Türk usulü Nobel sevinci

Adına Nobel ödülleri dağıtılan İsveçli bilim insanı Alfred Nobel, dumansız barut adını verdiği ve eşit miktarlarda nitrogliserinle nitroselüloz karışımından oluşan, itici barutun yani dinamitin mucididir. Fizik, kimya, mühendislik, doğa bilimleri ve edebiyat alanında eğitim sahibi olan Nobel’in bulduğu patlayıcı, savaşların etkilerinin çok daha yıkıcı olmasına neden olmuştur. 1896 yılında bir beyin kanaması sonucu öldüğünde bir gazete "Ölüm taciri öldü" diye manşet atmıştır. Dinamitin savaş amaçlı kullanılmasından dolayı ömrü boyunca, bu buluşundan dolayı pişmanlık yaşadığı söylenir. Bütün mirasını kurduğu Nobel Vakfı’na aktarır ve öldükten sonra fizik, kimya, tıp edebiyat ve barışa hizmet olmak üzere toplam beş dalda ödüller verilmesini ve tüm mirasının Nobel ödüllerinin enstitüleştirilmesi için kullanılmasını vasiyet eder. 1901 yılından beri verilen Nobel ödülleri, "insanlığa hizmet emek amacıyla" bu alanlarda üstün başarı gösterenlere verilmekte ve dünyanın en prestijli ödüllerinin başında gelmektedir.  

Bu ödüle Türkiye’den 2006 yılında edebiyat alanında Orhan Pamuk ve 2015 yılında Kimya alanında Aziz Sancar layık görüldü. Aziz Sancar, Mardin’in Savur ilçesinden. Arap bir ailenin çocuğu. Aziz Sancar’ın Nobel ödülü almasına, hükümet, havuz medyası ve merkez medya önceleri soğuk davrandı. Bu olayı sadece haber olarak geçtiler. Ödülü alan Mardinliydi ve ne diyeceği, ödülü kime ve neye adayacağı, Kürdistanlı kimliği, Arap kimliği ile ilgili ne diyeceği belirsizdi. Ancak ne zaman ki Avrupa basını Aziz Sancar’a Arap ya da Kürdistanlı kimliği ile ilgili soru sordu ve "Ne Arabı, Ne Kürdü? Öz be öz Türküm" dedi, o zaman kızılca kıyamet koptu. Aziz Sancar, tekmil basının, başta cumhurbaşkanı olmak üzere tüm devlet erkanının sevgilisi oldu. Onla ilgili haberin yapılmadığı, onla ilgili devlet büyüklerinin konuşmadığı gün olmadı. MHP ve AKP, Aziz Sancar adına bilim Akademisi açılması için yasa tasarısı verdiler. Caddelere, okullara, üniversitelere alelacele bu güzide bilim insanının adının verilmesi yarışına girildi. 

Etnik kimliği, yaşadığı coğrafya, sonradan öğrendiği dille eğitim almanın yarattığı eziklik, dışlanmışlık ve hep dezavantajlı olma ve onaylanmama durumunu öyle içselleştirmiş ki bu bilim insanımız, yıllardır yaşadığı Amerika’ya kadar uzanan bu vıcık vıcık sevgi seline oldukça şaşırmış ve sevinmiş. Öyle sevinmiş ki koşa koşa gelip hava alanında ülkü ocakları eski başkanıyla görüşmüş, cumhurun başkanıyla kahvaltıya oturmuş ve genel kurmaya uğrayıp "insanlığa üstün hizmetinden" dolayı verilen ödülünü, Roboskî Katliamının ve Kürdistan’daki bilimum katliamların planlama karargahında genel kurmayın şehit, kahredici, güvenilir ellerine teslim etmiş. Neme lazım bir bölücünün eline geçer de bu ödülü mundar eder diye korkmuş zahar.

Geriye dönüp yıl 2006’ya gidelim. Orhan Pamuk Türkiye tarihinde ilk defa Nobel ödülü alan biri. Bir yazar, bir edebiyatçı. Ama o ne? Sevineceklerine Orhan Pamuk’un ne hainliği ne satılmışlığı kalır. Orhan Pamuk, her vicdan sahibi insanın hele hele toplumun vicdanı olması gereken bir yazarın yapması gereken şeyi yapmış ve "bu ülkede Kürtler ve Ermeniler öldürüldü" demişti ve bu ödül ona dış mihraklar tarafından bu vatan hainliğinden dolayı verilmişti. Zaten iyi bir edebiyatçı da değildi. Bir avuç halktan kopuk entelektüel dışında romanlarını okuyan da yoktu. Allah belasını versindi. 

Sadece bu iki durumu karşılaştırarak ve tahlil ederek Türkiye’de milliyetçiliğin vardığı merhalenin, bilim insanına ve sanatçıya nasıl ve hangi saiklerle yaklaşıldığının çok net görülmesi mümkündür. Türk Orhan Pamuk, Türk düşmanı vatan haini, Arap-Kürt Aziz Sancar en büyük Türk, yani makul Kürt-Arap. Yani Miroğlu-Metiner-Kızılkaya cinsinden devlet Kürdü.     

İktidara muhalif olmayan, en azından iktidara uzak durmayan bilimin de sanatında varacağı en iyi yer Aziz Sancar’ın vardıracağı yerdir. Bulduğu kanser tedavi yöntemi kapitalist merkezlerde değişim değeri olan bir meta olmaktan öteye gidemeyecektir. Yani fakir Türkü de Kürdü de, Arapı da kanserin bu tedavi yönteminden faydalanamayacaktır.  

Yazarın diğer yazıları