Yalanları şişti, patlayacak!

Derler ki; yalanlar en çok seçimlerden önce, savaş esnasında ve avdan sonra söylenir!

Herkesin malumu 40 yıldır PKK’ye ömür biçmekle ömürlerini tüketenler toplansa kocaman bir “İbretlik Yalancılar Müzesi” oluşturulabilir.

Halen anlamayanlar boş heveslere kapılıyorlar. Dağlar özgürlük mekanıdır. Düşmanlık yapanlara kim bilir kaç kez kanıtlamıştır: Sefer olur ama zafer olmaz! Fakat AKP medyasına bakılırsa dağlarda fethetmedikleri yer kalmamış. Yalan yarışmasında bir kez daha dünya şampiyonu olmayı hak ettiler.

Geçen yıldan beri bazı tepelere uçakla saldırıp helikopterle girip işgal naraları atıyorlar. Gerilla ise tepe şovmenlerinin bu durumunu iyi bildiğinden hiç beklemiyor ve en yüksek tepelerde bile faşist sürüleri tepeliyor.

Savaşın durumu buyken emir eri medya bombardımanıyla gerçekleri ört bas etmeye çalışıyorlar. Çünkü önlerinde bir İstanbul seçimi var. Bu uğurda kaç askeri-polisi gözden çıkardıkları belli değil ama generallerini bile yalanlarla uyutmayı başaracak kadar becerikli olduklarının hakkını vermek gerekir.

Neden generallerin yalanlara inanmaya ihtiyacı var? Çünkü gerçekleri bilseler bir gün bile bu dağlara hakim olacaklarının hesabını yapmazlar, ham hayallere kapılmazlar. Operasyonlarının sanal kahramanlıklarla şişirilmesine sevineceklerine pılını pırtını toplayıp giderler. Sonunda öyle de olacak. Daha öncekiler gibi…

Bu dağlar başka yerlere benzemez!

Dağlar özgür insanların savaştıkları yerlerdir. Bu dağların sahipleri Türk medyasının yalanlarını da tüm dünyaya kanıtlayacaktır. İnanmayanlar henüz geçen yıl bu faşist sürülerin temsilcilerinin uydurdukları yalanları hatırlasınlar yeter. Onlar değil miydi ikide bir takvim belirtip PKK’nin sonunun geldiğini ilan edenler? Ankara’dan gazeteci Kenan Kırkaya çok iyi tespit etmişti: Geçen yıl PKK adını artık kimse ağzına almayacak, bitecek diye boyundan büyük iddialara giren faşizmin en kudurgan zatları dünya çapında rekor kırdılar ve PKK adını en fazla onlar dillerinden düşürmediler. Şu anda olduğu gibi…

Yalanlardan başı ağrıyanların yapacağı en iyi şey bu yalan imparatorluğunun hiçbir medya organını izlememektir.

6 ayı aşkın süre boyunca muazzam bir direniş sergileyerek tecrit politikalarına darbe vuran ve faşizmi yıkılma noktasına getiren açlık grevi direnişinin başarıyla sonuçlanması halkımız için moral oldu. Büyük bir fedakarlık, sınırsız bir fedai ruh sergilendi. Kolay değildi. Hak edilmiş bir moraldir, tarihe damgasını vurmuştur ve asla geri alınamayacaktır. Buna karşın işgal saldırılarını devreye koydular ve milliyetçi şovlarla moral kazanmaya çalışıyorlar. Bu arada ne kadar askerlerinin öldüğünü umursamadan işgal edebildikleri kadar Kürdistan’ı işgal etmeye çalışıyorlar. Fakat henüz işin başında bile o kadar çok kayıp verdiler ki artık bunu saklayamayacak hale geldiler. Bugünden sonra yalanlarına kimse inanmayacak çünkü çok şişti ve patlayacak hale geldi. Gerillanın sürprizleri de cabası!

Başur’daki federe yönetimin tutumu ise çelişkilerle dolu. YNK ve KDP basın üzerinden birbirlerini yıpratacak tutumlardan kaçınma kararı almışlar. İyi bir karardır. Fakat ülke işgal edilirken neden ortak bir tavır almıyorlar? Faşist işgal ordusu fırsatını bulursa tüm Kürdistan’ın her karışını ele geçirip Federe Yönetimi de tarihe gömmek ister. Gerillanın varlığı bile bunu önlemeye yetiyor. Başur’daki tüm güçler işgal saldırılarına karşı birleşip tavır almalıdır. Bu bir tarihi sorumluluktur. Başurê Kürdistan halkının Raperin, Bradost ve Şeladızê’de sergilediği onurlu duruş herkese örnek olmalı ve cesaret vermelidir.

AKP bugün var yarın yok fakat Kürt halkı ilelebet var olacaktır. Herkes hesabını doğru yapmalıdır.

Seçim ve savaş yalanlarına aldanarak Özgürlük Hareketinin zayıflayacağını düşünenler çok kötü yanıldıklarını göreceklerdir. Hareketimiz zorlu mücadeleler içinde çelikleşen ve büyüyen bir diyalektiğe sahiptir.

Faşist işgalciliğin yalanlarına değil direniş cephesine katılarak gerillanın ve halkın zaferine ortak olunmalıdır!

Yazarın diğer yazıları