Yahudi karşıtlığı krizi

İngiltere Gündemi

İngiltere’nin ana muhalefet partisi İşçi Partisi, önce milletvekili Naz Şah’ın ardından da eski Belediye Başkanı Ken Livingstone’ın Yahudilere ilişkin açıklamaları Yahudi karşıtlığı olarak nitelendirilip her iki ismin de parti üyeliğini askıya aldı. 

İşçi Partili milletvekili Naz Şah’ın Yahudi karşıtlığı olarak kabul gören açıklaması 2014 senesine yani henüz vekil olmadığı döneme denk geliyor aslında. 2014’de vekil Şah, Facebook sayfasında ‘İsrail Filistin sorununa çözüm: İsrail, ABD’ye taşınsın yazılı bir harita paylaşmış ve sorun çözüldü’ demişti. Sayfasında paylaştığı mesajında aslında Şah, Amerika’nın bütün Yahudilere yetecek kadar toprağı olduğunu ve böylelikle Filistinlilerin ‘hayatlarını ve topraklarını’ geri alabileceklerini söylemek istemişti. Şah, Amerikalıların İsrailleri hoş karşılayacaklarını, ‘taşınma masraflarının’ ABD’nin İsrail’e yaptığı üç yıllık askeri yardımın tutarından daha az tutacağını ifade etmişti. Ayrıca İsrail’in aslında Amerika’nın 51. Eyaleti olduğunu söylemişti. Şah bir başka mesajında da İsrail’in politikalarını Nazi lideri Adolf Hitler’in politikalarına benzetmişti.

Livingstone ise BBC’de yaptığı konuşması Şah’ı desteklediği şeklinde yorumlandı. Livingstone Hitler’in 1932’de seçimi kazandığında, o dönemki politikası Yahudilerin İsrail’e taşınmaları gerektiği şeklindeydi ve Hitler, çıldırıp sonunda 6 milyon Yahudiyi öldürmeden önce Siyonizm’i destekliyordu dedi. Bu sözlerinin üzerine diğer İşçi Partili vekil John Mann’ın Livingstone’a stüdyonun dışında bağırıp Nazi sempatizanlığı yaptığı imasında bulunması büyük tepki topladı. 

İşçi Partisi’nin itibarini zedelediği suçlamasıyla Livingstone hakkında soruşturma başlatıldı. Mann’ın da agresif tavırları yüzünden görevinin askıya alınmasını için imza kampanyası başlatıldı. 

Livingstone’a sadece diğer İşçi Partililer ya da Belediye Başkanlık adaylığı çok güçlü görülen Sadıq Khan değil, İşçi Parti lideri Jeremy Cornyn’dan da ciddi eleştiri geldi. Hatırlatmak gerekirse liderlik adaylığı sürecinde ve liderliği almasının da sonrasında da Corbyn’in en büyük destekçisi Livingstone olmuştu. Bu bakımdan, Livingstone’un üyeliğinin askıya alınmasına en çok üzülen şüphesiz Corbyn olmuştur. Ancak buna rağmen İngiltere’de Yahudileri temsil eden bazı kuruluşlar ve bazı parti üyeleri Corbyn’i, ‘Yahudi karşıtlığı’ ile yeterince mücadele etmemekle suçluyor. İşçi Partisi için bu gereksiz tartışma büyük bir darbe oldu. Corbyn, ortada antisemitizm krizi yok dese de İsrail yanlısı kesimler ve Yahudi grupları ikna olmuyor. 

İngiltere’de Yahudi karşıtlığı, fiilen ırkçı bir tutum olarak kabul görüyor. Hem Şah hem de Livingstone’ın yaptığı açıklamalarına aslında Yahudi karşıtlığından ziyade İsrail’in politikalarına ya da İsrail ve Amerika’nın arasındaki ilişkiye siyasi bir eleştiri olarak görmek gerekirdi. İsrail devleti kurulduğundan beri Amerikalı Yahudiler Filistin’in büyük bir çoğunluğunu satın almış, İsrail ve Amerika ortaklığı dünyanın en büyük emperyal gücü haline gelmiştir. Bu güç de ABD-İsrail eleştirisini, Yahudi karşıtlığı tarafında çekebiliyor. 

Bugün Antiemperyalist bir söylem antisemitist bir söylem olarak değerlendirilebiliyor. İsrail’e gelen herhangi bir eleştiri Yahudi karşıtlığı safına çekiliyor. Batı dünyasında da politik doğruculuk adına da bu safa çekilenlerin cezalandırılması gerekiyor. Tıpkı Livingstone ve Şah’ın cezalandırıldığı gibi. Halbuki ikisi de politik doğruculuktan sıyrılıp sadece doğrucu olmaya çalıştılar. Ancak kaybettiler. 

Yazarın diğer yazıları