Zeki AKIL: Kürtlerin baş düşmanı Erdoğan ve Bahçeli Türkiyesidir

Erdoğan yönetimindeki Türkiye Kürt soykırımından vazgeçmiyor. 21. Yüzyılda Türk devleti hala Kürtleri tarihten silme stratejisinde bir değişikliğe gitmedi. Ortada bir Kürt Türk çelişkisi veya siyasi bir anlaşmazlığı yok. Bir anlaşmazlık olsa üzerinde tartışılır, savaş, barış, diyalogla çözülür. Taraflar birbirlerine bazı tavizler verebilir. Ancak Türk devletinin Kürtlerden istediği bir taviz veya geri adım atması değildir. İstenen Kürtlerin yok olması, Türkleştirilip soykırıma tabi tutulmasıdır.

Türk devleti Kürt halkının varlığını tanısaydı çözüm bulmak zor olmazdı. Önder Apo olabildiği kadar esnek ve çözümü kolaylaştıracak öneriler sundu. Erdoğan hükümeti İmralı’yla yıllar süren görüşmeler yaptı. Kürt tarafı sürekli çözüm önerileri yaptı, çözümün önünü açmak için adımlar attı. Türk devleti bu görüşmelerde hiçbir çözüm önerisi sunmadı. Kamuoyuna sunduğu hiçbir çözüm projesi yoktur. Kürtlerin anadilleriyle eğitim hakkını bile kabul etmedi. Şimdiye kadar Türk devletinin Kürtlerin hangi hakkını tanıyacağına dair bir açıklaması olmamıştır.

Erdoğan şimdi televizyonlara çıkıp „Kürtlerle bir sorunumuz yok, zor zamanlarında yanlarında olduk, Saddam’dan kaçtıklarında barındırdık. Suriye’den kaçanları kabul ettik,“ diyor. Sorunu sadece PKK ve YPG imiş. Tarihi Kürt sorununu getirip PKK şahsında terörle tanımlıyor. PKK bitse Kürt sorunu da bitmiş olacak. Suriye sınırında oluşacak güvenli bölgeyi benim denetimime verin, diyor. „Bu öneriyi Obama zamanında da yaptım. Trump şimdi kabul ediyor. Türkiye’deki milyonlarca mülteciyi getirip bu bölgeye yerleştirelim, TOKİ gelsin onlara konut yapsın“ vb diyor.

Türkiye’ye göçen insanlar neden geldikleri yere dönmüyorlar da sınır boyu Kürtlere ait olan topraklara yerleştiriliyorlar? Milyonları veya yüzbinleri bu bölgeye yerleştirdin mi, Kürtler yerlerini terk etmek zorunda kalacaklar. Çünkü Türk devletinin getirdiklerinin çoğu DAİŞ ve El Kaide artıklarıdır. Yani eğitilmiş ve örgütlenmiş kesimlerin denetimine bölge verilecek. Eğer Erdoğan Kürtlere düşman değilse neden referandum için ordusunu Güney Kürdistan sınırına yığdı. Barzanilere büyük hakaretlerde bulundu. „Sınırı kapatır, sizi aç bırakırım,“ dedi. İran ve Irak’la ittifak yapıp Kerkük’ü Kürtlerin denetiminden çıkardı. Erfîn’i işgal edip halkı topraklarından sürdü. Şimdi Şehba bölgesinde yüz bin Erfînli çadır ve barınaklarda yaşıyor. Neden halkın topraklarına dönmesine izin verilmiyor? Zeytinleri ve mal varlıkları, toprakları talan ediliyor. ÖSO adı altında çeteler devşirilip halkın üzerine salınmış. Kürtlerin yerlerine bu çevreler yerleştiriliyor.

Erdoğan „ABD 23 bin TIR dolusu cephane ve malzeme Kuzey Suriye’ye taşıdı. Bunları YPG ve SDG’ye verdi,“ diyor. İnkar ve demagojide, yalan ve çarpıtmada sınır tanımıyor. Yıllardır o topraklarda DAİŞ’e karşı büyük bir savaş veriliyor. ABD’nin kendi güçleri var. Bunların ihtiyaçları karşılanıyor, DAİŞ’e karşı savaş için malzeme taşınıyor. Görüldüğü gibi Erdoğan’ın derdi DAİŞ ve ona karşı verilen savaş değil. O savaşı gerekli ve meşru da görmüyor. Görse bu kadar TIR’la gelen malzemeyi YPG’ye verdi diye ABD’i suçlamaz ve gerçekleri saptırmaz. Kendisi DAİŞ’e iki bin TIR cephane, silah ve malzeme taşıdı. Bunlar görüntülerle kanıtladı. Dönemin içişleri bakanı bunu itiraf etti. Tabi TIR’lar o zamandan beri malzeme taşımaya devam ediyor.

Erdoğan bu kadar silah ve cephaneyi Kürtlere karşı savaşsınlar, Esad rejimine karşı kullansınlar diye DAİŞ, Nusra gibi çetelere akıttı. Şimdi ABD ve Avrupa Kürtleri katlettirmeyeceğiz dediği için Kürtlerle bir düşmanlığımız yok, diyor. Başur için statü oluştu, o zaman hata yaptık diye hala hayıflanıyor. Aynı hatayı Suriye’de yapmayacağız açıklamasını her fırsatta yapıyor. PKK ve Rojava tasfiye edilirse sıra Güney Kürdistan’a gelecek. Eğer Erdoğan Kürtlere düşman değilse o zaman Kıbrıs Türkleri için istediği hakları Suriye Kürtleri için de savunsun. Erdoğan kamuoyuna açıklasın, Suriye Kürtleri için hangi statüyü istiyor? İstediği bir statü yok. Özerklik için bile olmaz, diyor. Kırmızı çizgi olarak ilan ediyor. Kürtlerin hiçbir görüşme ve platforma katılmasına izin vermiyor, bloke ediyor.

Dünyada Kürtlere düşmanlığın öncülüğünü Türkiye yapıyor. Bahçeli gibi bir ırkçı ve faşistin ortağı olduğu bir hükümetten Kürt kardeşliği veya dostluğu çıkar mı?

Erdoğan, Putin ve Trump arasında mekik dokuyor. Gerçi Trump görüşmek için o kadar hevesli değil. Putin’le kanka olmuş. Neredeyse haftalık görüşecekler. Erdoğanları bu kadar ayağa düşüren Kürt düşmanlığından başka bir şey değil. Normalde Rusya’ya bu kadar yaltaklanmasına ve taviz vermesine gerek yok. Ama İdlib’deki silahlı çetelerin de hamiliğini üstüne almış. Dünyada kim Kürtlere düşmanlık yapacak, onlara karşı savaşacak veya Türkiye’ye destek verecekse Erdoğan onların ayağına gitmeye, her türlü tavizi vermeye hazırdır. Erdoğan ve şürekası Kürtlere karşı her türlü melanetin içindedirler. Maskeleri düşmüş, ırkçı ve çirkin yüzleri açığa çıkmıştır. Artık tüm dünya bunun farkındadır. Anlamayan ve sarsılmayan Kürtler varsa onlara duyurulur!

Yazarın diğer yazıları

    None Found