Ya içindesindir çemberin ya da ?

Nusaybin’de yaşanan sokağa çıkma yasağı dönemi izlerinin peşinden giden yönetmen Resul Kaya, “Meşa Koran” filmiyle bizleri, “bir de buradan bakın” diyerek ‘delilerin’ tanıklığıyla buluşturuyor.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaşayan Resul Kaya isimli genç, kentin “delileri” olarak bilinen zihinsel engelli kişileri konu alan “Meşa Koran” adlı belgesel filmini festivallere göndermeye hazırlanıyor. Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan Kaya, okulu bitirir bitirmez hayalini kurduğu belgesel film için kente gelerek, çekimlere başladı. Kamerasıyla kentin “delilerinin” peşine düşen Kaya, aylarca devam eden çabanın ardından çekimlerini tamamladığı belgesel filminde, “delilerin” yaşamını, düşüncelerini, toplumla olan ilişkileri ve rolleri ile dünyaya bakış açılarını yansıtmaya çalıştı. Kentin “en bilge delisi” olarak tanınan Aslan Alp’i merkeze alarak çekimlerini yapan Kaya, çeşitli röportajların da yer aldığı filmini 2019 yılı Paris Kürt Film Festivali’ne yetiştirmek için son rötuşları yapıyor.

Çatışmaların onlardaki etkilerinin peşine düştüm

Çekim, kurgu ve montaj dahi filmin her aşamasında kentin gençlerinden destek alan Kaya, kentte geçtiğimiz yıllarda ilan edilen sokağa çıkma yasakları ve sonrasında yaşanan sürecin böylesi bir filmi çekmesinde etkili olduğunu aktardı. Çatışma sürecinin ardından kentte kişiler arası bir ”çatışmanın” da ortaya çıktığını kaydeden Kaya, belgesel filminin amacı hakkında şunları söyledi: ”Şu an iktidar kendi isteklerini topluma kabul ettirmeye çalışıyor. Toplumdaki bazı gruplar bunu kabul etmiyor ve buna karşı bir mücadele sürdürüyorlar. Her grup bir yerde konumlanıyor ve her yerde bir çatışma ortamı oluşmuş durumda. İktidarın bu baskısına direnen kadınlar, Kürtler yani ötekiler var. Bir de bu çemberin dışında olanlar var. Bunlara da biz ‘deliler’ diyoruz. Bunlar bir yerde konumlanmıyorlar. Bunlar bir yere sahip olma, ait hissetme, bir şey için aktif bir mücadele etme, bir tercih yapma ihtiyacı duymuyor. Bir yerde kendilerini kabul ettirme ya da kabul ettirmeme amaçları da yok. Bunlar bir ‘yerdeler’ ama. Tüm bu savaş ve çatışma sürerken biz bunları görmüyoruz. Ne toplumun içindeler ne de dışındalar. Bu süreçte ben bu insanları dinlemek istedim. Her şeyden arınma durumunu da onlarda gördüğüm için onları anlatmak istedim.”

Yaklaşımları daha sakindi

İnsanlardaki ”çatışma kültürüne” karşı “delilerin” olaylara yaklaşımının daha sakin olduğunu ifade eden Kaya, filmin insan, aşk, ayna, köy ve Barışo isimli 5 ayrı bölümden oluştuğunu söyledi. Filmin bölümleri ile toplumun farklı yönlerini “delilerin” gözünden aktardığını dile getiren Kaya, filmle topluma bir ayna da tutmaya çalıştığını belirtti. Filmin ana karakteri olan “en bilge deli”nin diğerlerine göre daha derli toplu bir anlatıma sahip olduğu için tercih ettiğini söyleyen Kaya, “Bir yıla yakın bir süre hep içlerinde kaldım. Onlarla yaşadım. Yaşamlarını gördüm. Düşüncelerini gördüm. Zor oldu benim için. Kimi zaman duygusal, kimi zaman eğlenceli anlar da yaşadım. Bunu izleyicilerin de yaşayacağına inanıyorum” diye konuştu.

Zorluklara rağmen… 

Çekimler sırasında bir takım zorluklar çektiğini de ekleyen Kaya, kendi imkanları çerçevesinde temin ettiği ekipman ile çekimleri yaptığını hatırlatarak, ”Kamerayı dahi ödünç almak zorunda kaldım. Projenin çok popüler bir proje olmaması nedeniyle kimse sponsor olmaya yanaşmadı. Bu nedenle kamera sürekli değişti. Çekimlere ara vererek farklı işlerde çalışmak zorunda kaldım” dedi. Filmi Paris Kürt Film Festivali’ne yetiştirmeye çalıştıklarını söyleyen Kaya, benzer projelere destek verilmesinin Kürt sinemasının yanı sıra Kürt gençlerinin çalışmalarını teşvik etmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

MARDİN

Yazarın diğer yazıları

    None Found