Türkiye’ye ‘Doğu Akdeniz’ yaptırımları geliyor

 Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yasadışı bir şekilde sürdürdüğü doğalgaz ve petrol arama faaliyetlerine AB’den yaptırımlar geliyor. Yaptırımlar, havacılık, fon ve kredilere de yansıyacak.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yasadışı bir şekilde yürüttüğü doğalgaz ve petrol arama faaliyetleri Avrupa Birliği ile yeni bir kriz doğurdu. Avrupa Birliği Türkiye’ye karşı yaptırımlara gidiyor.

Türk devletinin gönderdiği “Yavuz” adlı ikinci bir sondaj gemisinin 9 Haziran’da Doğu Akdeniz’in Kıbrıs Cumhuriyeti’nin karasularının olduğu bölgeye ulaşmasının ardından ABD, Fransa, Mısır, Yunanistan ve Rusya büyük tepki göstermiş ve olayı “yasadışı, endişe verici gelişme ve provokasyon” olarak nitelemişti. Avrupa Birliği (AB) ise Türkiye’ye dönük sert açıklamalaları artık bir yaptırım paketinde dönüştürmeyi planlıyor.

Avrupa Birliği (AB), Türkiye’ye karşı atmayı planladığı ağır yaptırımların taslak metni basına sızdırıldı.

Askıya alınacak müzakereler

Avrupa Birliği (AB), Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yürüttüğü yasadışı sondaj çalışmalarına karşı ağır yaptırımlara hazırlanıyor. Reuters’in duyurduğu taslak metne göre, AB, Türkiye ile üst düzey görüşmeleri ve Türkiye-AB Kapsamlı Havacılık Anlaşması’na ilişkin müzakereleri askıya alacak.

Sızdırılan habere göre, “Türkiye’nin devam eden ve yeni yasadışı sondaj faaliyetleri nedeniyle AB, Kapsamlı Havacılık Anlaşması müzakerelerini askıya almaya ve şu an için üst düzey diyalog toplantılarının yenilerinin düzenlenmemesine karar verir” deniliyor. Bu ifade, Türkiye ile yürütülen üst düzey temasların askıya alınmasını kapsıyor.

Fonlar gözden geçirilecek

Taslak metne dayandırılan haberde, Avrupa Birliği, Türkiye’ye AB’ye katılım sürecinde verilen mali yardımı da 2020’de kesmeyi planlıyor. Bu kapsamda Avrupa Yatırım Bankası’ndan Türkiye’ye verilen fonların gözden geçirilecek. Haberin detayında, “Konsey, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye katılım öncesi yardımın 2020’de azaltılması önerisini destekler ve Avrupa Yatırım Bankası’nı Türkiye’ye borç verme faaliyetlerini gözden geçirmeye davet eder” diye belirtiliyor.

Fonların tutarı ne kadar?

AKP iktidara geldikten sonra Türkiye’nin AB’ye üye olacağını ve bunun çabasını vereceklerini söyleyerek hem içte hem de dış kamuoyu ve özellikle de ABD ve Avrupa devletleri nezdinde büyük puan kazandı. Ancak, AKP’nin AB’ye hiç de inanmadığı, AB sadece kendi iktidarı için bir sıçrama tahtası olarak kullandığı Türkiye’yi yönettiği bu 17 yıllık zaman diliminde tümüyle ortaya çıktı. AKP, ekonomik, sosyal ve siyasal getirilerinin yanısıra, AB’nin fonlarından da büyük oranda yararlandı.

AB Türkiye’ye 2014-2020 dönemi için 4,4 milyar euro fon ayırmıştı. Bu fonlarla desteklenen alanların bir kısmı şöyle: Demokrasi, yönetişim, hukukun üstünlüğü, temel haklar, çevre, iklim, ulaşım, enerji, rekabetçilik, inovasyon (keşif, buluş, yeniden dizayn), eğitim, istihdam, sosyal politikalar, tarım, kırsal gelişim, bölgesel ve yerel işbirliği.

Bunların yanı sıra AB Avrupa Yatırım Bankası’nın da Türkiye’ye kredi vermeyi, özellikle de Türk tahvillerine yatırım yapma uygulamasını gözden geçirmesini talep edecek.

Başka adımlar da düşünülüyor

Sızdırılan metinde, Türkiye’nin yasadışı faaliyetlerini sürdürmesi halinde yeni adımlar atılabileceği vurgulanıyor. Söz konusu habere göre, AB’nin ortak aldığı belirtilen bu kararların dün haber yayına hazırlandığı sıralarda süren Brüksel’deki üye devletlerin temsilcileriyle görüşülmesi bekleniyordu. Kararda halen değişiklik yapılabileceği, son halinin pazartesi günü yapılacak AB Dışişleri Bakanları toplantısında kabul edileceği ifade ediliyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre Reuters’e konuşan ve adını vermek istemeyen bir AB diplomatı, Türk devletinin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerinin “yasa dışı” olduğunu belirtti şunları söyledi: “Hassas bir denge tutturmaya çalışıyoruz çünkü göç, NATO ve terörle mücadelede Türkiye’nin işbirliğine ihtiyacımız var. Bazı üye ülkeler Türkiye’den geçen enerji nakil hatlarına muhtaç, bu yüzden adımlarımızı dikkatli hesaplıyoruz. Daha geniş ekonomik yaptırımlar beklemeyin.”

Türkiye’nin macerası ve East-Med projesi

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) satın aldığı ve Doğu Akdeniz’e gönderdiği “Yavuz” adlı doğalgaz ve petrol arama gemisinin bölgeye ulaşmasının ardından ABD, Mısır, Yunanistan, Fransa, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Rusya Türkiye’ye tepki göstermişti ve Türkiye’yi çok açık bir şekilde uyarmıştı.

Kıbrıs Türk Kesimi, uluslararası alanda resmi olarak tanınmadığı için Kıbrıs Adası ile ilgili muhatap uluslararası alanda Kıbrıs Cumhriyeti’dir. Türkiye’nin, Türk kesimine yaslanarak yürüttüğü doğalgaz ve petrol arama faaliyeti Avrupa Birliği (AB), bölge devletleri ve ABD tarafından yasadışı olarak görülüyor.   Doğu Akdeniz’de İsrail, ABD ile birlikte doğalgaz arıyor ve büyük oranda gaz rezervlerini ortaya çıkarmış durumda. Mısır da İsrail ile birlikte doğalgaz arama ve bu gazın Avrupa’ya naklinde proje ortağı.

Doğu Akdeniz’de çıkarılacak doğalgaz, İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan üzerinden Avrupa’ya East-Med (Doğu Akdeniz) Boru Hattı ile iletilecek. Avrupa Birliği projeyi maddi olarak destekliyor. ABD de bu projenin hayata geçirilmesine büyük önem veriyor. Zira, söz konusu havza da önemli bir gaz rezervinin olduğu belirtiliyor. ABD, bu proje ile birlikte Avrupa’nın Rusya’nın doğalgaz hatlarına bağımlılığını azaltmak, Avrupa’nın kullanacağı gaz ile ilgili daha fazla söz sahibi olmak istiyor.

AKP-MHP yönetimindeki Türk devletinin ise Suriye’de ve Ortadoğu’nun diğer bölgelerinde olduğu gibi Doğu Akdeniz doğal gaz geçişinde de oyun kurucu rolünden ziyade oyun bozucu rolünde olması daha fazla hedef haline gelmesine de neden olabilir.

HABER MERKEZİ

Yazarın diğer yazıları

    None Found