İç ve dış politikada çıkışsız Fransa!

Fransa Gündemi

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, hem dış politikada hem de iç politikada çuvallamaya devam ediyor.  
Avrupa Birliği Dönem Başkanı sıfatıyla İtalya’nın Milano’da ev-sahipliğini yaptığı üst düzey istihdam zirvesinin konusu AB’de işsizlikle mücadeleydi. Berlin ve Paris’in ardından üçüncüsü Milano’da yapılan zirvede konuşan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, "hükümet reform çalışmalarına devam edecek" dedi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Avrupa’nın son iki yılda istikrarı yeniden bulma bakımından önemli adımlar attığını belirtirken, "Büyüme ve yeni istihdam yaratılması bütün Avrupalıların önceliği. Avrupa’da yatırım planları üzerinde ısrar etmek gerekiyor. Bizim büyüme problemimiz var. İşsizlik yüksek. Bu kabul edilemez" diyerek büyüme konusunda hükümetin yeni adımlar atacağını ifade etti. Hollande, Milano zirvesinden hemen sonra Elysée Sarayı’nda büyüş şirketlerin işverenleriyle bir araya geldi. İşverenlerle yaptığı toplantıda konuşan François Hollande, Fransa’nın ekonomi, sosyal devlet ve sağlık alanında yeni reform çalışmalarına ihtiyacı olduğunun Milano’dan sonra patronların huzurunda da bir kez daha altını çizdi.
Hollande, iktidara geldiği günden bu yana "reformlar" yapıyor. Bu reformlar, halka sunduğu 60 maddelik sosyal devlet içerikli seçim bildirgesinden öte, patronların hükümetten beklediği talepler doğrultusunda şekillendi. Hollande, "reform" dedikçe, işsizlik oranı tavan yaptı, alım gücü düştü, vergiler yükseldi, eğitimden sağlığa kamu alanında hizmet kalitesi dibe vurdu. Kamuoyu yoklamalarında halkın 2012 yılında Hollande’a desteği yüzde 74 oranındayken, şimdi Cumhurbaşkanı’na  güvenmeyenlerin oranı yüzde 80’i buldu. Halkın "reformu" ise Hollande’a karşı güven yitimiyle oldu.  
Fransa hükümeti, iç politika alanında yaşadığı yıkımın aynısını dış politikada da yaşıyor. Ortadoğu’da kendi krizine derman arayan Fransa, geçtiğimiz hafta boyunca ABD, Rusya, Almanya ve Türkiye’li yetkililerle görüşmeler gerçekleştirmişti. Fransa, Kobanê konusunda bir taraftan Türkiye’ye "tampon bölgeye sıcak bakıyoruz" derken, diğer taraftan Kobanê’yi "şehit kent" ilan etmişti. Devamında, Fransa Cumhurbaşkanı daha adını "Konabe" diye telafuz Kobanê için, her türlü yardımın yapılması gerektiğini belirtiyordu. DAİŞ’le mücadele konusunu dün, sadece Irak’la sınırlı gören Fransa bu kez Suriye’de mücadele konusunu ele aldı. ABD ile Almanya arasında gidip gelen Fransa’nın dış politikası, bu kez rotayı Suriye’ye kırdı.
Hollande’ın Le Monde’a 21 Ağustos tarihinde verdiği demeci hatırlayan var mı? Özgür Suriye Ordusu’nu (ÖSO) kastederek ‘demokrasi isteyen’ muhaliflere yakın zamanda silah yardımı yaptıklarını ilk kez itiraf etmişti. Hollande, "Bugün hala Suriye’de olup bitenler korkunç. Dolayısıyla, Suriye’de tek demokrasi ruhuna sahip olan muhalifleri desteklemeye devam ediyoruz“ demişti. Daha sonra birçok basın yayın organına yansıyan haberlerde ÖSO için giden Fransız silahlarının DAİŞ’in eline geçtiği yazılıyordu. Diğer taraftan bugün DAİŞ barbarlığına dahil olan birçok grubun Fransa tarafından silahlandırıldığı biliniyor.
Bugün ise DAİŞ’i bahane edip Irak’a yeniden abanan ve ‘Suriye’ye nasıl müdahale edeceğiz’ yönünde strateji arayışına giren Fransa, bu alanda da çıkış bulamıyor. Çünkü hala bölge dengeleri itibariyle ABD ile yarış yapacak düzeyde değil. Fransa bu nedenle geçtiğimiz hafta Kobanê konusunda günlük olarak ağız değiştiriyordu. Bu hafta ise derin bir "suskunluğu" tercih etti! Kapalı kapılar arkasında hangi pazarlıkların peşinde olduğu ise muamma…

Yazarın diğer yazıları