İklim krizi için yeni zirve!

‘Daha fazla kar uğruna yok say sonrada zirve yapıp sorunu çözeceğiz’ demek çağımızın kapitalist tekrarı olarak her konuda bir moda haline geldi. Bu konuların başında da iklim krizi geliyor. İşte bu tiyatronun yeni perdesi için mahşerin atlılarından Fransa Cumhurbaşkanı Macron, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim’in ev sahipliğinde düzenlenen iklim zirvesi, Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleşti. Tek Gezegen Zirvesi adıyla düzenlenen iklim zirvesine; 50 dünya lideri katılırken ABD Başkanı Donald Trump’ın ise iklim konferansına davet edilmedi. Paris İklim Anlaşması, 12 Aralık 2015’te düzenlenen 21. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na katılan ülkeler tarafından kabul edilmişti. Trump, göreve gelir gelmez ABD’yi Paris İklim Anlaşması’ndan çekme kararı almıştı. İşin özü, Trump bu döngüye katılmayı çoktan reddetmişti. Yoksa Macron, onu ağırlamaya bayılır!

Zirvenin gündeminde; iklim değişikliğiyle mücadele, yenilenebilir enerji, temiz ulaşım, gibi başlıkların yanı sıra gelişmekte olan ülkeler, zengin ülkelerin Paris anlaşması uyarınca 2020 yılına kadar kamusal ve özel kaynaklardan yılda 100 milyar dolarlık kaynak sağlama yolundaki taahhüde uyma sorunu bulunuyordu. Bu toplantıdan bir sonuç çıkıp çıkmayacağı ise muamma!

Egemenler daha fazla kar uğruna mahvettiği iklim için son 20 yılda sayısız kez masaya oturdu. Çeşitli anlaşmalar yapıldı. Anlaşmalara uymayan taraflar, uymak isteyip de bunun için bütçesi olmayan ülkeler nedeniyle yapılamayanlar büyüdükçe büyüdü. İklim krizindeki ağır tablo giderek geri dönülmez sonuçlar doğurmaya başladı. Seller, felaketler, toprak kaymaları, aşırı ısınan ve soğuyan havalar… ama bütün bunlar onların daha fazla kar kaygısının önüne geçemedi ve anlaşmalara uyulmadı. Bu aynı zamanda bir zaman yitimiydi ve bu yitirilen zamanın ekolojik ve toplumsal maliyeti oldukça ağır, telafisi mümkün gözükmüyor! 

İklim krizi ve onun yarattığı toplumsal ve ekolojik sorunlar dünyayı tehdit etmeye devam ederken; savaşlar, kimyasal atıklara dönük maliyet nedeniyle yaratılmayan çözümler, nükleer denemeler vb sorunlarda devam ediyor. İklim sorununa çözüm aradığını söyleyen süper güçlerin yarattığı sorunlar sanki onların dışında gelişiyormuş gibi bu kez iklim kriziyle müdahale edebildikleri ya da bunun çabası içerisinde olduklarını göstermek için her defasında bir araya geldiklerinde, asıl anlaşmaya uyması gerekenler yan çiziyor. Oysa başta zirveye dahil olmayan ABD olmak üzere zirvenin asıl ev sahiplerinin yaratmış olduğu sonuçlar dünyayı artık başka bir noktaya doğru sürüklüyor.

Kapitalizmin daha fazla kar hırsı büyüdükçe, iklimde geri dönülmez kayıpların yaşadığını artık bilmeyen yok. Onlar her yıl zirvelerde buluşurken, dünyanın birçok bölgesinde iklim krizine dayalı aşırı hava olayları, kuraklıklar, seller nedeniyle iklim mültecisi diyebileceğimiz on binler yer değiştirmek durumunda kalıyor. Bu durum tüm insanlığı ilgilendirirken ilk olarak da yine yoksul emekçileri vuruyor. 

Dünya bu haldeyken, son Paris zirvesi öncesi kameralar karşısına geçen Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un „Trump’ın Paris İklim Anlaşmasına uyacağına inanıyorum“ sözleri kapitalizmin karanlık yüzü olarak çerçeveletilip duvara asılacak bir fotoğraf gibiydi!

Yazarın diğer yazıları