Ütopya yaratmak

Ne zaman başladığı ve karakterine ilişkin farklı tarifler yapılsa da çoğu kişi bir biçimde küresel bir savaşın içinden geçtiğimize kani. Örneğin SSCB’nin son lideri Gorbaçov bugün yaşananlar için “Serin… Ama hala bir ‘savaş’” demiş ve savaşın alabileceği boyutlardan birine işaret ederek “Tüm devletler, gezegenimiz için nükleer silahların imha edilmesi gerektiğini deklare etmeli.” diye de eklemiş.

Gorbaçov’un ne dediği bir yana sürmekte olan postmodern karakterli yeniden paylaşım savaşının yakın vadede özellikle Ortadoğu’da sönümlenme olasılığı bir hayli zayıf. Suriye’deki savaşa Cenevre’de atılmaya çalışılan yamanın, başta Kürt halkının temsil edilmemesi gibi nedenlerin yanı sıra demokratik bir uzlaşma olasılığını içermeyen tarafların ideolojik yaklaşımları nedeniyle tutma olasılığı yok. Oluşabilecek herhangi bir “uzlaşma”nın halkların yaşam ve barış taleplerine rağmen fazlasıyla geçici olacağını zaman gösterecektir.

Suriye’deki gelişmeleri aynı zamanda bölgede özellikle Lübnan ve Irak’ta yükselen halk hareketlerinin de etkileyeceği aşikar. Ne ABD ne İran’ın ya da herhangi bir büyük gücün olabileceklere dair bırakın kadiri mutlak politikalar geliştirmelerini dünya çapında da yükselmekte olan bu halk hareketlerini bastırabilecekleri dahi şüphelidir. Çünkü sadece şiddet kullanarak, kapitalizm karşıtı ve demokrasiyi içeren bir adım önermeden yapılacak politikalar birer illüzyon olmanın ötesine geçemez. Malum, aldatmacalarınsa ömrü kısa olur.

Baştaki “savaş” meselesine geri dönecek olursak, içinde bir biçimde ömür tükettiğimiz sürecin sulha ermesini şimdilik unutalım. Aksine başta Güney Amerika’nın birçok ülkesi olmak üzere yeryüzünün bütünü yeni halk hareketlerine gebe. Dünyanın bir hayli sakin bir ülkesi olan Kosta Rika’da bile geçen hafta üniversite öğrencileri “özerklik” için yürüdü, Şili ve Ekvador’u örnek aldığını söyleyen Kolombiyalılar ise isyana hazırlanıyor. Anlayacağınız bu meret bulaşıcı…

Peki “savaş” birgün biterse nasıl sonlanabilir? İlk aklıma gelen olasılık ABD’de bir iktidar değişikliği sonrası işin içinden çıkamayacağı anlayan ABD yönetiminin Çin’le emperyalist hiyerarşi içinde bir uzlaşmaya gitmeleri olasılığı. Şimdilik Trump’ın azledilme süreci başlamasına rağmen bu biraz zor. Çünkü Amerikalılar için ekonomi tıkırında gözüküyor. Amerika’da son dönem elde ettikleri karları açıklayan 342 şirketin yüzde 75’i, beklentilerinin üzerine çıktığını deklare etti. İşsizliğin ise son 50 yılın en düşük seviyesinde (yüzde 3.7) olduğu yazılıyor. Bu koşullarda eğer olağan üstü bir şeyler gerçekleşmezse (azledilme gibi), Trump’tan pek de ileri düşünce yapısı olmayacağını tahmin edebileceğimiz Trump seçmeninin Trump’ın gayri ahlaki siyasi ilişkilerine veya Erdoğan’la ahbap olmasına tepki göstermesini beklemek fazlasıyla yersiz olacaktır.

Savaşı bitirebilecek bir diğer olasılıksa Gorbaçov’un da işaret ettiği doğrudan büyük güçlerin çatışarak dünyayı bir nükleer felakete sürükleyip, artık uğruna savaşacak bir şeyin kalmadığını keşfetmeleri olur.

Bir diğer olasılıksa, umudu temsil eden halk hareketlerinin yaygınlaşarak ve derinleşerek kendi ütopyalarıyla bütün dünyayı yeni bir yaşamın rengine kavuşturmaları olacak. Elbette her şey dünya çapında verilecek örgütlü mücadelenin azmine bağlı. Fakat şundan emin olabiliriz Thunbergler, Trumplarla, Erdoğanlarla karşılaştırılamayacak kadar GENÇ! Belki de yarının sorusu şu olmalı: Kapitalizmin arıza değil çare diye ürettiği bu derebeyi bozuntuları temsil ettikleri düzenle birlikte gölgelere karıştığında yeryüzünde onları hayırla anan herhangi bir canlı olacak mı?

Yazarın diğer yazıları