İletişim hatası!..

Almanya Gündemi

Almanya ve Türkiye ilişkilerini aslında iletişim hataları bozuyor. Türkiye Almanya’ya derdini bir türlü anlatamıyor. Yoksa Türkiye’nin sunduğu listelerde ana hedef ne muhalifler, ne Alman milletvekilleri, ne de Alman şirketleri. Zira her şey bir iletişim hatası! 

***

MİT uzun bir süreden bu yana Almanya’da faaliyette, fakat darbe süreci ile birlikte aktivitelerini daha da artırttığı biliniyor. Darbe girişiminin akabinde Alman makamlarına sunduğu listelerin sayısı ve uzunluğu da giderek arttı. Zira en son mayıs ayında içinde Alman şirketlerinin de bulunduğu bir liste sunulmuştu. Fakat son liste Türkiye’nin beklediği refleksle karşılanmadı. Malumunuz ticaret ilişkileri Almanya’nın kırmızı çizgisini oluşturuyor.

DİTİB’teki imamların ajanlık faaliyeti yaptığının ortaya çıkması ile birlikte MİT’in Almanya’daki faaliyetleri mercek altına alınmıştı. Son olarak Alman milletvekillerinin de izlendiği, ayrıca Anayasayı Koruma Örgütü’ne çalışmak için başvuru yapanlardan bazılarının MİT ile bağlantısı ortaya çıkması gibi, MİT’in Almanya içerisindeki faaliyetlerinin artması, haliyle rahatsızlık yarattı. Anayasayı Koruma Teşkilatı, MİT’in Almanya’daki faaliyetlerinde yasaların dışına çıktığını açıkladı. Fakat basına bu kadar yoğun sızan MİT faaliyetlerine rağmen  uyarıların rengi henüz ikna edici nitelikte değil. 

Türkiye mayıs ayında Interpol üzerinden Berlin’e 681 Alman şirket ve şahısları da içeren bir liste göndermişti. Sadece 68’inin isimlerinin bilindiği belirtilen listede otomobil şirketi Daimler ile kimya şirketi BASF ve NRW’de bulunan bir Döner firması da bulunuyor. 

İşin içine ticari kaygılar girince, restleşmenin temel dayanağını da ticari yaptırımlar oluşturuyor. Nitekim Almanya son çıkışlarında ticari yaptırım sinyallerini vermişti. 

Gelecektekiler de dahil olmak üzere savunma projelerinin askıya alınması, Almanların Türkiye gezilerine yönelik uyarıları, televizyonların Türkiye reklamlarını yayınlamayacakları açıklamaları gibi açıklamalar, Türkiye’nin geri adım atmasına neden oldu. Zira Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, teröre destek veren şirketler arasında gösterdiği Alman şirketlerine yönelik bir “iletişim hatası” olduğu açıklamasını yaptı. Bozdağ’ın iddiasına göre, listedeki şirketler yalnızca hakkında vergi kaçırma ve teröre destek şüphesiyle soruşturma yürütülen 140 Türk şirket ile iş ilişkisi içinde bulunuyor. Ancak Alman şirketlerin kendisi hakkında bir soruşturmanın söz konusu değil. 

***

Türkiye ile Almanya ticari ilişkiler açısından birbirine bağlı iki ülke. Fakat dengeler Almanya’nın ellerinde. Zira ihracat ve ithalat dengeleri açısından ağır basan ülke Almanya. 

Türkiye’de 6 bin 800 civarında Alman firması bulunuyor. Bu firmaların ticaret hacmi ise 37 milyar Dolar civarında. Yine Ekonomi Bakanlığı verilerine göre Türkiye dış ticarette ihracatının yüzde 9.8’i olan 14 milyar Dolar değerindeki kısmı Almanya’ya yaptı. Yine Almanya 21.5 milyar Dolarla Türkiye’nin en fazla ithalat yaptığı ikinci ülke konumunda bulunuyor. 

Veriler ışığında (Almanya’nın ihracatında Türkiye’nin payı yüzde 1.8, ithalatında ise yüzde 1.6 seviyesinde) kimin kime daha bağlı olduğunu anladıktan sonra liste kahramanlığı da bir yere kadar gidebildi. Almanya’nın peşi sıra yaptığı ticari yaptırım açıklamalarından sonra, Türkiye kendini geri çekmek zorunda kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi ambargo tehdidiyle korkutmak isteyenler daha büyük bir bedeli göze alır. Siz kime çattığınıza bildiğinize emin misiniz? Gelin masaya oturalım ama bu masada eşit şartlarda konuşalım” açıklamasını yapmıştı.

Anlaşılan o ki Almanya kime çattığını iyi biliyor, fakat Türkiye hala farkında değil. O nedenle iletişim hataları devam ediyor/edeceğe de benziyor.

Yazarın diğer yazıları