Trump’un yeni hamleleri

ABD Başkanı Trump, kendine has yönetim anlayışı ile dünyaya “hükmedeceğine” inanıyor. Aldığı kararlar son derece sarsıcı ve sonuçları itibarı ile “kaos” yaratma potansiyeli taşıyor. ABD’yi “yeniden büyük” yapma çabası, Çin’e açtığı “ekonomik savaş” ile başladı. Obama’nın başkanlığı döneminde İran ile imzalanan ve İran’ın nükleer programını “uluslararası” denetime alan anlaşmayı bozdu. Ardından, İran’a yeniden ambargo ve yaptırımlar uygulamaya başladı. Kudüs’ün İsrail başkenti olarak tanıma ve son Golan Tepeleri kararları, özellikle Ortadoğu’da gerilimlerin artmasına, giderek çatışmalara davetiye çıkarır nitelikte.

Trump’ın son iki hamlesi ise tartışmaları alevlendirmeye, gergin fay hatlarını “kırılmaya” zorlayacak nitelikte.  İlk açıklama Beyaz Saray’dan geldi: ABD Başkanı Trump, Müslüman Kardeşleri (İhvan el Müslimin) “terör örgütleri” listesine alacağını ilan ettiler.

Mısır’da kurulan ve giderek birçok ülkede taban bulan Müslüman Kardeşlerin, ABD tarafından “terör listesine” alınacak olması, Ortadoğu’da dengeleri altüst edecektir. Mısır’da “iktidar” olan ve askeri darbe ile hükümetten uzaklaştırılan Müslüman Kardeşler, Ortadoğu’da giderek zayıflamaya, Kuzey Afrika ülkelerinde daha ılımlı bir çizgiye çekilerek bu badireleri atlatmaya çalıştılar. Mısır’da İhvan liderleri ağır cezalara çarptırıldılar. Gösterilerde onlarca İhvan mensubu öldürüldü. Çok sayıda gösterici tutuklanmış, İhvan el Müslimin Mısır tarafından “terör örgütü” olarak ilan edilmişti. Uzun bir geçmişi olan İhvan şimdide ABD’nin “terör örgütleri” listesine alınıyor. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi’nin ABD ziyareti sonrası, Trump’ın aldığı bu kararın etkileri, siyaset ve diplomasi alnında kendini yakıcı bir şekilde hissettireceğe benziyor.

Bütün mitinglerinde yaptığı “Rabia” işareti ile Müslüman Kardeşlere ve hapisteki lideri Mursi’ye desteğini esirgemeyen Erdoğan, bu karar karşısında da tepkisini gizlemedi. İlk tepki veren ülkelerden biri de Türkiye.

Yapılan analizler ve yorumlar, Trump’ın bu kararından sonra Türkiye ABD ilişkilerindeki “gerilimin” artmasına yol açacağı yönünde.

Trump’ın ikinci hamlesi, Venezuela’da bir “iç savaşı” başlatacak nitelikte. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, rakibi Juan Guaido’nun bir askeri darbe girişimini başlattığını açıkladı. Televizyonda Venezuela halkına hitap eden Maduro, “askeri darbe girişiminin başarısız olacağını, ordunun kendisini desteklediğini, muhalefet liderinin ordunun desteğini alamadığını, darbe girişiminin arkasında olanların adalete teslim edileceğini” söyleyerek ABD’ye meydan okudu. Ülkede gerilim artarken, asıl gerilimin ABD, Rusya ekseninde olduğu gözlerden kaçmıyor. Bir darbe girişimi ile Maduro’yu görevden uzaklaştırmak isteyen ABD, anlaşılan Venezuela’da Rusya’nı direnci ile karşı karşıya kalıdı.

Ekonomik kriz ile boğuşan Venezuela, şimdide bir iç savaşın eşiğinde. ABD, İngiltere ve birçok Latin Amerika ülkesi Muhalif Lider Guaido’yu desteklerken, Çin, Rusya ve Türkiye gibi ülkelerde Maduro’yu destekliyor.

ABD Başkan Donald Trump, Venezuela’daki olayları “çok yakından” izlediğini söylerken, açıkça Maduro’yu “devirme” hareketinin arkasında olduklarını da resmen bütün dünyaya iletmiş oldular. Trump, tehditlerini bir adım daha ileri götürerek, bu kez Küba’yı hedef aldı. Küba’nın Maduro’ya verdiği desteğin “derhal” kesilmesini isteyen Trump, Küba’ya, “en üst düzeyde ve tam kapsamlı ambargo” uygulanacağı tehdidinde bulundu. Küba’ya yapılan bu tehdit, bütün bir bölgeyi etkisi altına alabilecek ve “yeni” sonuçlar doğurabilecek düzeyde. Trump’ın bu yeni hamleleri, Ortadoğu’dan Venezuela’ya, taşları yerinden oynatan, dünyayı bilinmezliklere sürükleyecek türden “dengesiz” yaklaşımlar ve kararlar.

Önümüzdeki dönem, giderek artacak bir şiddet döngüsü yaratmaya aday bu iki gelişme, dünya siyasetini derinden etkileyecek.

Yazarın diğer yazıları