‘Yenilmez!’

Kelimelere kan sıçramış, tüm harfler kırık dökük, yangınlar içinde bir ülke…

Ayakta kalan bir yenilmez ruh! Baş eğmez, asi ve ölümsüz!

Tüm güncel gelişmelerden üstün olan bu ruh sayesinde vardır insanlık, varız!

Bu yenilmez ruhla okumak gerekiyor her gelişmeyi.

Yenilmez ruh olmasaydı kanlı rejim krize girmezdi.

Diktatörlük kurumlaştıkça krizleri artmakta, bu nedenle her yere saldırmak ve her yere koşturmakla kendilerini yaşatmaya çalışmaktadırlar. Yalanlarla, psikolojik harp yöntemleriyle zar-zor günü kurtarırken, ilginçtir ki bir TL kaç dolar olmuş diye her gün merak ve korkuyla sonuçlara bakarken bile her konuda birinci olma iddiasından vaz geçmiyorlar. Demek ki yenilgilerini gizleyecek sahte madalyalara çok ihtiyaçları var.

Aç bir çakal gibi ortalığa düşmüşler. Irak kedisi gibi yarışmada birinci olma arayışındalar.

Bir zamanlar Irak üzerinde ambargo vardı, açlık vardı. Buna rağmen dünya çapında kedilerin yarışmasında Irak kedisi birinci olunca herkes hayret etmiş. Sormuşlar kediye bu zayıf, cılız haliyle nasıl başardığını: „Ben bir kaplanım. Ambargo yüzünden böyle zayıfladım!“ demiş.

AKP-MHP kendini kurda, aslana, kartala, ayıya neye benzetirse benzetsin, ne kadar bağırırsa bağırsın durumu aslında aç bir çakalın bu büyük hayvanların dünyasında yarışmaya katılmasına benziyor. Her konuda bu konuma gelmişlerdir, özellikle diplomasi adına yaptıklarının başka bir anlamı yoktur. Yenilgilerini gizleyecek gürültülerle idare ediyorlar. Hatta ecellerine susadıkları için gidip kayıp yakınlarına, annelere saldırıyorlar. Dersim ormanlarını yakıyorlar. Aslanların işi bu olabilir mi?

Zalimler her yerde aynıdır. İran’ın top atışlarıyla yaktığı ormanı söndürmek isteyen dört doğa koruyucusu hayatını kaybediyor. İran İslam Cumhuriyetinin sahipleri yaktığı ormanlar ve katlettiği insanlar yüzünden sonsuz bir cehennemi hakkediyor. Türkiye’deki faşizmle bu kadar benzer hale gelmeleri neyi gösteriyor: ABD karşısında konuşmalarının, anti-emperyalist maske takmalarının ne kadar sahte olduğunu!

Sözün özü şudur: Demokrasiye sırtını dönen tüm rejimler yenilmeye mahkumdur. Buna karşın yenilmez olanlara bakalım. Nereden geliyor bu özellik?

Tüm bilgelik öğretilerinin temel sözüdür, kendini yenmeyi bileni kimse yenemez.

Kendini yenmek, yenilgi bağlarından kurtulmak demektir. Yenilgi bağları kesilip atıldıktan sonra yenilmez özgür ruh açığa çıkar.

O ruh tüyden hafif, dünyadan büyüktür!

Ne mekana ne zamana sığdırılabilir. Zorluklar arttıkça çelikleşen, büyüyen, çoğalan, ölümsüz bir ruhtur…

Anlamak zor değil yok sayıcılara karşı “ben benim” diyen için!

„Kimsenin değilim, kimsenin olmayacağım!” sözüyle başlayan bir başkaldırıdır.

Şafakla dirilen her insanın içinde vardır. Kiminde açmaya yüz tutmuş gonca güldür, kiminde kıvılcım, kiminde patlamaya hazır volkan, kiminde okyanustur. Bir damlası bir evrene bedeldir.

Kimisi sessizce anlatır, kimisi haykırır! Kimisi sözle kimisi sazla anlatır. Kimisinde su olur kimisinde ateş.

Üzüntüsü birdir onların, sevinci bir. Katlanmak diye bir dertleri yoktur, korkmak ya da yılmak… Çünkü yenilmez olduklarının farkındadır onlar.

Eski bir şiirle anlatmak belki daha da kolaydır yenilmez olanın ruhunu.

Şair yenilmez ruhuyla gururlanırken “Kaderimin efendisi benim, ruhumun kaptanı benim” diyor.

İşgal ordularının tüm coğrafyalara girmeleri olasıdır. Herkesi hapsetmeleri hatta tüm ülkeyi hapishaneye çevirmeleri de mümkündür. Peki, özgür bir ruh karşısında ne yapabilir? Zafer kazanabilir mi? Dokunabilir mi yeni bir evrende özgür dolaşan ruhlara?

Özgür ruh ulaşılmaz ve yenilmezdir!

Bu nedenle faşizm ne yaparsa yapsın özgür ruh karşısında kaybetmeye mahkumdur!

Şair William Ernest Henley’in 1875 yılında yazdığı “yenilmez” şiiri Nelson Mandela’ya da hapishane direnişinde ilham kaynağı olmuştu. İşte o şiir:

„Beni saran geceden başka

Kapkaradır o çukurda baştan başa

Hangi tanrılar bahşetmişse bana

Şükrederim yenilmez ruhum için onlara

Kötü şartlarda olsam bile

Ne korktum, ne de ağladım kimselere

Kaderin pervasız darbelerinde bile

Kana bulansa da başım, eğilmedi asla

Bu gazap ve gözyaşı ülkesinin ötesinde

Görünmez gölgelerin dehşetinden başka bir şey

Ve beni bulur o senelerin tehdidi

Bulacaktır da korkusuz

Kapı ne kadar dar olsa da

Cezalarım ne kadar ağır olsa da

Kaderimin efendisi benim

Ruhumun kaptanı benim”

Kaderinin efendisi, ruhunun kaptanı olanlar yenilmezdir!

Yazarın diğer yazıları