İngiliz basınında ‘Fırat Kalkanı’

İngiltere Gündemi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Cerablus kasabasına girme kararı tüm dünyadan büyük tepkiler çekti, çünkü tüm dengeleri etkileyecek bir karardı. Kürtlerin tam da o bölgeyi özgürleştirdiği bir dönemde ne diye giriyorsun diye sormazlar mı? Sormalarına gerek yok biliyorlar. Yani asıl hedefin DAİŞ değil de PYD olduğunu artık herkes biliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da gerçi bunu hiç gizlemedi. Ana gövdesinin YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokrat Güçleri’nin dün yaptıkları yazılı açıklamaya göre Türk savaş uçaklarının Cerablus’un güneyindeki bir köyü vurdu. Köyde YPG’nin mevzileri bulunuyordu. Köyde onlarca sivilin öldüğü belirtiliyor. Avrupa ve Amerika’dan şimdilik bir ses seda yok. Ancak görünen o ki yıllardır DAİŞ tehdidini savurmak için canını dişine takan Kürtler, İran, Rusya ve ABD tarafından bir kez daha satıldılar.

Türkiye dışında başta Batı devletleri, YPG’yi ve PYD’yi bir yandan desteklerken bir yandan da iç pazarlıkları için Türkiye’nin aldığı düşmanca tavrı görmezden geliyorlar. Erdoğan’ın sırf Rojava’yı yıkmak için Esad’la bir ortaklık içerisine girmek an meselesi. Peki buna İngiliz başını ne diyor? 

Erdoğan’ın diktatör iktidarına en çok vurgu yapan basınların başında İngiliz basını yer alıyor. Özellikle Gezi direnişinin ardından AKP Hükümetinin Türkiye’yi bir felakete götürdüğünün altı sürekli çiziliyordu. İngiliz basını, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından Türk hükümetin aldığı faşist tutumun en ince detaylarına kadar kamuoyuna duyurdu. Antep’te de Kürtlerin DAİŞ tarafından hedef alınması hakeza büyük ses getirdi. 

DAİŞ’e karşı savaşan güçlerin başında Kürtlerin geldiğini hem İngiliz basını hem de kamuoyu çok iyi biliyor. Dolaysıyla TSK’nın giriştiği bu hareketin hoş karşılanmayacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. İngiltere’de yayınlanan Economist dergisi bu hafta konuya ilişkin detaylı bir makale yayınladı. Makale Erdoğan’ın DAİŞ tehdidinden sürekli PKK’yi ekleyerek bahsetmesinin örtülü bir şekilde eleştirirken, sırf Kürtleri savurmak için Erdoğan’ın önce Rusya’ya yaklaştığını sırada ise Esad’ın olduğunu yazdı. Makalede Kürtlerin sessizce geri çekilmeyeceği de ifade edildi. Independent Gazetesi’nde Robert Fisk imzalı makalede de dört yıldır yok etmeye çalıştığı Esad’ın artık Erdoğan için bir düşman olmaktan çıktığını yazarken Türkiye’nin, Pakistan’ın 1980’lerin başlarında Afganistan’a en çok mücahit gönderen ülke olduğu zamanlardaki haline her geçen gün biraz daha fazla benzediğini ifade etti. 

Independent’ gazetesinin diğer bir haberi de TSK’nin çok tehlikeli bir yola girdiğini yazarken bu hareketin daha bir sene önceden planlandığı ifade etti. Haberde Türk istihbaratının da bir zamanlar DAİŞ’in aktivitelerine göz yumduğunun altı çizildi. Guardian gazetesi de Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusunun DAİŞ yerine Kürtlerle savaştığını bir bir yazdı. Aslında İngiliz basınında genel kanı ise barışın hiç olmadığı kadar çok uzaklarda olduğu belirtmesidir. Osmanlı geleneğini sonuna kadar sürdürmeye kararlı görülen Erdoğan’ın en son istediği şeyin barış olduğunu tüm dünya her geçen gün daha iyi görüyor artık. Erdoğan şimdilik destekleniyor, bu doğru. Peki ya sonra? Bir zamanlar Batı güçleri tarafından desteklenen Kaddafi ve Saddam’ın sonunun ne olduğunu hepimiz gördük. 

Yazarın diğer yazıları