Trump’ın kirli oyunları

Amerika’nın Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) egemenliğindeki özerk bölgeyi ilişkin operasyonuna yeşil ışık yakması bütün dünyada büyük bir yankı uyandırdı. Avrupa’dan büyük tepkiler gelmeye başladı ki bu sevindirici bir durum ama Trump’ın kararından döndürmeye yeter mi belirsiz. Bu kararın Trump ve ona en yakın isimlerin şahsi kararı olduğuna inanılıyor. Trump’ın bu kararı üzerine twitter paylaşımı zaten başlı başına bir olay. Türkiye ve Kürtler arasında on yıllardır saçma sapan bitmek bilmeyen bir savaşın olduğunu ve bunun kendisinin sorunu olmadığını söylüyor. Bir halkın özgürlük hareketini saçma bir savaş olarak görürken Başkanı olduğu Amerika’nın hem askeri hem de diplomatik açıdan savaşmadığı, meydana okumadığı ülke kalmadı. Neoliberalizm ve emperyalizm adına verilen kavgalar saçma değildir çünkü. Türkiye’nin operasyonuna fiziken desteklemeyeceği açıklaması da neyin tesellisi oluyor?

Daha geçtiğimiz yaz ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Türkiye’nin Suriye’ye düzenleyecek hareketi kabul edilemez şeklinde açıklama yapmıştı. Aradan iki aydan az bir süre geçti ve durum ortada. Türkiye’nin sözde güvenli bölge oluşturma kisvesi altında 2012’den beri Rojavalı Kürtleri hem siyasi hem de askeri bakımdan kırmaya yönelik bir sürü yöntem uygulayıp strateji geliştirdiği bilinen bir gerçek. Esad düşmanlığı da cabası.

Kürtler Amerika’ya hiçbir zaman güvenmedi. Aniden olmasa da Trump’ın bu kadar keskin kararı alma gerekçeleri Trump hakkında çok şey anlatıyor. Trump’ın neden böyle bir karara vardığını sadece dış politikalarla açıklamak yetersiz. Trump’ın mevcut Başkanlık pozisyonunda kalıp hatta tekrar Başkan seçilmek gibi büyük bir derdi var. Trump’ın bu kararında hakkında başlatılan soruşturmanın çok büyük etkisi var.

Demokratların başlattığı soruşturmaya göre Trump, 2016 başkanlık seçimlerinin sonuçlarını değiştirmeye çalışmakla suçlanıyor. 2016 seçimleri öncesinde Rusya’nın seçim sonuçlarını Trump lehine etkilemek için yoğun çaba sarf ettiği bilinsede üstü bir şekilde kapatıldı. Trump’a göre her tür suçlama siyasi sabotaj. 2020’deki Başbakanlık seçimlerinde tekrar kazanabilmek Suriye stratejisini değiştirmenin yanı sıra yani rakiplerinin peşine çeşitli ülkelerin istihbaratları takarak aleyhlerine kullanabileceği belgeleri toplamaya çalışıyor. Son olarak karalamak için delil topladığı kişi en büyük rakibi olan Demokrat adayı Joe Biden ve oğlu Hunter Biden. Ukrayna Cumhurbaşkanı ile geçtiğimiz 25 Temmuzdaki telefon görüşmesinin Demokratların eline geçmesiyle Trump hakkında azil soruşturma başlatıldı.

Çeşitli oyunlarla düzenbazlıklarla bir kere başa geldi ama 2020’deki Başbakanlık seçimlerinde tekrar kazanabilmek için dış politikalarını da elden geçirmiş durumda. Kendi seçmenine Amerika’nın kendi sayesinde Ortadoğu stratejilerini değiştirdiği inancını vermeye çalışıyor aklınca. ‘ABD’yi IŞİD’ tehlikesinden kurtardım, esir düşen 50-60 bin IŞİD’liye bakarak maliyeti yükseltmek yerine esirleri Türkiye’nin eline teslim ettim ve askerilerini de ülkeye geri getiriyorum’ diye ülkesine böbürlenerek hakkında başlatılan soruşturmayı başından savabileceğine inanıyor. Türkiye’nin Suriye operasyonu, sadece Kürtlere bir darbe değil IŞİD’in tekrar canlanması ve mahkumların kaçması için bir zemin hazırlayacaktır. Bunu Trump’ın kendisi de çok biliyor ama sadece günü kurtarma peşinde.

Yazarın diğer yazıları