Yavuz hırsızlar halka saldırıyor!

Genel olarak Türkiye’de özel olarak da Türkiye sağında demokrasi ahlakı ve kültürü yoktur.

AKP-MHP cephesi demokrasi deyince sadece sandığı ve sandık deyince de sadece kendisinin kazandığı sandığı anlar. Sandık sonuçları kendi istediği biçimde açıklanırsa bu sandık kutsaldır ve mutlaktır. Temel insan hakları fasa fisodur. Ama halkın tercihi kendilerine karşıysa her türlü yöntemle sandık sonuçlarını değiştirip halkın iradesini gasp etmek için her türlü zorbalığa başvururlar. Sandıktan kendileri çıkarsa kutsal milli iradeye saygı ama başkaları çıkarsa bu bir sandık darbesidir.

7 Haziran 2019 seçimlerinde HDP barajı aşıp AKP’nin tek parti-tek adam diktasını işlemez hale getirince AKP-MHP birleşip halkın iradesine karşı darbe yaptı. Ondan sonraki her seçimde seçmen kütüklerinden tutun oyların sayımına kadar her aşamada her türlü sahtekarlık ve zorbalık normal hale geldi. Kedilerin trafolara girip elektriği kesmeleri, karanlık gecelerde yapılan sayımlar, mühürsüz oylar olağan hale geldi. Bütün bunların üstüne YSK baskı altına alınıp AA’nın belirlediği sonuçlar geçerli ilan edildi. Halk üzerinde öylesine baskı kuruldu ki ne YSK ne de muhalefet partileri bu komploya karşı koyabildi.

AKP-MHP darbeci çetesinin 31 Mart seçimleri ve sonrasındaki tavrı tarihe geçecek komplo ve zorbalıklara tanıklık etti, ediyor.

Seçimlerden önce anketler AKP-MHP çamur ittifakının kaybedeceğini göstermeye başlayınca paniğe kapıldılar. AKP ve MHP genel başkanları halkı tehdit etmeye başladılar. Suçlarının hesabını vermemek için mutlaka iktidarda kalmaları gerekiyordu.

Yerel seçimleri bir seçim olmaktan çıkarıp bir “beka” sorunu olarak gösterdiler. Kendileri kazanırsa devletin-milletin bekası sağlanacak yoksa devletin-milletin sonu gelecekti. Memleket savaş havasına sokuldu. İçeride ise şiddet ve saldırılar arttırıldı.

“Suriye’nin kuzey doğusu” dedikleri Rojava’yı tümüyle işgal ve Kandil’e hava saldırıları gündeme getirildi.

HDP’nin yöneticilerini-üyelerini geçelim, seçmenlerine kadar tutuklamalar aralıksız olarak sürdürüldü.

Halkı kışkırtmak için din-iman, ezan, bayrak, kuran sürekli olarak kullanıldı. İflas ettikçe Ayasofya’nın yeniden cami olması, idam cezasının geri getirilmesi gibi eski defterleri karıştırıp halkı kışkırttılar.

Erdoğan’ın besleme medyası bu kampanyalarda aktif rol oynuyor. Bu besleme medya uyduruk haberler yayınlıyor. Sonra da insanlar tutuklanıp zindana atılıyor. Erdoğan’a hakaret davaları Kenan Evren’e hakaret davalarını geçti. İşin suyu çıkınca Evren savcıların kendisinden izin almadan dava açmasını yasaklamıştı. Şimdi demokrasi olduğu için Erdoğan böyle bir yasak koymuyor. Tam tersine dava açılması için kendisi şikayetçi oluyor.

Seçimlerden çok önce AKP Genel Başkanı Erdoğan ve MHP Genel Balkanı Bahçeli halkı tehdit etmeye başladılar. HDP’liler seçilirse gene kayyım atayacaklarını ilan ettiler. Ama halk bu tehditlere pabuç bırakmadı. Kendi iradesini ortaya koydu.

İstisnalar dışında halkın iradesi kazandı. Şırnak gibi yerlere göçertilen seçmenden çok güvenlik görevlisi kaydırılarak sonuçlar değiştirildi.

AKP adayı Binali Yıldırım YSK hiçbir şey açıklamadan zaferini ilan edip İstanbul’u kendi zafer(!) pankartlarıyla donattı. Şimdi YSK verilerine göre kazandığı açık olan Ekrem İmamoğlu’na saldırıyor. Milletin sinirini bozma diyerek posta atıyor.

31 Mart seçimleri yapıldı bitti ama hala kesin sonuçlar resmen ilan edilemedi. Yeniden sayım, itiraz vb. oyalamalarla halkın iradesi gasp edilmek isteniyor. 31 Mart gecesi “Ne hata yaptık?” diye birbirlerini suçlamaya başlayan AKP yalakaları şimdi seçim sonuçlarını değiştirmek için yaygara yapıyor.

Erdoğan seçimle geldi ama seçimle gitmek istemiyor. İktidarda kalmak için her türlü melaneti yaptı ve yapacak.

İradesini ortaya koyan halk ve demokrasi güçleri de direnişini yükseltecektir.

“Tecride hayır, Öcalan’a özgürlük” diyerek direnen Leyla Güven ve tüm açlık grevi direnişçileri, Newroz eylemleri ve 31 Mart seçimleriyle halklarımızın özgürlük mücadelesinde yeni bir aşamaya varılmıştır. Hiçbir baskı ve zulüm bu yükselişi durduramaz. Yavuz hırsızlar halkın iradesini bastıramaz ve çalamaz.

Yazarın diğer yazıları