İngiltere’nin Erdoğan açılımı

İngiltere Gündemi

Cuma günü Trump ziyaretinden sonra Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ile görüşmek için Ankara’ya giden İngiltere Başbakanı Theresa May çok fazla eleştiri aldı. Ziyaretinin öncesinden çeşitli insan hakları ve hukuk kurumları May’in ziyaretinde Erdoğan’ın insan hakları ihlallerini eleştirmesi gerektiğini bildirmiş May’e resmi mektuplar göndermişlerdi. Görüşmesi esnasında Erdoğan yönetimini eleştirmese de insan hakları vurgusu yaptı. Sadece o kadar. May’in Erdoğan ziyareti, İngiltere’nin liberal değerlerine bir ihanet olarak algılandı. 

May’in sebebi ziyareti bazı ticari anlaşmalara imza atmak. 100 milyon Sterlin değerinde bir anlaşma ile yeni bir savaş uçağı geliştirmek için birlikte çalışacaklar. 

Avrupa Birliği’nden kararı (Brexit) yüzünden Avrupa ülkeleri ile arası açılan İngiltere o kadar müşkül duruma düştü ki Erdoğan gibi diktatör bir lidere muhtaç kaldı. May’in Türkiye ziyareti ‘bayağı’ olarak nitelendirildi. Şaka değil. May’in Erdoğan ile görüşmesinden dolayı utanç duyan İngilizlerin sayısı azımsanmayacak kadar. Dünyada gazetecilerin en çok hapiste olduğu ülke Türkiye neticesinde. 

Ekonomisi gittikçe gerileyen Türkiye için bu tarz anlaşmalar hayati değerde. Savunma üzerine ile başlayan bu anlaşmanın daha da ilerilere taşınarak iki ülke arasındaki müttefikliği geliştirmek Erdoğan’ın büyük umudu. 

Başbakan May bu hafta hem Trump’a ve Erdoğan’a çok yaklaştı. Trump ve Erdoğan’ın liderlik anlayışları bakımından birbirlerine çok benzetiliyor. Politikaları farklı olsa da yönetim şekilleri aynı. İkisi de ırkçı ve baskıcı. 

Ne olacak bu İngiltere’nin hali? May geçtiğimiz haftalarda AB’den çıkıldıktan sonra Gümrük Birliğinde de yer almayacaklarını kaydetti. Gümrük Birliği (Customs Union) anlaşmaya varmış ülkelerin kendi aralarında gümrükleri kaldırdığı ortak dış gümrük tarifesi uyguladığı serbest ticaret alanıdır. Ancak birlik bazı ülkeler ile ticarete kısıtlamalar getiriyor. Ortak ülkeler ortak bir dış ticaret politikası oluştururlar ancak bazı ithalat kotaları uygulayabilirler ki İngiltere bunu istemiyor. Peki İngiltere Avrupa Ekonomi Alanında (EEA) yer alır mı? 27 Avrupa Birliği ülkesi dışında Avrupa’da altıncı küçük devlet olan Lichtenstein, Norveç ve İzlanda gibi ülkeler bu platformda yer alıp karşılıklı bir anlaşmaya tabiler. İngiltere bu platformda da yer almak istemiyor çünkü yine Avrupalılara serbest dolaşım hakkını tanıması lazım ki bunu hiç istemiyor. 

Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’na katılan May’in konuşması da hiç beğenilmedi. Nissan ya da Toyota gibi şirketler İngiltere’yi bırakıp başka coğrafyalara açılma peşinde. 

Fransa ve Almanya ile arası açılan İngiltere Amerika, Türkiye ve İsrail’e yakınlaşmaya çalışıyor. Avrupa’ya da bir nevi gözdağı veriyor. 

Yani Avrupa dışında alternatifinin mevcut olduğunu gözlerine sokmaya çalışıyor. İyi de bir sormak gerekiyor: Bu alternatif Erdoğan gibi bir diktatör tarafından yönetilen Türkiye olmak zorunda mı? Denize düşen yılana sarılır misali May, Erdoğan’dan medet umuyor. Çok yazık. 

Yazarın diğer yazıları