Türkiye artık ABD’nin de sorunu

PYD Sözcüsü Salih Muslim, Türk devletinin, Suriye rejiminin 1962’den beri yapmaya çalıştığı ‘Arap Kemeri’nin benzerini istediğini belirterek, ABD ile varılan mutabakatla yetinmeyip işgalde dayattığını söyledi.

WELAT DENİZ / ETHA/QAMIŞLO

PYD Sözcüsü Salih Muslim, Türkiye’nin ABD ile vardığı, QSD’nin kabul ettiği ve uygulaması devam eden mutabakattan caydığını, işgalden vazgeçmediğini söyledi. Muslim, her şeyin açık cereyan ettiğini belirterek, ”Artık bu da ABD ve Koalisyon’un sorunudur” dedi.

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditleri devam ediyor. PYD Sözcüsü Salih Muslim, işgal tehditlerine ilişkin ETHA’ya konuştu.

Türk devleti vazgeçmeli

Koalisyon’un, Türkiye’nin ‘sınır güvenliği’ bahanesiyle öne sürdüğü ‘Güvenli Bölge’ oyunu yerine güvenlik mekanizması inşa etmeye başladığını hatırlatan Muslim, ”Senin sınırında bundan sonra gözlem noktaları var, kimse senin sınırından geçmeyecek, deniliyor fakat Türk devletine göre bu da yetmiyor. Çünkü Türk devleti işgal edip Kürtsüz bir alan yaratmak istiyor. Elbette bu da kabul edilemez. Bizce doğru olan; Türkiye’nin artık bundan vazgeçmesidir” dedi.

Türkiye pişman

Hiçbir zaman Türk devletini tehdit eden bir pozisyonda olmadıklarını; düşmanlık veya kin beslemediklerini; onlardan daha çok sınırı korumak istediklerini kaydeden Muslim, ”ABD ile bir mutabakata vardılar. QSD de kabul etti ve destek veriyor. Mutabakatın gereği de yapıyor. Buna rağmen şimdi Türk devleti, caymanın yollarını arıyor. Bu da bizim değil, ABD ve Koalisyon’nun meselesidir” şeklinde konuştu.

Arap Kemeri projesinin taklidi

Suriye rejiminin 1962’den beri yapmaya çalıştığı Arap Kemeri’nin benzerini şimdi Türk devletinin uygulamak istediğini kaydeden Muslim, ”Devşirdiği çeteler toplamından oluşturduğu nüfusu, kendilerinin ait olmadığı alanlara yerleştirmek kabul edilebilir mi? Biz zaten herkes kendi toprağına dönsün, diyoruz. Suriye’nin güneyindekilerini getirip yerleştirmenin gayesi açıktır” diye ifade etti.

Savaş koalisyonu kurmuşlar

Türkiye’yi şu anda AKP, MHP, Ergenekon ve Hizbullah (Hizbulkontra) koalisyonunun yönettiğini, bunun da savaş koalisyonu olduğunu belirten Muslim, barış olasılığının bile bu koalisyonu dağıtacağını vurguladı. Muslim, şöyle konuştu: ”Böyle bir denklem var. Erdoğan da bu koalisyonun dağılmaması için sonuçları ne kadar kötü olacak olsa da her şeyi yapabilir. Uluslararası Koalisyon baskı yaparsa vazgeçebilir. İçerdeki savaş koalisyonu dağılır. Bunu da göz ardı etmemek gerekiyor.”

Kendimizi savunacağız

Bir saldırı olursa halkın kendini savunacağını; elini kolunu bağlayıp kendini ölüme teslim etmeyeceğini vurgulayan PYD Sözcüsü Salih Muslim, ”Barış iki tarafın, savaş ise bir tarafın isteğiyle olur. O yüzden öbür taraf sağduyulu, halkların iyiliği için eğilim gösterirse sorun kalmaz. Savaşta ısrar ederse de kendimizi savunacağız” dedi.

Her koşulda anadil

Türk devletinin işgali altındaki Efrîn’de demografik yapıyı değiştirme ve asimilasyon politikaları sürüyor. Sınır hattındaki Bilbilê ilçesine 2 bin 300’e yakın Türkmen aileyi yerleştiren Türk devleti, sınır hattında ‘Türkmen Kemeri’ oluşturma çabalarını sürdürüyor.

Yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması ile birlikte okula giden çocuklar, zorunlu Türkçe eğitime tabi tutuluyor. İşgalciler Efrîn’e dönük saldırılarında onlarca okulu kullanılamaz hale getirirken, bir kısmını da askeri üslere çevirmişti. Kalan okullarda da derslerden önce Selefi örgütlerin marşları okutuluyor.

İşgal saldırıları nedeniyle Şehba’ya göç etmek zorunda kalan Efrînliler, barınma sorununun yanı sıra eğitim konusunda da zorluklar yaşıyor. Demokratik Toplum Eğitim Komitesi (KPC-D), kısıtlı imkanlarına rağmen bölgedeki okulları restore ederek eğitim için uygun hale getirmeye çalışıyor. KPC-D üyesi Sebah Cirnas, işkence merkezlerini eğitim merkezlerine dönüştürdüklerini belirtti. Cirnas, “Rejim, etrafımızı sarmış ve bize ambargo uyguluyor. Diğer taraftan işgalci Türk devleti ve bağlı çete grupları her gün Şehba’nın köylerini bombalıyor” şeklinde konuştu.

İşgalcilerin dilini kabul etmeyeceğiz

Daha önce işkence merkezi olarak kullanılan binada eğitim gören 12. sınıf öğrencisi Alan Şêxo, “İşgalci Türk devleti Efrîn’deki okullarda Türkçeyi zorunlu kılmış. Türkçe resmi bir dil olarak dayatılıyor. Biz bu dünyaya kendi dilimizle geldik, dilimizle yaşayacağız. Biz işgalci bir devletin dilini öğrenmek için bu dünyaya gelmedik” dedi.

Efrîn’den çıkmak zorunda kalsa dahi Kürtçe eğitiminden vazgeçmeyen Hêva Haşim isimli öğrenci de Türk devletinin hedefinin Kürt kimliğini ve dilini yok etmek olduğunu söyledi.

Yazarın diğer yazıları

    None Found