Vicdanı kanlılar…

Türkler, alışıla gelen, başka bir deyişle rutine dönüşen kanlı bayramlarından birini daha yaşıyor, bayramı bayram olmaktan çıkarıyor, kirletiyorlar.

 Bayram boyunca, cinayetlere hiç ara vermediler.

Bunun ötesi, kendi özellerinde de, eski Türk filmlerini anlatan cümle ile Türk halkının sevdiği ya da sevmediği her şey vardı ve var bu bayramda. İsteyene göre acı, keder, hüzün ve göz yaşı dahil, her olgu ile durum tekmili bir arada fokurdadı, fokurduyor.

Birbirine bıçaklar saplayarak vuruşunlar. Kaynanasının kafasını patlatan, karısını boğan, komşusuna pusu kuranların hikayesi, medyada sıram sıram…

Yani sevenler için, medyada, kan damlayan haberler bolluğu.

Öte yandan, halkın vergilerini götüren AKP’lilerin zenginlik yarışı, “en iri, en dev boğayı ben kestirdim“ başlığıyla yer alıyor, magazin sayfalarında.

Maganda, en kallavi kurbanlığı yere sererek, çaldıklarını sevaba dönüştürme gösterisinde. Bunun gerçek İslam’da yeri yok, ama AKP İslamına uygun. Onun için, parklar, yol ve cadde kenarları birer mezbahane. Şehirlerin havasında, kan kokusu…

Bu durumda, gerçek bayram, aç gezen sokak köpekleri için. Onlar kan ve sakatat doygunu.

Ayrıca kanlı sokak manzaraları, IŞİD İslamının “refah toplumu“ gösterisiydi. Ama Fitnat hanımın, “ne bayramı şekerim, çoluk-çocuk hep beraber açız, aç“ feryadı, yalan örtüsünü aralıyor, altından, İslamo-Faşizm keli görünüyordu.

Ve başka bir ses:

“8,5 milyon kişi işsizdir. İşsiz ve aç insanlar, paylaşamadıkları pazar yeri artıkları için, ölesiye dövüşüyor, çöplüklere hücum ediyorlar. Çaresizlik duygusuna kapılanlar arasında, intihar furyası başladı.“

Yıkımın özetidir, bu ses. Ama asıl zelzele, ahlaki değerler bütünündeydi.

Bunlar önce, insanın vicdanını vurdular. Kurban bayramında, Kürtlerin katledilmesine sevinip mutlu olan, insani değerler yoksunu bir toplum yarattılar.

Kürtlerin katline sevinen ve katilleri takdir eden tipolojiler…

Barbarlıktır, bu. Ve barbarlık yayılıyor, yaygınlaşıyor. Barbar ruh, akbabaların sürüleri izlemesi gibi tepeden Rojava’ya bakar. Kürtlerin katlini görüp mutlu olmak için sabırsızlanıyor.

Bu toplu zehirlenmedir…

Bunlar, kendi toplumlarının ruhunu öldürdüler. İnsani damar ve duygularını körelttiler.

Komşu kadın, katledilmiş evladının yasını tutarken, acısına sevinmek ahlaksızlıktır. Bunu yaptılar. Evladı dağda katledilmiş annenin acısı, bunlar için bayramlık, sevinçtir yani.

Ayrıca, cinayetleri bayram müjdesi olarak sunmak, İslamla değil, ama IŞİD’çılık ile bağdaşıktır.

İslam dini, bayramlarda kan dökülmesini yasaklıyor. İnsan katlini büyük günah ilan ediyor. Her türlü üstünlük ve kindarlığın barışla sonuçlanmasını emrediyor.

Oysa şu manzaraya bakın, siz. Bu bayramda da, Kürt katilleri hiç boş durmadı.

11 Ağustos 2019, Kurban bayramının birinci günüydü. Daha namaz vakti, televizyonlarını açanlar, Savunma Bakanlığının müjdeyle karşılaştılar.

“Bir darbe daha“ diyerek, Hakkari’de katliam yapmakla övünüyorlardı.

Ertesi gün, aynı saatte, “öldürüldüler“ diyorlardı.

Bu satırları yazarken, ekrana düşen açıklamanın başlığı şöyle idi:

“PKK’ya bir darbe daha: Hepsi öldürüldü…“

Habere göre Kars’ın Kağızman ilçesinde, bir filo uçakla saldırıya geçmiş ve üç genci katletmişlerdi.

Şimdi söyleyin, bu cinayetlerin İslam’la, İslam’ın kitabı, Peygamberin lafzı ile bağdaşıklığı var mıdır? Bayram günü Müslüman katletmek, cehennemlik suç ve bağışlanmaz büyük günah değil mi?

Ama ne yapalım ki, barbar kendine yakışanı yapıyor, her zaman. Vicdanlı kanlıdır, çünkü. Her yerinden kann damlayan…

Yazarın diğer yazıları