Ya Türkiye’ye girerlerse ya ‘Reisi’ asarlarsa

Erdoğan’ın „aklı başında mı?”„Tımarhanelik” mi diye sormuyorum. „Akıl” derken ruhsal sağlığı ile ilgilenmiyorum. Ben, Erdoğan’ın „politik aklını” yitirip, yitirmediğini araştırıyorum.

Elimde iki olgu var. Bu iki olgu, bu adamın „aklının başında” olmadığını gösteriyor.

Geçtiğimiz gün şöyle konuştu:

„Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik.”

Geçtiğimiz 24 Temmuz’dan beri ve özellikle de 15 Temmuz’dan bu yana Türkiye’de „devlet terörü estiren” bir „reis”, eğer „aklı başında” olsa böyle bir laf eder mi?

Türkiye şu anda „şeklen” NATO üyesi. Allah muhafaza yarın İran’ın ya da Irak ve Suriye’nin „saldırısına” uğrasa, Erdoğan’ın „ayda üç bin mülteciyi” Yunan adalarına gönderdiği gün Yunan donanması ve hava kuvvetleri Türkiye’ye karşı operasyona başlasa, bilin ki, NATO’nun ünlü maddesine rağmen hiç bir Batılı devlet Türkiye’nin yardımına koşmayacak. Bu kesin.

O zaman ne olacak?

Türkiye’ye saldırıp, Türk karasularına ve topraklarına giren yabancı ülkelerin „reisleri” aynen şöyle konuşacak: „Devlet terörü estiren zalim Erdoğan’ın hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik.” „Aklı başında” olan bir „reis”, kendisine karşı söylenme ihtimali olan bir „cümleyi” ağzından kaçırır mı?

Demek ki „birinci olgu” Erdoğan’ın politik bakımdan „aklının başında” olmadığını gösteriyor.

İkinci olgu ise malum: İdam.

„Aklı başında” olan bir devlet adamı, bir yandan „partisinin Gülen kanadına” karşı amansız bir savaş açmışken, „hükümetinin çözüm sürecindeki muhatabını” yok etmek için topyekün savaş ilan etmişken, Avrupa Birliği Parlamentosuna da, Avrupa Konseyi’ne de, ABD’ye de rest çekmişken, ülkede amansız bir devlet terörü estirmişken, üstelik bir de „hala darbe tehlikesi var, suikastler olabilir” diyerek „iktidardan her an alaşağı edilme” korkusuyla yaşarken, „idam cezasını halkımız istiyor, TBMM çıkarsın, ben hemen imzalayayım” der mi?

„Reis” birilerini „asmaya” hazırlanırken, ya başkaları da „Reis’i” asmaya kalkışırsa?

Böyle durumlarda „aklı başında” olmayan siyasetçiyi uyarmak, ona „aklını başına al hemşerim” demek, „sen Esad’ın hükümdarlığına son vermek için Suriye topraklarına girersen, başkaları da senin hükümranlığına son vermek için Türkiye topraklarına girer”, sen „birilerini asmaya kalktığın zaman, başkaları da seni asar” diye „akıl” vermek her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının görevi değil midir?

Gerçi Erdoğan’ın bu tür „akıllara” pabuç bırakmadığını biliyorum. Bize de, herkese dediği gibi „sen kimsin ya” diyebilir. Desin, „ağanın eli, reisin dili tutulmaz”. Biz yine de „yurttaşlık vazifemizi” yapmaya devam edeceğiz.

Erdoğan bizim verdiğimiz „akılı” hafife alsa da, AKP’nin yöneticileri, AKP Hükümeti, AKP bürokrasisi, yine de bizim laflarımıza kulak vermeli. Erdoğan’ın „Suriye’ye Esad’ı devirmek için girdik” lafının da, „Führer karikatürü” haline gelen Bahçeli’nin „sehpa, ip ve idam” bağırtısı karşısında anayasaya yeniden „idam cezasını” getirmenin de muhtemel ve tehlikeli sonuçlarını hesaba katmalı.

Ben onlara diyorum ki, „bu kafayla giderseniz, ileride yabancı askeri güçler Türkiye topraklarına Erdoğan’ı devirmek üzere girebilir ve sonra da çıkardığınız idam kanunu gereğince, tıpkı Saddam’a yaptıkları gibi reisinizi sallandırabilirler.”

Sizin de mi „aklınız başınızda” değil?

Bakın, vaktiyle Saddam’ı Kuveyt’e bizzat ABD istihbaratı iteklemişti. Adam tıpkı Erdoğan gibi, elin ülkesine girmişti. Sonra da onun ülkesine başkaları girip, onu asmıştı. Bana kulak vermiyorsanız, bari AKP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’e kulak verin. Adam sizi uyarıyor. „Başkanlık rejiminde partisi buhar” olacak olan Bahçeli’nin size verdiği desteğin altında „gizli bir hesabı” olabilir deyip duruyor.

Sakın bu hesap, Erdoğan’a imzalattırdığı „idam kanunu” ile Erdoğan’ı „asmak” olmasın? Malum, MHP’nin „Başbuğu” Albay Türkeş’in devirdiği Menderes tam da böyle bir akıbetle dünyaya veda etmişti… Aklınızı başınıza toplayın. „Esad’ı devirmekten de, idam cezasından da” uzak durun.

Bu işin sonu kötü biteceğe benzer. Bizden uyarması.

Yazarın diğer yazıları