Türkiye’de Suriyeliler sorunu ve Rojava!

Suriye ve Rojava sorunu daha başından itibaren esas olarak sadece yerel bir sorun değildi; gerçi Rejimin Suriye halklarına dayattığı zulüm bütün ülkeyi yerinden oynatacak boyuta çoktan gelmişti; ama buna rağmen güçlü dış müdahaleler olmasa Suriye’de bu kadar güçlü alt üst oluşlar yaşanmazdı…

Bütün taraflar farklı kaygılarla Suriye’yi kendi iç ve dış gerilimlerinin çatışma alanına dönüştürdüler. Erdoğan; Suriye üzerinden hem Halifeliğini hem de Türkiye’deki ebedi iktidarını güvenceye almaya çalıştı.

Avrupa Birliği ülkeleri enerji hatlarının yönünü değiştirerek enerjide Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmaya, enerji arzını çeşitlendirmeye çalıştı. Suriye muhalifleri daha baştan itibaren bütün Avrupa başkentlerince desteklendi, silahlandırıldı…

ABD, İsrail’in güvenliğini sağlamaya ve Rusya’yı Doğu Akdeniz’den uzaklaştırmaya çalıştı. Suudi Arabistan ve Katar İran üzerindeki baskıyı Suriye üzerinden artırmaya çalıştılar, ve nihayetinde Rusya ve İran da aslında kendilerine de yönelmiş olan bu saldırıyı kendi topraklarında değil Suriye’de karşıladılar. Böylece kendi savaşlarını başka bir ülkede vermiş, kendilerini savaşın yıkıcı sonuçlarından da korumuş olacaklardı…

Sonuçta filler tepişti çimler ezildi! Kocaman bir ülke yıkıma uğradı, milyonlarca insan evini barkını kaybetti. Yüzbinleri bulan insan canlarından oldular, yüz yıl insanaların hafızasından silinmeyecek zalimlikler yaşandı Suriye topraklarında; insanlar sebebi olmadıkları savaşın mağduru oldular…

Bu savaşta doğrudan payı olan başta Türkiye gibi ülkeler olmak üzere, sürece dahil bütün diğer devletler hiç hakları olmadığı halde, hatta bizzat kendileri sebep olmalarına rağmen büyük bir iki yüzlülükle sanki sıradan Suriyeli insanlar bunlara sebep olmuşçasına “Suriyeliler Sorunu”ndan bahsediyorlar…

Türkiye’de ağzını açan bizatihi kendi devletlerinin neden olduğu bir savaşın mağduru olmuş bu insanlardan onları aşağılayarak bahsediyor. İşin kötüsü bunu sadece beyaz Türkler yapmıyor, kendileri sistem tarafından bizzat ötekileştirilmiş kimi Alevi ve Kürt çevreler de yapıyorlar…

Evet Türkiye’de hatta bütün bölgede bir Suriye ve dolayısıyla “Suriyeliler Sorunu!” var; ama kimse ne vicdanen ne de aklen daha önce olup bitenlerden bağımsız bu sorunu konuşamaz. Varsa bir sorun; ki var! Suriyeliler bunun nedeni değil mağdurudurlar…

Türkiye’de iyi işleyen bir kamu vicdanı olmadığı için her sorun ötekini aşağılayarak tartışılıyor. Alevi Sorunu Alevileri, Kürt Sorunu Kürtleri, Suriye Sorunu Suriyelileri, Kıbrıs Sorunu Rumları aşağılayarak çözülmeye çalışılıyor.

Dolayısıyla hiç bir konu gerçekten konuşulamadığı için, bütün sorunlar bırakın çözülmeyi daha da büyüyerek var olmaya devam ediyor. Türkiye’nin “Suriyeliler Sorunu” daha yeni başladı ve yıllarca daha da kötüleşerek devam edecek; ayrıca bunun sebebi Suriyelilerin kendisi değil; bizzat hiç bir sorunu çözme becerisi gösteremeyen bu ketum devlet geleneği olacak.

Bunun öyle sadece AKP/Erdoğan’la da alakası yok; Türkiye’de yönetici sınıfların sorunları konuşamama ve çözememe gibi bir geleneği var; hamaset her zaman aklın önüne geçti. Tansu Çillerin “Çakıl Taşı!” edebiyatı hala hafızamızda tap taze duruyor. O yaklaşımın Erdoğan hamasetinden bir farkı var mı?

Türk medyası şu günlerde bol bol Suriyeliler Sorunu’ndan, Suriyelilerin yaptıklarından bahsediyor. Ancak hiç birisi Türkiye’nin Suriye siyasetinin neden olduğu yıkımdan, Türkiye’nin Suriye’de çözümü nasıl zora soktuğundan bahs etmiyor.

Suriyeli insanlar hala evlerinden barklarından uzak, gurbette aşağılanarak yaşıyorlarsa bunun sebebi Suriye’de hakkaniyetli bir çözüme engel olan Türkiye gibi ülkelerdir.
Suriye Sorunu’nda çözümün gecikmesinin en önemli nedenlerinden birisi Türkiye’dir; Türkiye’nin çözümsüzlük dayatan tutumu rejime de cesaret veriyor. Çözümü ise Rojava’dır; ancak kim ne yaparsa yapsın kazanan Rojava çözümü olacaktır; çünkü bu çözüm bütün bölge halklarına kazandıracaktır…

Yazarın diğer yazıları