Yunanistan’dan sonra…

Fransa Gündemi

Yunan halkının onur kırıcı dayatmalarla burnunu sürtmek isteyen AB emperyalizmine yapılan referandumla "hayır" demesi Fransa’da haftanın gündemini belirledi. Pazar akşamından itibaren liderler trafiği, açıklamalar dizisi birbirini izledi. Obama ile Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande arasında konuya dair bir telefon trafiğinin olduğu Elysee tarafından açıklanmazken, Beyaz Saray resmi sayfasından kamuoyuna duyuruldu.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre, iki liderin, Atina yönetiminin reformlarını sürdürebilecek ve Euro Bölgesi içindeki büyüme ve borç sürdürülebilirliğine dönülecek bir çözümün bulunmasında her iki taraftan da karşılıklı zorlu adımlar atılması gerekliliği üzerine görüştüğü vurgulandı. Açıklamada Beyaz Sarayın, Yunanistan’daki durumu ve küresel piyasaları izlemeye devam edeceğini ve Hollande ile temasların devam edeceği duyuruldu.

ABD’nin Yunan halkının "hayır" tokadından sonra görüşme trafiğine bu kez Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande ve Almanya Başbakanı Angela Merkel görüşmesi eklendi Yunanistan krizini ve referandumu değerlendirmek üzere Paris’te bir araya gelen iki lider, durumdan hoşnut olmadıkları yüzlerinden okunsa da Yunan halkının tercihine saygı duyduklarını ifade etti. Almanya Başbakanı Angela Merkel yeni bir kurtarma paketini konuşmak için henüz erken olduğunu vurguladı. Merkel, "Çok net bir şekilde müzakere kapılarının açık olduğunu ifade etmeliyim, Euro Bölgesi toplantısı da bunun bir göstergesi olarak algılanmalı. Aynı zamanda şunu belirtelim; somut bir kurtarma programına dair müzakerelerin başlaması için gereken şartlar henüz yerine getirilmedi" dedi.

Yunan halkının kararından sonra birçok politikacıda yaptıkları açıklamalarla sürece dahil oldu. Fransa eski Milli Eğitim Bakanı ve Sosyalist Parti (PS) milletvekili Benoît Hamon, Yunanistan’da gerçekleştirilen referandumda ortaya çıkan sonucun Almanya Başbakanı Angela Merkel’in mağlubiyeti olduğunu savunurken, Krizin yönetiminin Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande tarafından devralınması gerektiğini savundu. Hamon, "Sosyal demokratlar da dahil olmak üzere Almanya kaybetti. Liderliği François Hollande devralmalı" ifadelerini kullandı. Diğer taraftan Avrupa’da son yıllarda güç kazanan aşırı sağ partilerin Yunanistan’ın Euro bölgesinden çıkması yönünde aynı amaçlarının bulunduğunu hatırlatarak dikkatli olunması gerektiği vurgusunda bulundu.

Fransa Hükümet Sözcüsü Stephane Le Foll da Avrupa’daki hiçbir liderin Yunanistan’ın Euro bölgesinin dışına konulmasına taraftar olmadığını ve referanduma çıkan ‘hayır’ kararı sonrası Yunan hükümetinin yeni bir öneri getirmesini beklediklerini kaydetti.

Yunanistan’da Pazar günü yapılan referandumda, uluslararası kurtarma paketinin koşullarının, reddedilmesinin etkileri önümüzdeki günlerde Paris’te yapılacak toplantılar zincirini çoğaltacağa benziyor. Fransa Cumhurbaşkanı Avrupa içerisinde lider olmaya yaptığı diplomatik görüşmelerle soyunurken, kendi ülkesindeki kriz halini unutmuşa benziyor. Diğer taraftan Avrupa’da İspanya, Portekiz, İtalya ve daha birçok ülkede yaşanan ve giderek derinleşen krizin sonuçlarının dalga dalga gelmesi korkusu hem Hollande’ı hem de Merkel’i sarmış durumda. Borç batağı, ekonomik kriz pençesinde olan bu ülkelerden de Yunanistan benzeri bir sonucun gelmesi Avrupa Birliği içerisinde büyük güç olan Almanya ve Fransa için daha yıkıcı sonuçlar getireceği açık. Fransa açısından bir diğer kaygı verici nokta ise son yıllarda kemer sıkma politikaları nedeniyle biriken öfkenin farklı siyasal sonuçlara evrilmesi tehlikesi. Bu nedenle Paris-Elysee’de bu günlerde hareketli pazarlıklar dönecek. Dıştan ve içten tehlike sinyalleri liderlerin kabusu olmaya devam edecek.

Yazarın diğer yazıları