Verem

Verem hastalığının diğer bir adı da tüberkülozdur. Bu enfeksiyon hastalığına tüberküloz bakterisi neden olmaktadır.

Her yıl 8,7 milyon insan bu hastalığa yakalanmakta, yaklaşık 1,5 milyon insan ise veremden dolayı ölmektedir. Türkiye’de hastalık oranı binde 30’un üzerine çıkmakta olup, hastalığın sık görüldüğü ülkeler arasında yer almaktadır.

Tüberküloz birden fazla organda meydana gelebilen bir enfeksiyon olmasına karşın çoğunlukla akciğerlerde görülmektedir. Hastalık kan ve lenf yoluyla tüm vücuda dağılabilmektedir.

Hastalık damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Hastalığı yalnızca aktif tüberküloz bulunan kişiler bulaştırabilir. Hastanın hapşırma veya öksürmesi sonucu havaya yayılan mikroplar kapalı bir ortamda uzun süre aynı havayı soluyan sağlam kişilerce alınır. Ancak mikrobu soluyan kişilerin az bir kısmında hastalık gelişir. Hastalık solunan mikrobun sayısına, hastalık yapma gücüne, kişinin direncine ve bağışıklık sisteminin kuvvetine göre farklı olmaktadır. Hastalık tabak, bardak veya diğer nesnelerle bulaşmaz. Akciğer dışı organ tüberkülozu olanlar 15 gündür tedavi alıyorsa pratik olarak bulaştırıcı değildir. 

Hasta kişiyle aynı evde yaşamış veya uzun süreli temasta bulunmuş olanlar, hastalığın yaygın olduğu ülkelere gidenler, bağışıklık sistemini zayıflatan kanser, AIDS gibi hastalıklara yakalananlar, toplu yaşanan yurt, hastane, cezaevi gibi yerlerde kalanlar, beslenmesi bozuk, kötü yaşam koşullarına sahip kişiler ve Alkol ile madde bağımlıları risk altında olmaktadır.

Birkaç hafta içinde gittikçe kötüleşen inatçı öksürük, belli bir neden olmaksızın kilo kaybı, ateş ve gece terlemesi, alışılmışın üzerinde yorgunluk, sağlıksız hissetme ve öksürükle birlikte kan gelmesi veremin belirtileri olabilir. Hastalık genelde sinsi ve yavaş ilerlemektedir. 

Tanı balgam, idrar veya mide sıvısında mikropların gösterilmesiyle konmaktadır. Alınan doku biyopsilerinde tüberküloza özgü değişikliklerin izlenmesiyle de tanı konabilir.

Haftaya ise veremin tedavisini işleyeceğim. 

Yazarın diğer yazıları