İktidar savaşları

Dünyanın Sokakları

Geçenlerde casus filmlerinde bile olsa abartılı gelecek şeyler oldu. Kuzey Kore başkanının üvey kardeşi Kim Jong Nam, Malezya havaalanında yüzüne zehir sıkılarak öldürüldü. Zehri sıkan kadın, bunu kamera şakası zannediyordum, demiş. Japonya’da öldürme anını gösteren güvenlik kamerası görüntüleri yayınlandı. Kim Jong Nam gözlerini kapatıyor, biraz da gülümsüyor galiba ya da ben yakıştırdım bunu. Çünkü bu tip bir ölüme, insan ölen kendi de olsa güler gibi geliyor bana. Belki de hiç ölmedi adam. Ölen bir başkası. 

Kuzey Kore başkanı Kim Jong Un’un ailesinden hiç kimse DNA’sını vermediği için Malezya buna emin olamıyormuş. Belki Kuzey Kore başkanı üvey kardeşini öldürttü. Belki başka ülke onu devirmek için aileden birisini kullanmak için ölmüş gibi gösteriyor. Bu uçakta suratına bir şey sıkma tekniği daha önce Ruslar tarafından kullanılmıştı ama elinde bir kardeşle bir iktidar yıkılabilir mi ya da yıkılması mesela Rusya’nın ne kadar işine gelebilir? Burada esas şey, iktidarda 1948’den, ‘Devrim (!)’den beri aynı aile olduğu için, iktidar savaşlarının ailenin figürleri üzerine dönüyor olması. Bu yüzden Osmanlı iktidar savaşlarının kamera şakalı modern versiyonu da olabilir bu. Enteresan bir film gibi değil mi? Fakat aralarındaki en önemli fark, film olsaydı sonunda en azından kimin öldürdüğünü bilebilecek olmamız. Şimdi ise bunu bilmemiz de çok muhtemel imkansız olacak.

Burada kolaylıkla Kuzey Kore’nin bu kırmızı iktidarını, despotik sistemi yerden yere vurarak ve bu cinayetin gerçek nedenini öğrenmesek de başka bir film seyrederek her şeyi geçiştirebiliriz. Ancak diğer iktidarlar çok mu bu ‘iktidar savaşları’ olmaksızın sürüyor? Her iktidar, farklı boylarda da olsa kendi kardeşlerini boğdurmuyor mu? Tabii ki farklı iktidar görünümlerinin mesela bir Kuzey Kore ile İsviçre iktidarının aynı olduğunu söylemiyorum ama İsviçre demokrasinde de sadece nüfusun yüzde 40’ının oy kullanabildiğini hatırlatıyorum. Antik Yunan demokrasinden, yani ‘yurttaş’ olanlar ile hiçbir söz hakkı olmayan köleler hikayesinden pek farklı değil bu. Çizgiler biraz daha belirsiz o kadar. Kuzey Kore’de hanedan var da ABD’de Bushların baba oğul 12 yıllık iktidarı, Türkiye’de 1965’den 2000’e kadar süren Süleyman Demirel dönemleri ya da 2003’ten bugüne ve belki devamı da olacak Erdoğan rejimi çok mu farklı? 

İktidar oldukça onların savaşları olacak. Sadece birbirlerini öldürseler pek itirazım yok, fakat bu iktidar savaşları hepimizi doğrudan yok ediyor ve ne yazık ki bizim hayatımız bu; bir kamera şakası değil…

Yani bu yüzden; ‘Söz, yetki, karar halka, iktidar çöpe.’ 

Yazarın diğer yazıları