Trump’la tarih tekerrür eder mi?

Trump kabinesi, emekli generalleri, ABD’li dünya tekellerinin yöneticileri ve Cumhuriyetçilerin faşizan Çay Partisi kliğinden kişilerin ittifakını kapsıyor.  

Trump, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra Obama’nın IŞİD’le mücadelede özel temsilcisi B. McGurk’u görevinde tutarak Rojava’ya ilişkin ABD politikasını şimdilik değiştirmeyeceğini gösterdi. 

Trump’la ABD, emperyalist büyük devletlerin olaylara hakim olduklarını göstermesi ve OHAL önlemleri veya faşizan yasalara halk desteğini sürdürmek için IŞİD’in yenildiğini kanıtlaması gerekir. Bu sağlanıncaya dek, ABD, müttefikleriyle birlikte, Rojava Devrimi güçlerine saldırmak yerine geçici askeri ittifakı ihtiyacı içinde. Çünkü, IŞİD’i yenilgiye uğratacak biricik güç Kürdistan Özgürlük Hareketidir (KÖH). 

KÖH, IŞİD ve diğer politik islamcı çetelerin, Rojava halklarına ölümcül saldırganlığına karşı mücadele etmek durumunda kaldı. Bu çeteleri Rojava halklarına ve KÖH güçlerine imha için saldırtanların başında onların asıl himayecisi diktatör Erdoğan geliyordu. ABD ve AB emperyalistleri, Suudi ve Katar monarklarıyla birlikte Erdoğan’ın yönettiği bu saldırganlığı desteklediler. 

15 Şubat komplosunun 18. yıldönümündeyiz. Sayın Öcalan’a yapılan komployu Türk sömürgeci faşizmi ile birlikte ABD ve siyonist İsrail gerçekleştirmişti. AB emperyalistleri de destek vermişti ABD-İsrail, faşist sömürgecilere Kürt Özgür Hareketi önderliğini kurban ve esir sundu. Bu yolla KÖH’yi bunalıma itmeye ve yenilgi yaşatmaya çalıştı. 

Faşist sömürgeciliğin o tarihteki şefi Ecevit, ilk konuşmasında ‘ABD bize istiyorsanız Yunanistan’ın Kenya elçiliğinde çatışma süsü verip ölü olarak teslim edelim veya sağ istiyorsanız sağ verelim’ açıklaması yaptı. Fakat sonradan milliyetçi yalan uydurarak kent efsanesine dönüştürdü: ‘ABD Öcalan’ı bize verdi ama neden verdi bilmiyoruz’!

Kürt halkımız faşist sömürgeciliğin yaşattığı acıları unutmayacağı gibi lideri olarak Öcalan’ın ABD ve siyonistler eliyle sömürgeciliğe esir edilmesini de unutmayacaktır.

Trump’la flört eden diktatör Erdoğan, şimdiye değin hamisi olduğu ve Cerablus-Azez işgalini anlaşarak savaşsız devraldığı IŞİD’e karşı Bab ve Rakka’da savaş işini üstlenerek, Rojava Devrimi’ne saldırıda ABD emperyalistlerinden olur almaya, savaş elini güçlendirmeye çalışıyor.

Trump’ın gündeme getirdiği “güvenli bölge” olarak Türk sömürgeciliğinin işgal alanını tercih etmesini sağlamaya, Rakka’ya birlikte saldırıp işgal alanını genişletmeye çalışıyor. 

Son bir hafta içinde, CIA’nın yeni şefi M.Pompeo ve savaş bakanı emekli general J. Mattis’in, ardından ABD Genelkurmay Başkanı’nın ziyaretleri, bu yönde görüşmelerin sürdüğünü gösteriyor. Yemen’de savaş suçlusu Suudi kral Selman’a Trump yönetiminin yeni yetkililerinin ziyaret esnasında barış nişanı takması, İran’la savaş hazırlama sözleri, ABD’nin Sünni ekseni yeniden canlandırarak savaştırma belirtisi. Sünni eksenin Suudi monarkıyla birlikte en saldırgan iki gücünden biri olarak Erdoğan diktatörlüğüyle, ABD’nin yeniden ilişkisini güçlendireceğini gösteriyor. 

Trump’ın CENTCOM’a bağlı MacDill Hava Üssü’nde 6 Şubat konuşmasında; ABD donanmasının ekipman bakımından 1. Dünya savaşı seviyesine düştüğünü belirterek orduya tarihi bir finansal yatırım yapacaklarını vurgulaması emperyalist işgal, savaş ve çatışmaları tırmandıracağını gösteriyor. Bu durum bölgede savaş heveslisi Erdoğan faşizmini Trump’lı ABD’ye yeniden yanaştıracağının belirtisi. 

ABD 15 Şubat komplosunda yaptığını tekrarlayıp Rakka’ya diktatör Erdoğan’ın kara ordusuyla girip karşılığında Rojava’ya saldırı izni verebilir mi?

Bu şimdiye değin olmadı ama son flört bunun ciddi bir olasılık olduğunun işareti.

Kısa sürede ortaya çıkacak bazı yeni veriler bu olasılığın gerçeğe mi dönüşeceğini veya zayıflayacağını gösterecek. 

Fakat ne Kürt Özgürlük Hareketi eski durumunda ve ne de emperyalist/gerici dünya Kürtlere karşı sömürgecilere tam destek birliği içinde. 

Kürdün sömürgecilerinin birliği bugün geçmişteki gibi devam etmiyor ve daha çok bozulacağı görülüyor. Sömürgeci birlikte en saldırgan olan İran Mollaları bu kez olası ABD-Erdoğan-Suudi ekseninin hedefi haline geleceği için, kendi sonunu getirecek savaş tercihine mecburen giremeyecek. 

Rusya ve Esad rejimi, Halep’i alıp Cerablus-Azez’i verse de, Rakka’yı ABD-Erdoğan’ın almasına sıcak bakmayacak. 

Kürt Özgürlük Hareketi, olası ABD-Erdoğan yeni savaş ittifakı karşısında geçmişten daha güçlü. Onbinleri bulan savaş deneyimli güce sahip. Kendi özgücüne güvenen direnişçi bir güç. 

ABD liderliğinde Sünni eksen gerçeğe dönüşse ve Kürdün payına yeni 15 Şubat olarak savaş düşse bile, koşullar farklı olduğu için tarih tekerrür edemeyecek. 

Yazarın diğer yazıları