Yavaşlatılmış ölüm dayatılıyor

DİLAN BABAT / JINNEWS/ANKARA

Hasta tutsakların cezaevlerinde tedavilerinin geciktirilmesi nedeniyle birçok hastalığın ilerleyerek kansere dönüştüğünü belirten İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, “Hiçbir şekilde ilgilenilmeyen, hastalığı ilerleyen, ‘hastalığının çaresi yok’ denilerek en ağır ihlallere maruz kalan mahpuslar var” dedi.

Cezaevlerinde gerekli bakım yapılmayan ve tedavi görmeyen hasta tutsakların durumu ağırlaşıyor. Cezaevlerinde ağır ihlallerle karşılaşan hasta tutsaklar, hastanelerde ve hastaneye gidişlerde de aynı ihlallere maruz kalıyor. Tutsakların cezaevi koşullarında kalıp kalamayacağına dair raporlar bağımsız heyetlerce değil, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından veriliyor. ATK “cezaevinde kalamaz” raporu verse dahi birçok hasta tutsak “güvenlik” gerekçesiyle tahliye edilmiyor.

Hasta tutsakların durumuna ilişkin bilgi veren İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Merkez Yürütüme Kurulu (MYK) Üyesi Nuray Çevirmen, kendilerine iletilen ihlallere dikkat çekti.

İç Anadolu’da 29 ağır hasta

Cezaevlerinde 457’si ağır bin 334 hasta tutsak olduğunu hatırlatan Çevirmen, “İç Anadolu Bölgesi cezaevlerinde 135 hasta mahpus var. 29’u ağır hasta ve cezaevinde kalamayacak durumda. 106’sı da nispeten cezaevinde kalabilir ama sürekli kontrol altında olması gerekiyor. Hasta tutsakların 20’si de kadın. Çok sıkıntılı süreçler yaşıyorlar. Birçok hak ihlalinin meydana gelmesi ile hastalıklar gittikçe ağırlaşmakta” dedi.

Tedavileri yapılmıyor

 İhlallerin aileler, avukatlar ya da mektuplar aracılığıyla kendilerine ulaştığını ifade eden Çevirmen, hasta tutsakların yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı: “Özellikle son dönemlerde cezaevlerinde kanser hastası mahpusların sayılarında ciddi bir artış var. Birçok hak ihlali yaşıyorlar. Bunlardan en fazla şikâyet etmiş oldukları, insanlık onuruna aykırı olan ‘kelepçeli muayene’ dayatılması ve ‘tek kişilik ring’ araçlarıyla hastanelere sevk yapılması. Bu iki nedenden ötürü hasta mahpusların birçoğunun tedavisi yapılamıyor, tekrar cezaevlerine geri dönmek zorunda kalıyorlar. Bazı hastanelerde hekimlerin davranışlarından kaynaklı şikâyetler de çok fazla. Bolu Cezaevi’nden gelen mektupta mahpusun anlattığına göre, boğazından kan geliyor, hastaneye götürülerek tetkikleri yapılıyor. Röntgeni çekiliyor, ciğerlerinde bir leke tespit ediliyor. Bu lekenin büyüyüp büyümemesini kontrol edebilmek için 2 ay sonra yeniden gelmesi talep ediliyor. 2 ay sonra gittiğinde o doktoru bulamıyor. O doktoru sorduğunda görevden uzaklaştığı belirtiliyor. Başka bir doktor kullanmakta olduğu ilacı da kesiyor. Kendisi zor bir durumda olduğunu tarafımıza iletti. Aynı zamanda doktorun yapacağı tedavinin de hiçbir şekilde yapılmayacağını da söylemiş.”

Kanser oldu

 Kırıkkale Cezaevi’nden başka bir hasta tutsağın defalarca hastaneye gitmesine rağmen boğazında nodüllerden kaynaklı tedavisinin geciktirildiğine dikkat çeken Çevirmen, şunları söyledi: “Bize iletmiş olduğu bilgilere göre, doktor kendisine  ‘her 10 kişinin 4’ünde bu çıkar’ demiş. Tedavisi yapılmayan mahpus şu an tiroit kanseri oldu. Şimdi Sincan Cezaevi’ne getirilip ameliyat ettirildi. Bolu’dan gelen başka bir mahpus var. O da kolon kanseri. Hastanede tedavi olmayı bekliyor. Bacağında, damarlarında bir tıkanıklık var onun iyileşmesini bekliyorlar. Ameliyat olmasına müsaade edilmemiş. Bütün bunlar tetkiklerin geciktirilmesine bağlı ve zamanında hastaneye götürülmeyerek ilerleyen hastalıklar. Birçok hasta mahpus kendilerinin söylemiş oldukları ve durumlarını anlattığı gibi ‘yavaşlatılmış ölüm dayatıyorlar’ gerçekten. Hiçbir şekilde ilgilenilmeyen, hastalığı ilerleyen, ‘hastalığının çaresi yok’ denilerek en ağır ihlallere maruz kalan mahpuslar var.”

Suya bile kota

 Sincan Cezaevi’nde yaşanılan paslı su sorununu hatırlatan Çevirmen, “İki yıl kadar sıcak su ile ilgili sorun yaşanıyordu. Sıcak su borularından paslı su akıyordu. Biz birçok yere yazı yazdık, görüştük. Sıcak suyu akıtıp temiz suyun gelmesini engelleyen bir kota uygulaması vardı. Belirli bir miktarda hem temiz su hem de sıcak su verilebileceği kota uygulaması vardı. Bize gelen yeni şikayetlerde içme suyu satışı yapılmayacağı, çeşmeden su içileceği belirtildi. Bizler görüşmelerimizi sağladık arkadaşlarımızla görüştük, yoğun bir tepkiden sonra talimatın kaldırıldığı belirtildi” şeklinde konştu.


Bırakılmıyor, tedavi edilmiyor

Epilepsi hastası ve geçirdiği kaza sonucunda beyin ameliyatı geçirerek kafasına iki platin takılan hasta tutsak İlhan Özdemir, “Kalabalık ortamda kalamaz ve yol gidemez” raporu verilmesine rağmen cezaevinin zor şartlarında kalabalık ortamda yaşam mücadelesi veriyor. Tutsağın eşi Mesmegül Özdemir, “Eşimin tedavi olması gerekiyor” dedi.

Hasta tutsaklardan biri de İlhan Özdemir. 2015’te tutuklanarak Erzurum Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 14 ay kaldıktan sonra tahliye edilen Özdemir, tahliyesinin ardından 2 Ocak 2017’de trafik kazası geçirdi. Kaza nedeniyle beyin ameliyatı olan Özdemir’in kafasına iki platin takıldı. İki ameliyat geçiren ve aynı zamanda epilepsi hastası olan Özdemir, “örgüte üye olmak” iddiasıyla yargılandığı davada 7 yıl 2 ay 15 gün ceza alarak 2017’de tekrar tutuklandı. İl Sağlık Kurulu tarafından verilen ve “kalabalık ortamda kalmaması ve yol gitmemesi” gerektiğine dikkat çekilen rapora rağmen kalabalık cezaevi ortamında kalıyor.

 Özdemir’in eşi Mesmegül Özdemir, eşinin sürekli epilepsi krizi geçirdiğini belirterek, “Eşim sürekli epilepsi krizi geçiyor. Devamlı ilaç kullanmak zorunda. Eşim bir trafik kazası geçirdi. Zaten trafik kazasından sonra beyin ameliyatı oldu. Ve doktorlar eşimin beyninin sol tarafının yüzde 85 oranında felç olduğuna dair rapor verdi. Fakat Yargıtay cezasını onadı ve şu an eşim Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde hasta” diye konuştu.

Hastalığından kaynaklı birçok dilekçe verdiğini fakat dilekçelerine olumsuz yanıt geldiğini ifade eden Mesmegül, şunları söyledi: “En azından eşime ev hapsi verilseydi bu onun için daha iyi olacaktı. Fizik tedavi olması gerekiyor, sürekli kontrollere gitmesi gerekiyor. Fakat bunlar cezaevinde mümkün değil. ‘İş görmez, kalabalık ortamda kalamaz ve yolculuk yapamaz’ raporu verildi. Ona rağmen hala içeride tutuluyor.”

Yazarın diğer yazıları

    None Found