Türkiye’nin ‘beka’ sorunu: AKP-MHP faşist diktası

Mustafa Karasu’nun dün Y.Ö.Politika’da yayınlanan yazısının başlığı şuydu: ‘’Türkiye’nin değil, AKP ve MHP’nin beka sorunu var.”

Erdoğan ‘’beka” dedikçe milliyetçi genleri harekete geçenler, işte bu kısa başlıktaki gerçeği bir türlü göremediler. Onlar şu anda Ortadoğu’da olup bitenlere bakarak, Saray’dan uydurulan iddiaları gerçek sanıyorlar.

‘’Türkiye’nin değil, AKP ve MHP’nin beka sorunu var” dediğiniz anda, faşist rejime karşı en geniş yurtsever, demokrat ve barışçı çevreleri birleştirme yönünde en büyük düşünsel adımı atmış oluyorsunuz.

Elbette eğer ‘’beka sorunuyla yüzyüze gelen AKP ve MHP” durdurulamaz, faşist rejim tasfiye edilemez, Kuzey’de sömürgeci, Suriye ve Irak’ta bölgesel emperyalist savaşa son verilemezse, Türkiye kesinlikle bir ‘’beka“ sorunuyla karşı karşıya kalacaktır. O nedenle Karasu’nun başlığına şu eki yapmak hiç de yanlış olmaz: ‘’Beka sorunuyla yüz yüze olan AKP ve MHP rejimi, eğer yurtseverler ve demokratlar, barıştan yana olanlar onu yıkamazsa, Türkiye’yi de kendileriyle birlikte yıkıma sürükleyecek.”

Bu başlığı yorumlamaya devam edelim:

Türkiye’nin ‘’beka” sorunuyla yüz yüze olduğuna inanan saf yurttaşlara, AKP-MHP öncesinde ya da geçen yıl yapılan 7 Haziran seçimleri öncesinde Türkiye’nin beka sorunu var mıydı diye sormak gerekir. Her namuslu insan bu soruya ‘’o zamanlar beka sorunu yoktu” diyecektir.

Neden? Çünkü 7 Haziran öncesinde AKP tek başına iktidardı. Her seçimi kazanacağını sanıyordu. HDP’nin seçimlere ‘’bağımsız adaylarla” girdiği her durumda TBMM’de tek başına çoğunluğu elde edeceğini biliyordu.

Ne oldu?

HDP tarihi bir karar aldı. Parti olarak seçime gireceğini açıkladı. Ardından şimdi tutuklu bulunan HDP Eşbaşkanı Demirtaş, Erdoğan’a ‘’Seni başkan yaptırmayacağız” dedi.  

7 Haziran’da AKP TBMM’deki çoğunluğunu kaybette. Böylece ‘’beka” sorunuyla yüz yüze geldi.

7 Haziran seçimleri Türkiye’yi değil, AKP ve Saray iktidarını ‘’beka” sorunuyla yüz yüze bıraktı. Eğer şu ya da bu şekilde bir ‘’koalisyon hükümeti” kurulsaydı, bu hükümetin kuruluşunun ertesi günü, AKP orta yerinden ikiye bölünecekti. AKP’nin Fethullah Gülen kanadı, Erdoğan kanadını ya tasfiye edecekti, ya da partiden ayrılıp, ayrı bir parti kuracaktı. Devlet aygıtının içindeki Gülenciler, AKP ve Saray iktidarının o güne kadar yaptığı bütün yolsuzlukları ortaya çıkaracak, böylece AKP içinde, AKP’yi kesin bir şekilde ‘’beka” sorunuyla yüz yüze bırakan bir kriz patlayacak ve buradan ise Kürdistan Özgürlük Hareketinin etrafında hızla gelişen ve HDP’nin hızla Türkiyelileştiği demokratik alternatif ortaya çıkacak, Türkiye’nin laikleri, Türkmen, Kürt ve Arap Alevileri, Kürtleri, öteki etnik ve dini özneleri, CHP’nin sosyal demokratları, AB yanlısı liberaller, özgürlükçü Müslümanlar tek bir cephede toplanacak, böylece Erdoğan rejiminin ‘’yeni Osmanlıcı faşizmi” tasfiye edilmiş olacaktı.

İşte bu ‘’beka” sorunuyla yüzyüze gelen AKP, 1 Kasım sonrasında da, iç muhalefetin atağı karşısında daha yakın ve büyük bir ‘’beka” sorunuyla yüz yüze gelen MHP, kendilerini ‘’Türkiye” gibi gösterip, ‘’Türkiye beka sorunuyla yüzyüze geldi” dediler ve kendi yıkılışlarının Türkiye’nin yıkılışı olacağı yalanıyla ülkede faşist bir rejim kurdular.

AKP ve MHP Tükiye değildir.

AKP ve MHP sadece AKP ve MHP’dir. Hatta daha da azıdır. Çünkü son kamuoyu yoklamaları göstermiştir ki, AKP’nin ve MHP’nin hem parlamento grubu içinde, hem de seçmen tabanında çok ciddi oranlarda ‘’başkanlık rejimi” denilen faşizme karşı çıkan güçlerin olduğunu ortaya koymuştur.

Evet. Karasu’nun ‘’kısa başlığı” böylesine önemli bir gerçeği bilince çıkarmaya yardımcı oluyor.

Diyelim ki, AKP ve MHP ölümcül bir beka sorunuyla yüz yüzedir.

AKP ve MHP kendi ‘’beka” sorunlarını Türkiye’nin beka sorunu haline getirmek için Türkiye’ye karşı suikast yapıyorlar, sabotaj düzenliyorlar. Türkiye’yi tıpkı Enver paşalar gibi Suriye, Irak topraklarında savaş bataklığına saplıyorlar ve Türkiye’de iç savaşın ve mezhep savaşının fitilini ateşliyorlar. AKP ve MHP artık Türkiye’nin ‘’beka sorunu“ haline gelmişlerdir.

Ya AKP ve MHP ile birlikte Türkiye’nin ‘’yıkımı” için yürünecek. Ya da ‘’AKP’siz ve MHP’siz” bir Türkiye kendi beka sorununu demokrasi yönünde çözecek.

Yazarın diğer yazıları