.

Bütün bunların unutulması için sahte sefer ve zafer masallarına şiddetle ihtiyaç var. Trump’ın dalga geçtiği besleme medyanın işi de bu oluyor. Oysa ortada ne bir sefer ne de bir zafer var.

Trump’a video ile savaş dersi vermeye kalkışanlar Trump’tan diyalog ve çözüm dersi alsalardı kendileri için de insanlık için de daha yararlı olabilirlerdi.

Yazarın diğer yazıları