İngiltere için Erdoğan

İngiltere Gündemi

Son bir kaç gündür İngiltere’de tüm gözler Hollanda’ya çevrilmiş durumda. Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na getirilen uçuş yasağının ardından Hollanda‘da başlayan sokak eylemleri ve arbedeler sıkça konuşulmaya başlandı. Yükselen gerilimden ötürü Avusturya ve İsviçre’de de AKP etkinlikleri iptal edilmesi her şeye tuz biber oldu. Af örgütü dahil birçok insan hakları örgütü, BM komisyonunun raporları Türkiye’deki insan haklarına aykırı politikalarını ve Kürdistan’daki talan ve tahribatını zaten gözler önüne sürüyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinin bile diktatörlüğünü kabul ederken İngiltere Türkiye’nin geldiği son duruma ne diyor? 20 milletvekilin katılımıyla İngiliz parlamentosunda geçtiğimiz Perşembe günü, 16 Nisan referandumu öncesinde Türkiye’deki son durumun ele alındığı 90 dakikalık bir oturum yapıldı. Oturumu, Londra’nın kuzeyinde, Türkiyelilerin yoğun bir şekilde yaşadığı Enfield North’un İşçi Partili Milletvekili Joan Ryan’ın inisiyatifi ile gerçekleşti. Oturuma katılan vekiller İngiliz hükümetinden Türkiye’yi eleştirme ve Türk hükümetine yönelik tutumu sertleştirme çağrısında bulundular.

İngiliz ana muhalefet parti olan İşçi Partisi’nin Türk hükümetine yönelik muhalif tavrını görmezden gelmemek gerek. Özellikle parti lideri Jeremy Corbyn’i unutmamak gerek. Corbyn, son 30 yıllık vekillik hayatında Kürtlerin yanında bir şekilde hep yer alırken, şimdilerde referandumda ‘hayır’ kampanyasının birebir içerisinde yer alıyor. Otumda Hükümet adına konuşan Parlamento Dış İlişkiler Komitesi Sekreter Yardımcısı Muhafazakar Parti Milletvekili Tobias Ellwood’da Türkiye’deki içler acısı durumu ve can çekişen demokrasi değerlerini görmezden gelmedi ve Türkiye’ye insan hakları da dahil uluslararası hukuktan kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulundu. 

AKP Hükümetinin Hollanda, Almanya veya Avusturya’da yapmayı planladığı referandum kampanyasının ufak bir benzerini İngiltere’de yapmaya kalksa Türkiyeli göçmenlerden büyük bir tepki olacağını başta ifade etme gerekir. Türkiyeli göçmenler açısından çoğunluğunun sol fraksiyona yakın, Kürt hareketini destekleyen ve Alevi kesimin oluşturduğu İngiltere, AKP’nin top koşturabileceği bir ülke değil. Daha geçen sene dönemin Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun yine o dönemin İngiliz Başbakanını David Cameron’ı ziyareti esnasında Türkiyeliler tarafından nasıl da yuhalandığına gördük. Öyle ki birlikte protesto seslerinden dolayı Davutoğlu’nun ve Cameron’ın canlı yayındaki seslerini bile duyamadık. 

Yani AKP Hükümeti için İngiltere hiç bir zaman oy alabileceği bir coğrafya olmadı. Hollanda veya Almanya ise işçi alımların olduğu Anadolu’dan işçi olarak giden muhafazakar kesimi kendi siyasi hedefi haline getiren AKP İngiltere’deki Türkiyelilerden bir beklentisi yok. Çoğunluğunun hayır diyeceğini biliyorlar zaten. Hollanda hükümetinin bu sert tavrı Avrupa’nın her yerinde Erdoğan’a karşı bir dalgalanma yaratacaktır. Elbette ki Erdoğan taraftarı ve karşıtı göçmenler birbirlerine girecektir bu kaçınılmaz. İngiltere şimdilerde benzeri bir portreden çok uzak ama AKP yüzünü İngiltere’ye çevirdiği anda birçok kesimin Başbakan Theresa May’den benzer bir ambargo bekleyecektir. Muhtemelen May’de zaten AB ülkeleri arası bu denli gerilimliyken daha da fazla düşman kazanmak istemeyecek ve tarafsız gibi görünecektir ama daha geçtiğimiz haftalarda Türkiye ziyaretindeki gibi objektiflere kolayca gülücük atamayacaktır. 

Eskiden ibre Erdoğan’ı gösteriyordu. Müttefik ülke lideriyle iyi anlaşmanın Suriye politikaları için çok önemli olduğuna inanılıyordu ama artık devir değişti. Artık Avrupa için Erdoğan, tüm dünya barışını tehdit eden geri zihniyetli bir diktatörden başkası değil. 

Yazarın diğer yazıları