Yurtta provokasyon cihanda provokasyon…

Erdoğan ve çevresi iktidara mahkum. Bunun nedenlerini kerelerce yazdık, konuştuk; fakat her defasında muhattabı olduğumuz yeni durumu izah edebilmek için işe yeniden buradan başlamak zorunda kalıyoruz.

Boğazına kadar ranta ve suça bulaşmış Erdoğan ve çevresinin politik tepkilerini değerlendirirken; bu adamların yargılanmaktan ve cezaevine girmekten kurtulmak için iktidara tutunmaktan başka çarelerinin olmadığını bilmemiz gerekir.

17 yıl boyunca başta büyük şehirler olmak üzere bütün ülkeyi talan eden bu adamların bir gün kendilerinden hesap sorulamasın diye yapamacağı hiç bir şey yoktur. Daha önce de yaptılar; seçim kazanmak uğruna bu ülkenin bütün değerleri ile oynan Erdoğan ve çevresinin hem içerde hem de dışarıda yeni provokasyonlar yapma yoluna gideceği herkes tarafından bilinmektedir.

Kendileri de bunu gizleme gereği duymuyorlar; kaybettikleri İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını alacaklarını iddia ederken 7 Haziran sonrasını referans olarak gösteriyorlar. Yazarken bile insanlığımızdan utandığımız cumhuriyet tarihinin en kanlı Suruç ve Ankara katliamları ile seçim kazanan AKP yeniden aynı şeyleri yapmayı planladığını gizlemiyor…

Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı bunun işaret fişeğiydi; daha önceden İstanbul’da Belediye Başkanlığı seçimlerini tekrar yaptırmayı kafasına koymuş Erdoğan ve çevresi Kılıçdaroğlu üzerinden muhalefetin geri kalanına göz dağı vermeye çalıştı…

Ama nafile korkaklık gibi cesaret de bulaşılıcıdır; Kürtler hem Ortadoğu, hem de Türkiye halklarına bu coğrafyada nasıl yaşanması gerektiğini zalimin önünde diz çökmeyerek, meydan okuyarak, en zor koşullarda bedel ödeyerek gösterdiler.

Erdoğan ne yaparsa yapsın; Kürtler kendileri ile birlikte bütün bölge haklarının korku duvarını aşmasını sağladılar, toplumun geri kalanına güç verdiler, cesaret verdiler.

Muhtemellen iktidar içerde halkları karşı karşıya getirerek kendi oylarını konsolide etmeye çalışacak; Erdoğan kendisinin yaşanan onca yıldan ve edinilmiş tecrübelerden sonra Kürt halkının artık eskisi gibi kolay manipüle edelemeyeceğini biliyor.

Özellikle metropollerdeki Kürtlerin oylarından çoktan vazgeçmiş AKP iktidarı, Türkler ve Kürtleri çatıştırarak oy toplamaya çalışmaktan çekinmeyecektir. Bu tehlikeye karşı uyanık olmak gerekir. İktidarın provokasyonlarını boşa çıkaracak en doğru tutum HDP’nin toplumun tamamını kapsayan demokrasi ve özgürlük talebini bıkmadan usanmadan, her geçen gün biraz daha gür bir sesle dillendirmesi olacaktır.

Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’la yıllar sonra birçok değerli insanın şehadeti pahasına gerçekleşen görüşmeyi kimse ucuz pazarlıkların konusu edemez.

Etmek istese bile bunun Kürt Toplumunda bir karşılığı olmaz. Kürt Özgürlük Hareketi bu bölgede ilkeli siyaset yapan ender bir kaç siyasal hareketten biridir. Bu yönüyle sadece bölgede değil bütün dünyada haklı bir ünü olan Kürt Özgürlük Hareketinin prensipleri vardır ve bunlar günlük politik tartışmaların konusu edilemezler..

HDP ve Kürt Özgürlük Hareketinin bu ilkeli tutumu içerde Erdoğan rejimi tarafından önümüzdeki günlerde devreye sokulması beklenen provokasyonların en önemli panzehiri olacaktır.

Bir kez daha anlaşıldı ki İstanbul Belediyesi Erdoğan rejiminin en önemli kalelerinden bir tanesidir ve bu kaleyi kaybetmek rejimi sarsmış, korkuya kapılmasına neden olmuştur. Bundan dolayı rejim iktidarını güvenceye almak için sadece içerde provokasyonlar yapmakla yetinmeyecektir.

Daha önce nasıl ki; Almanya, Hollanda ve Avusturya ile suni gerilimler yaratarak ucuz batı karşıtlığı üzerinden oy toplamaya çalıştıysa şimdi de aynı şeyleri yapacaktır.

Nitekim Erdoğan rejimi Doğu Akdeniz’de aşama aşama dozajını arttıracağı bir gerilimi seçimleri kazanabilmek için kullanmaya çalışacaktır. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine; başta ABD ve AB olmak üzere birçok ülkeden tepkiler gelmeye başladı bile.

Erdoğan seçimlere Türkiye’nin haklarını bütün dünyaya karşı koruyan bir lider olarak girmek istiyor; fakat tıpkı bizzat Erdoğan’ın kendisi gibi bu tür deli saçması metodlar da artık geçmişte kaldı. Siyasal tarihini en büyük kumarını oynayan Erdoğan ne yaparsa yapsın kaybedecek.

Yazarın diğer yazıları