Uyuşturucu kullanımı tavan yaptı!

Fransa Ulusal Güvenlik Adalet Araştırmalar Enstitüsü (INHESJ) uyuşturucu konusundaki raporu Fransa’da gözleri bir kez daha uyuşturucu kullanımına çevirdi. Ülkenin uyuşturucu tüketimi için harcanan para miktarı yaklaşık 2,3 milyar Euro olarak hesaplanan rapora göre, Fransızların kişi başına uyuşturucu için yılda 36 Euro ödediğini ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl Fransa’da 2,2 milyon kişi hayatında en az bir kere kokain içme teşebbüsünde bulunmuş. Fransa’da uyuşturucu tüketimi ile ilgili vahim durumu ortaya koyan raporda, 2016 yeni bir raporun yayınlanacağı da belirtiliyor.

Uyuşturucu -şiddet, söz konusu ikili özellikle Fransa’da son dönemde çok tartışılan iki önemli konu. Gençler arasındaki yaygınlığı, gençlerde şiddet eğilimini ve istenmeyen sonuçları giderek provoke eden boyutu nedeniyle bugüne kadar çözüm olarak üretilen alanlarda da ciddi problemler yaşanıyor. Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Fransa’da uyuşturucu kullanan bireylerin tedavisi için devlet bünyesinde hizmet veren çok sayıda kurum var. Bunların bir kısmı bireyin kendi talebiyle başvurduğu kurumlar iken, bazıları da özellikle yargı sürecine intikal eden durumlarla yargılanan bireylerin cezaevi dışında tutuldukları eğitim merkezleri. Geçtiğimiz yıl Fransa’nın Grenoble kentinde böylesi bir merkezde kalan gençlerin şiddet kullanarak iki gencin ölümüne sebep olmasında kaynaklı, Adalet Bakanlığı sözkonusu merkezleri eğitime yeterli alanlar olmadığını belirterek kapatmıştı.

Söz konusu eğitim alanlarında çalışanların uyuşturucu kullanan veya şiddet eğilimi olan gençleri tekrar toplumsal dönüşümünü sağlama noktasında yetersiz olduğu, eğitmenlerin eğitime ihtiyacı olduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’nın aldığı karar, Fransa’da geçtiğimiz aylarda büyük tartışmalara neden olmuştu. Bakanlık ise şu ana kadar bu merkezlerde kalan gençler üzerindeki araştırmalar ve verilere dayanarak bir karar aldığını ifade ederek, gerekli eğitim koşullarını oluşturduktan sonra 2016 yılının sonuna doğru söz konusu merkezleri yeniden açacağını duyurmuştu. Bu tartışmalarla paralel olarak yürüyen bir diğer tartışma ise uyuşturucu kullanımı, şiddet vb konular konusunda ailelerin 18 yaş altı gençler konusundaki sorumluluğu. Söz konusu tartışma daha önce Sarkozy iktidarı döneminde de gündeme gelmiş hatta bu konuda yasa tasarısı hazırlanmış ve Senato tarafından reddedilmişti. Söz konusu tartışmada 18 yaşından küçük bireylerin kullanıcı olması ve şiddet uygulaması durumunda ailelere de cezayi yaptırımların uygulanması gerektiğini savunuyordu. Bütün bu sürecin en temel tespitlerinden biri de uyuşturucu ve şiddet eğilimi konusunda Fransa’da yaşayan yabancıların başı çekmesi.

Banliyö denilen semtlerde hem satıcı hem de alıcı pozisyonunda bulunan göçmen gençler, Fransa’nın değişik kentlerinde cezaevlerini doldurmuş durumda. Diğer Avrupa ülkeleri (örneğin Almanya, Hollanda) düşünüldüğünde bu yabancı gençler arasında Kürtlerin sayısı az gözükse de son yıllarda giderek artış gösteriyor. Özellikle burada doğup büyüyenler açısından giderek daha yaygınlaşan uyuşturucu, gençleri eğitimden uzaklaştırırken, işsizlik oranını da giderek yükseltiyor. Fransa devletinin özellikle gençler konusunda üzerine düşen rolü oynamadığını söylemeye bile gerek yok! Bu koşullarda özellikle ailelere büyük rol düşüyor. Kendi çocuklarıyla iletişimin kalitesini arttırma, denetleme, yasakçılıktan çok anlama ve yön verme konusunda ciddi sıkıntılar, banliyö koşullarının gençleri farklı şeylere teşfik etmesi yeni kuşakların geleceğini ciddi anlamda tehdit eden unsurlar. Yaşanan tüm gelişmelere bakıldığında ailelerin kendi çocuklarıyla iletişimlerini bir kez daha gözden geçirmesi ve daha yakından ilgilenmesi gerektiği açık. Uyuşturucu, hiçbir gençten uzak değil, unutulmamalı!

Yazarın diğer yazıları