İklim değişti ama…

İklim çoktandır değişti ama Akdeniz olmadı.
2011 Newroz’u 1 Mayıs’la bütünleşti. Ardından 12 Haziran seçimleri yapıldı. Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu büyük başarı gösterdi. Bütün ezilenlerin birliği ve mücadelesi güçlü bir seçenek haline geldi. Bu seçim sürecindeki baskılar-acılar bir yana… Bağrımıza taş, yaralarımıza tuz basıp dayandık. Yeter ki iklim değişsin dedik. İklim değişti ama Akdeniz olmadı.
Hatip Dicle’nin milletvekilliği ve sadece 80 bin seçmenin oyu değil halkın iradesi gasp edildi. Beş milletvekili de halen tutuklu değil ama tutsak… Çünkü tutukluluk için hukuki bir gerekçe şart. Ama bu milletvekilleri resmen tutsak yani savaş esiri….

İklim değişti ama Akdeniz olmadı.
Açılım-çözüm, din kardeşliği, “bin yıldır kız alıp verdik” palavraları bir balon gibi patladı. Kurulacak özel orduların, özel polis timlerinin hazırlığı yapılıyor. Kandil’e yönelik olarak İran ile yapılan işbirliği gündemde. Erdoğan kardeşim dediği Kaddafi’den sonra Beşar Esat’ı da sattı. Ama Suriye halklarının özgürlüğü ve demokrasi uğruna değil. Oradaki Kürtlerin olası kazanımlarını doğmadan boğmak için… ABD adına Suriye’yi işgalle tehdit ediyor. Savaş tamtamları çalınıyor.
İklim değişti ama Akdeniz olmadı.
Sayın Öcalan ile aylardır kamuoyundan gizli görüşmeler yapılıp mutabakatlar imzalandı. Ama hiçbiri halen uygulanmadı. Tam tersine halka ve öncü kesimlerine yönelik saldırılar insafsızca sürdürülüyor. Öcalan yeniden tecride alındı. İki haftadır hiçbir görüşme yapılamıyor. Şu güzelim yaz aylarında hava muhalefeti varmış. İmralı semalarında   karabulutlar, fırtına, kar, tipi…

İklim değişti ama Akdeniz olmadı.
İmralı’daki diğer beş tutsak da ziyaretçileri ile ve kendi aralarında Kürtçe konuşmaya izin verilmediği için görüşlere çıkmama kararı aldılar. KCK davaları da tam bir rezalete dönüştü. Ciddi bir devletsen tutukladığın insanları yargıla… Masumsa serbest bırak, suçluysa cezalandır. Yargılamayı yapamıyorsan bırak. Ama üçüncü sene oldu. Hala yargılama başlamadı. Binlerce Kürt siyasetçi de hukuk dışı olarak tutsak… Mahkeme sanıkların yoklamasını bile yapmadan erteliyor. Yetmemiş ki savcılık mahkemeyi başka yere taşımak istiyor. Koskoca Diyarbakır’ın suyu mu çıktı? Diyarbakır halkından korkuyorsanız alın mahkemelerinizi de, zindanlarınızı da, valinizi de, güvenlik güçlerinizi de, imamlarınızı da çekin gidin… Geride hiç bir iz bırakmadan…

İklim değişti ama Akdeniz olmadı.
Erdoğan “Kürt sorunu vardır ve Kürt kardeşlerimden önce benim sorunumdur” derken “Kürt sorunu yoktur” demeye başladı. Etrafındaki dalkavukların kendisini padişah ilan etmesinin havasına kapılmış gidiyor. Sri Lanka senaryoları ve fetih rüyalarıyla yaşıyor. Eski Osmanlı’nın giremediği yerlere yeni Osmanlı olarak gitmek peşinde.
İklim değişti ama Akdeniz olmadı. Kutup iklimi ve Sibirya oldu…
İklim gerçekten değişebilir ve de Akdeniz olabilir mi?
Niye olmasın? Ama bu Erdoğan’ın bahşedeceği bir sadaka değildir.
İklimi değiştirmek, onlarca yıldır en kara kış günlerinde iklimi değiştirmek için kan, ter, gözyaşı döken ve can verenlerin devrettiği özgürlük bayrağını yükseltmekle olur. Onların yarattığı değerleri paspasa çevirmeye kalkışarak değil… O zaman iklim de değişir, tarih de, coğrafya da… Çünkü:
“Dövüşenler de var bu havalarda
El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
Ümit, öfkeli ve mahzun
Ümit, sapına kadar namuslu
Dağlara çekilmiş
Kar altındadır”
Hakilerin, Mazlumların, Hayrilerin, Ferhatların, Kemal Pirlerin, Mahsumların ve on binlerce devrim şehidimizin anısına 15 Ağustos tüm halklarımıza kutlu olsun!
BİJÎ 15 TEBAX!

Yazarın diğer yazıları