Yeni bir Sarkozy mi doğuyor!

Fransa Gündemi

Fransa son bir haftayı şiddet olaylarıyla geçirdi. Kısa bir süre önce Kültür Kenti ilan edilen Marsilya’da çeteler arası çatışmada bir genç yaşamını yitirdi. Ölen gencin vücudunda toplam 20 kurşun çıkarılmış! Marsilya Kültür Kenti ilan edilse de uyuşturucu çeteleri can almaya devam ediyor.
Ardından Lyon kentinden bir yangın haberi… Eski bir motor fabrikasını yaşam alanına dönüştüren Romanlar’ın üçü yanarak can verdi. Mekanda bulunan 200 Roman ise bölgede bulunan bir spor salonuna taşındı. Yangının elektrik olmadığı için kullanılan mumların gece yangına sebep olduğu bizzat İçişleri Bakanı tarafından açıklandı… Bunun üzerine Fransa’da sayısı binleri bulan işgal mekanlarının derhal boşaltılması kararı alındı!
Bu şiddet olayları daha gündemden düşmeden, ardından Fransa Birinci Ligi’nde Marsilya’nın 7 puan önünde şampiyonluğunu ilan eden Paris Saint German’in kutlamaları sırasında binlerce araç tahrip edildi. Paris’in ünlü Meydanı Trocadero tamamen savaş alanına çevrildi. Şiddet, yangın, sokak savaşları derken Avrupa’nın ekonomi ibresi Fransa açısından kırmızı alarmı verdiğini açıkladı… Derinleşen kriz, derinleşen toplumsal bunalım!
Fransa Avrupa Komisyonu’dan önemli bir uyarı aldı. Fransa’da ekonomi, ihracat, tüketim, üretim alanında giderek geriye doğru bir seyir izliyor. Geçtiğimiz haftalar da ise Avrupa Komisyonu Fransa’ya bütçe açığını yüzde 3’ün altına çekmesi için 2 yıl daha ek süre tanıdığını açıklamıştı. Böylelikle Fransa 4 yıl içerisinde ikinci kez resesyona girmiş oldu.
Daha geçtiğimiz hafta yeni bir reform paketiyle halkın karşısına çıkacağını açıklayan hükümeti zor yeni bir dönem bekliyor. Kriz derinleşiyor, toplumda biriken öfke futbol maçı sonrası kutlama adı altında sokağa taşınıyor. Kutlamalara hiçbir müdahale sözkonusu değilken, kitlenin sokaklarda bulunan araçları ateşe vermesi, etrafta bulunan bütün kafeleri tahrip etmesi düşündürücü! Akla 2005 olaylarını getiriyor. 2005 yılında çıkan olayların dönemin siyasal dengeleri tarafından bilinçli olarak örgütlendiği konusunda sıkça veri basın yayın organlarına sızmıştı. Devamında göçmenlere dönük yeni yasa ve yönetmelikler oluşmuş, güvenlik konusunda yeni yaptırımlar gelişmişti. Son bir hafta içerisinde gelişen olaylar sonrası İçişleri Bakanı Vals’ın sürekli ön plana çıkması dönemin Sarkozy’sini hatırlattı!
Böylesi bir buhranın içerisinde 66. Cannes Film Festivali başladı. Bu yıl ünlü yönetmen Steven Spielberg ve oyuncu Nicole Kidman de katılımcılar arasında. Bunun yanı sıra sinema dünyasının ünlü isimleri Cannes’a akın edecek. Festivalin açılış filmi, Leonardo di Caprio’nun başrolde oynadığı “The Great Gatsby” filmi ile yapıldı. Yarışacak filmler arasında iddialı yapımlar, İtalyan-Fransız ortak yapımı “The Great Beauty” adlı filmi, Amat Escalante’nin yönettiği Meksika yapımı “Heli” filmi, İranlı ünlü yönetmen Asghar Farhadi’nin Fransızca çekilen “The Past” filmi… Bu yılki festivalde Türkiye’den bir film yarışmıyor. Festival 26 Mayıs’ta sona erecek…
Fransa Cannes Film Festivali’yle yaşadığı buhranın etkilerini üzerinde bir nebze de olsa atar mı, pek olası değil. Mevcut kriz halinin sürmesi, yeni toplumsal çalkantıları körükleyeceği son dönemde sokağa yansıyan çatışmalı hallerden anlaşılıyor. Mali için Brüksel’den 3 milyar Euro yardım koparan Fransa acaba kendisi için nasıl bir çare düşünüyor! Acaba bu süreç kendi Sarkozy’sini yaratacak mı?

Yazarın diğer yazıları