Zaza 101 yaşında

Bugün Kürt aydın ve siyasetçisi Nûreddîn Zaza’nın 101. doğum yıldönümü. 15 Ocak 1919’da Xarpêt’in (Elazığ) Maden ilçesinde dünyaya gelen Zaza’nın mücadele dolu hayatı, hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Kürt aydın ve siyasetçi Nûreddîn Zaza (Yusuf Ziya), doğumunun 101.yılında hafızalardaki yerini koruyor. Şêx Seîd isyanı sonrasında babası ve bir ağabeyi tutuklanan, kendisi ve diğer ağabeyi Dr.Ahmed Nafîz ile birlikte Rojava’ya geçen Zaza, Cegerxwîn, Qedrîcan, Osman Sebri, Dr. Ahmed Nafîz, Celadet Bedîrxan gibi sürgündeki aydınlarla beraber 1938’de Kürt Gençlik Kulübü’nün (Klûba Ciwanên Kurd) kuruluşunda yer aldı. Hawar ve Ronahî dergilerinde makaleler ve öyküleri yayınlanan Zaza, Celadet Bedîrxan, tarafından “Kürtler’in Çehov’u” olarak isimlendirilen biri.

Doktorasını İsviçre’de tamamlıyor

Lise eğitimini tamamladıktan sonra Beyrut’ta bulunan St. Joseph Fransız Üniversitesi’nde siyasal bilimlerden mezun olan Zaza, 2. dünya savaşından sonra İsviçre’ye yerleşiyor ve Lozan Üniversitesi’nde Eğitim bilimlerinde 1955 yılında doktorasını tamamlıyor. Zaza doktorasını, 1955’te “Emmanuel Mounier’nin yükümlülük kavramı üzerine eleştirel bir araştırma” (Étude critique de la notion d’engagement chez Emmanuel Mounier) ile tamamlıyor. Ulusal ve toplumsal mücadelede kültür ve dilin önemine inanan Zaza, bu amaçla gizlice kendi önsözüyle Memê Alan destanını yayınlıyor. Aynı eseri daha sonra Fransızca’ya da çeviriyor.

Kürdistan’a dönüş

1956’da 17 arkadaşıyla birlikte Almanya’da Avrupa Kürt Öğrenciler Derneği (KSSE)’yi kuran Zaza, ülkeye dönüş kararı alarak, 1957 yılında Cegerxwîn ile beraber PDK-S’nin kurucuları arasında yer alıyor ve partinin genel başkanlığını üstleniyor. Zaza, Güney Kürdistan’a Mele Mistefa Barzanî’yi ziyarete giderken de Irak rejimi tarafından yakalanarak, tutuklanıyor.

8 Ağustos 1960’da PDK-S’nin başkanı iken tutuklanan Zaza,  Şam ve Halep zindanları ile Mezze Askeri Hapishanesi’nde on iki ay boyunca ağır işkencelere maruz kalıyor.

8 Mart 1963’te darbe ile yönetimi ele geçiren Baas Partisi tarafından adı “kara liste”ye alınan Zaza, 14 Haziran 1963’te gizlice Lübnan’a geçmeyi başarıyor. Burada birçok yazınsal ürün ortaya çıkaran Zaza, Beyrut’taki Irak büyükelçisinin kurduğu komplo sonucu 15 Şubat 1966’da tekrar tutuklanıyor.

21 Nisan 1966’da sınır dışı edilerek Ürdün’e gönderilen Zaza, Ürdün’ün kendisini kabul etmemesi üzerine tekrar Lübnan’a gönderiliyor ve ardından Lübnan emniyeti tarafından Suriye’ye teslim edilerek Şam’da Şeyh Hasan Hapishanesi’ne konuluyor. Beş ay tutuklu kaldıktan sonra da 9 Ağustos 1967’de gizlice Kuzey Kürdistan’a dönen Zaza, burada da ailesinden birinin ihbarı üzerine takibe alınır ve Türk devletinin baskıları karşısında Kuzey Kürdistan’dan bir kez daha ayrılarak 25 Temmuz 1970 tarihinde tekrar İsviçre’ye geçiyor.

İsviçre’de yazınsal ve edebi çalışmalarına devam eden Zaza’nın en önemli eseri, 1983’te yayınladığı “Bir Kürt Olarak Yaşamım” (Ma Vie de Kurde) isimli otobiyografisidir. Zaza, ayrıca Dengê Kurdistan dergisini yayınlayıp, burada da yazılar yazıyor.

Hayalleri Rojava’da yaşam buluyor

Kürt sorununu Ortadoğu siyasi ve coğrafi yapısı içinde tahlil eden Zaza, İsviçre’nin 26 kantondan oluşan federal (veya konfederal), çok dilli, çok kültürlü modelini örnek alan bir çözümü savunuyordu.

Suriye Kürdistan Demokrat Partisi’nin (PDK-S) kurucularından ve ilk genel başkanı da olan Dr. Nûreddîn Zaza’nın mücadele ile geçen yaşamını yoldaşlarından Dr. Xelîl Ezîz Ebdî, ANF’den Ersin Çaksu’ya verdiği röportajda şöyle aktaracaktı:

“Suriye rejimleri her zaman Kürtleri ayrılıkçılıkla suçladı. Ama Doktor ise her zaman Kürtlerin hakkından fazlasını istemediğini belirtiyordu. Bugün Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye baktığımızda Doktor’un hayallerinin fazlasıyla gerçekleştiğini belirtebiliriz.”

1972 yılında gazeteci-yazar Gilbert Favre ile evlenen ve bu evlilikten Şengo isimli bir oğlu olan Zaza, ölümünden bir yıl önce 1987’de Ehmedê Xanî’nin Mem û Zîn eserini Fransızca’ya çevirdi. Zaza, 7 Ocak 1988’de Lozan’da, ardından mücadele ile dolu bir yaşam bırakarak hayata gözlerini yumdu.

KÜLTÜRSERVİSİ

Yazarın diğer yazıları

    None Found