Vurun HDP’ye!

Bölgemizdeki örtülü savaşın her an yaygın ve açık bir dünya savaşına dönüşmesi olasılığı artıyor. Herkesin kendi senaryosu var ama bunların hiç biri hayat bulmuyor. Çünkü ne bölge gericiliği ne de yığdıkları askeri güçlerle bölgede söz sahibi olmak isteyen emperyal güçler bölge halklarının iradesini dikkate alıyor. Bu durumda sonuç alıcı, çözüm olabilecek hiçbir anlaşma yapılamıyor. Yapılan anlaşmalar da yürümüyor.

Erdoğan şefliğindeki Türkiye tam bir çıkmaza girmiş durumda. Kriz başlarken “Suriye bizim iç işimiz, Yeni Osmanlı, bakiye topraklarımız, Şam’da Cuma namazı kılacağız…” gibi kof kabadayılıklarla yol almaya çalışan Erdoğan, şimdi de herkesi Suriye’nin kuzey doğusunu işgal etmekle tehdit ediyor. Açık ki Erdoğan’ın esas derdi bölgeyi işgal ederek SDG’nin varlığına son vermek ve halkın iradesini temsil eden demokratik özerk yönetimleri yıkarak kendi işgal yönetimini kurmak, oraya da kayyımlarını göndermek.

Erdoğan bu amaçla iki hafta sonra Fırat’ın doğusunu işgal edebilir mi?

Birçok nedenle bu soruya hayır diye cevap vermek kolay değil. Zaten Türkiye’nin baştan beri tek isteği bütün bölgeyi Efrîn gibi işgal etmek ve halkların bütün kazanımlarını yok etmektir. Ancak buna ne halk boyun eğiyor ne de bölgedeki diğer güçler izin veriyor. Buna rağmen Erdoğan askeri bir maceraya teşebbüs edebilir mi? Gündemdeki tehlike budur. Devlet aklı diyorlar ama bazen devletlerin aklı da duruyor ya da şaşırıyor. Çünkü devletlerin aklını oluşturanlar da sonuçta fani insanlar. Onların da aklı şaşıyor. Şu açık ki devletin iliklerine, genlerine, asker-sivil generallerine kadar Kürt düşmanlığı ve fobisi işlemiş. Bu durum her türlü çözüm yolunu kapatıyor. Buna bir de Erdoğan-Bahçeli diktasının çöküş ve yıkılma korkusunu eklersek durum daha da netleşiyor. Bu durumda devletin yapısal korkusuyla Erdoğan-Bahçeli diktasının beka korkusu birbirine karışarak tehlikeli hale geliyor. Erdoğan da birçok diktatör gibi kahramanlık taslamaya ve fütuhata kalkışarak şansını denemeye karar verebilir. Böylece seçimi ertelemek ya da savaş ortamında seçime gitmek gibi seçenekleri elinde tutar.

Erdoğan 7 Haziran 2015’ten beri girdiği her seçimi kaybetti. Ama her türlü hile ve zorbalıkla iktidarını korudu. Demokrasi kültürü ve geleneği olsaydı 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerini de kaybettikten sonra hemen istifa etmesi gerekirdi. Ama o her türlü zorbalıkla ve yasadışı yöntemlerle diktatörlüğünü sürdürmeye çalışıyor.

Erdoğan’ın bu hale düşmesinde belirleyici olan HDP oldu. Erdoğan HDP’yi seçimlere sokmamak için, barajın altında bırakıp tasfiye etmek için her şeyi yaptı. Ama halk direndi ve iradesini çiğnetmedi. Bu da Erdoğan-Bahçeli diktasını kudurttu. Şimdi kudurmuş gibi HDP’ye saldırıyorlar.

Darbeci Erdoğan-Bahçeli diktası da nihayet bütün sorunların çözümünü buldu.

Kendilerini seçimlerde bozguna uğratan HDP’yi her yolla safdışı etmeye çalışıyorlar. HDP safdışı edilirse geriye kalan CHP ve diğer muhalifleri susturmak da kolaylaşacak. Bu nedenle sistemden şikayeti olanların hepsini HDP’ye karşı kışkırtıyorlar.

Gözlerini kan ve kin bürümüş, korku içinde sayıklıyorlar.

Belediye başkanları gençleri Kandil’e gönderiyormuş, eylem talimatı veriyormuş. Kandil de karşılığını nakit olarak ödüyor, belediyelere para yardımı yapıyormuş, ayrıca belediyeleri yönetiyormuş, yani rolleri değişmiş.

Ekonomi batmış, hırsızlık- yolsuzluk-soysuzluk-işsizlik-açlık her yeri sarmış mı?

Vurun HDP’ye!

Êfrîn işgalindeki generaller istifa mı ediyor, İdlib’te suç ortakları olan DAİŞ çeteleri kaçıp geliyor mu?

Vurun HDP’ye!

İzlediğiniz işgalci politikalar sonunda dünya arenasında pinpon topuna mı döndünüz?

Vurun HDP’ye!

Petrol fiyatlarına, gaza zam mı var?

Vurun HDP’ye!

Eskiden “Komünistler çocuklarımızı kandırıyor, zorla komünist yapıyor ve bırakmıyor, parayla pulla kandırıyor” derlerdi. Şimdi de “HDP dağa kaçırıyor” diyorlar.

Çocuğunu bulamayan aileler, öksüzler-yetimler- dullar, işsizler, açlar yani bütün garip-guraba, gelin HDP’nin önüne, siz de bir tekme vurun!

Ama önce dinleyin!

O zaman hepimiz birleşir ve bu gidişata dur diyebiliriz!

Yazarın diğer yazıları