Zoraki seçimde tercih yapıldı

Türkiye, Saray’ın dayatmasıyla dün erken-yeniden seçime gitti. AKP, aylardır Kürdistan kentlerinde uyguladığı devlet terönünü seçim gününe de taşıdı. Kürdistan’daki sıkıyönetim koşullarına rağmen, halk sandık başına giderek oyunu kullandı. 

Yüksek Seçim Kurulu verilerine göre, 26. dönem milletvekili seçimlerinde  54 milyon 49 bin 851 seçmenin oy kullanması bekleniyordu. 175 bin sandıkta oy verme işlemi Kürdistan ve Doğu Karadeniz’deki 32 ilde 07.00-16.00 saatleri arasında gerçekleşti. 

Diğer 49 ilde ise, 08.00’de başlayan oy verme işlemi saat 17.00’da tamamlandı. Diğer 49 ilde ise sandıklarda oy verme işlemi saat 08.00’de başladı. Gümrüklerde de aynı saate kadar yurtdışı seçmenleri oy kullanabildi. 

Katılım yüksek

7 Haziran seçimlerinde sandığa gitme oranı yüzde 83.92 gibi bir rakamla yakın dönemin en yüksek oranı oluşurken, 1 Kasım seçimlerinde de katılım oranının yüksek olması bekleniyor. Öte yandan, yurt dışında seçimlere katılma oranın yüzde 42,3 oranına ulaşarak, 7 Haziran’a göre yüzde 5,47 oranında artış göstererek 1 milyon 270 bini aştı. Toplam 75 milyon 288 bin 955 birleşik oy pusulası basıldı. 

16 siyasi parti yarıştı

550 sandalyelik parlamento için seçime 16 siyasi parti katıldı. YSK, Türkiye genelinde 21 bağımsız aday olduğunu açıkladı, adaylardan biri geri çekildi. İçişleri Bakanlığı 385 bin polis ve jandarmanın görevlendirildiğini açıkladı. 

300’e yakın gözlemci

Sivil katliamlar, askeri operasyonlar, DAİŞ’e yaptırılan bombalı saldırıların gölgesi altında gidilen seçimlerin güvenliği, en çok tartışılan konu oldu. HDP’nin adil, şeffaf ve demokratik bir seçim için uluslararası kamuoyuna yaptığı "Bağımsız gözlemci" çağrısı yanıt bularak, çoğunluğu Avrupalı parlamenterler ve insan hakları aktivistlerden oluşan 300’e yakın gözlemci seçimleri izledi. 27 kentte tüm baskılara rağmen 1 Kasım seçimlerini takip eden heyetler arasında Güney Kürdistan siyasi parti ve STK temsilcileri, Fransa Sol Parti, Fransa Komünist Partisi, Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu, Katalan Meclisi parlamenterleri, Bask Aralar Partisi, Almanya Sol Partisi Die-Linke, Kıbrıs AKEL Partisi, Avrupa Parlamentosu Birleşik Sol Parti Grubu (GUE/NGL), İtalya Sendikalar Konfederasyonu (COBAS), Norveç Sosyalist Partisi, Norveç Kızıl Parti, Danimarka Sosyalist Halklar Partisi, Danimarka Kızıl-Yeşil İttifak Partisi, İsveç Sosyal Demokrat Parti, İsveç Sol Partisi parlamenterleri ile İngiltere’den gelen avukat ve sivil toplum temsilcileri bulunuyor. 

Yurtdışından 480 gönüllü

Yurtdışı oylarının takibi için de 480 HDP gönüllüsü Türkiye’ye gitti. 8 Eylül-25 Ekim tarihleri arasında kullanılan yurtdışı oylarının Ankara Ticaret Odası’ndaki sayımı sırasında 480 gönüllü görev yaptı.  

Oy ve Ötesi görev başındaydı-

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun "sandıkların başında kimse durmayacak" sözleri ve bazı bölgelere gönderilen "Oy ve Ötesi üyeleri sandık başında kalmayacak" şeklindeki resmi yazılara rağmen, Oy ve Ötesi 60 bine yakın gönüllüsüyle seçim güvenliğini aldı. 

HDP’de kriz masası

HDP de, kriz masası oluşturarak ihlalleri anı anına tespit etti. Tüm bilgilerin aktığı HDP Genel Merkezi’nde, olası saldırılara karşı HDP’liler tarafından güvenlik önlemleri alındı. Kriz masasının yanısıra, merkezi bilgi işlem sistemi ile seçim sonuçları oy verme işleminin tamamlanmasından hemen sonra HDP bilgi işlem tarafından kayıt altına alındı.  

‘Tekrar seçim’ kararı

25. Dönem milletvekili genel seçimleri 7 Haziran 2015’te yapıldı. Aslında 26. dönem milletvekili seçimlerinin Anayasanın 77. maddesi uyarınca dört yıl sonra 2019’da yapılması gerekiyordu. 

Koalisyon kurulamadı

Ancak 7 Haziran’da HDP’nin yüzde 13’lük oy oranıyla 13 yıllık tek başına iktidar dönemine son verdiği AKP ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarını hazmedemeyip ülkeyi yeni bir seçime götürdü.  

AKP’nin yeniden seçim planı gereği, koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmadı; seçim sonrası güven oyu alan bir hükümet kurulmadı. Erdoğan Anayasa’nın 116. maddesini dayanak yaparak seçimlerin yenilenmesine karar verdi. 

Ölümlerle seçim çalışması

7 Haziran seçim sonuçlarını kabullenmeyen AKP, ülkeyi 90’larda bile görülmeyen uygulamalara imza attığı bir savaş dönemine sürükledi. 7 Haziran hezimeti ardından savaş konseptini devreye koyan AKP, siyasi soykırım operasyonlarıyla HDP bileşenleri, çalışanları ve seçmenini hedef aldı. 24 Temmuz-25 Ekim tarihleri arasında en az 2 bin 590 kişi gözaltına alındı. 630 kişi tutuklandı. Seçimler öncesinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecrit, seçim sonrası İmralı’yla tümden irtibatın kesilmesi şeklinde devam etti. HDP heyeti en son 5 Nisan tarihinde Öcalan’la görüştü. 

24 Temmuz’da Medya Savunma Alanları’na askeri operasyon, içerde ise HDP’lilere yönelik siyasi soykırım operasyonlarıyla başlayan süreç, Kürdistan’da "güvenlik bölgesi" adı altında OHAL’in günlük olarak uygulandığı, ‘sokağa çıkma yasağı’ adı altında sivillerin katledildiği bir sürece dönüştü. Seçim öncesinde Mersin, Adana HDP binaları ve Amed mitingine bombalı saldırılar, seçimden sonra Suruç ve Ankara’daki toplu katliamlarla devam etti. Katledilen sivillerin cenazeleri yerlerde sürüklendi, kadın gerillaların bedenleri sokaklarda çıplak teşhir edildi. PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, önceki gün ANF’ye verdiği röportajında 24 Temmuz’dan bu yana her iki taraftan (çatışma, katliamlar ve sivil ölümleri de dahil) yaşamını yitirenlerin sayısını 1957 olarak verdi. 

 HABER MERKEZİ


Zorlu bir dönemdi

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş oyunu İstanbul’da, Eşbaşkan Figen Yüksekdağ ise Van’da kullandı. 

Sultanbeyli Mevlana Ortaokulu’ndaki oy verme işlemi ardından konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 1 Kasım seçimlerinin Türkiye siyasi tarihi açısından önemine değinerek,  “Umuyorum bugün yapılacak seçimlerde ortaya çıkacak sonuçlar bütün ülke için hayırlı olacaktır. Bütün Türkiye’nin en fazla arzuladığı şey huzurdur, barıştır” dedi. Zorlu, sıkıntılı bir seçim dönemini geride bıraktıklarını vurgulayan Demirtaş, “Yitirdiğimiz canlar oldu. Çıkan sonuç ailelerine bir teselli olsun. Bugün sandıktan ne çıkarsa çıksın herkes açısından geleceğe umutla bakmayı gerektirecek bir sonuç olacağından kuşku duymuyoruz” diye konuştu. 

Dayatılmış bir seçim

Van’ın merkez ilçesi Tuşba ilçesine bağlı Marmit (Topaktaş) Mahallesi İlkokulu’nda oyunu kullanan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ise 1 Kasım seçimlerinin dayatılmış bir seçim olduğuna işaret etti. “Bizlere dayatılan bu seçimlerden de halkımızın barış ve demokrasi isteğinin çıkmasını istiyoruz. Çok ağır günler yaşadık. Ölüm, baskı, savaşın ortasında çalışma yürütmek zorunda kaldık. Diliyorum ki bundan sonra halk tarafından yapılmış bütün seçimler bu siyaset tarafından kırılıp dökülmesin” dedi. 
1 Kasım seçimlerinden, seçmen iradesinin yok sayılamayacağı kadar güçlü bir irade çıkmasını, demokrasi çıkmasını istediğini vurgulayan Yüksekdağ, şöyle devam etti: “Diliyorum ki bir daha barış için inat etmemiz gerekmesin, demokrasi için inat etmemiz gerekmesin. 7 Haziran seçimleri yok sayılmasaydı halkımız barışın kalıcılaşmasının sağlanması için açılmış bir yoldan ilerleyecekti. 1 Kasım’a kadar olan yol çok daha zorlu bir yol ve yolculuk haline getirildi. 1 Kasım’dan sonra yolumuz açık olsun. Acının, gözyaşının, savaşın ve zulmün, insanların zorla tercihinin değiştirildiği bir Türkiye olmasın. İnsanlar bunun için seçimlere girdi ve umarım kazanacağız.” 

 VAN/İSTANBUL

Yazarın diğer yazıları

    None Found