10 testen biri pozitif

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da artan koronavirüs vakalarına ilişkin önceki gece açıklama yapan Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Son 24 saatte (önceki gece itibarıyla) toplam 3 bin 952 test yapıldı. 343 yeni tanı var. 7 hastamızı kaybettik” dedi.

Dün gece ise Koca  “Son 24 saatte 5.035 test sonuçlandı. 561 tanı kondu. 15 hastamız hayata veda etti” dedi.

Koca’nın son açıklamasıyla birlikte koronavirüs nedeniyle ölenlerin sayısı 59’a, vaka sayısı 2 bin 433’ye yükseldi. Test sayısı dün akşam Sağlık Bakanının açıklamasından önce diğer günlere en yüksek seviyedeydi ancak yine de 4 bini bile aşamadı. (Sağlık Bakanının dün akşam geç saatlerinde açıkladığı veriler buna dahil değil)

Yaşamını yitirenler ve vaka sayısındaki artış:

  • 11 Mart – 1 vaka
  • 13 Mart – 5 vaka
  • 14 Mart – 6 vaka
  • 15 Mart – 18 vaka
  • 16 Mart – 47 vaka
  • 17 Mart – 98 vaka – 1 ölü
  • 18 Mart – 191 vaka – 3 ölü
  • 19 Mart – 359 vaka – 4 ölü
  • 20 Mart – 670 vaka – 9 ölü
  • 21 Mart – 947 vaka – 21 ölü
  • 22 Mart – 1236 vaka – 30 ölü
  • 23 Mart – 1529 vaka – 37 ölü
  • 24 Mart – 1872 vaka – 44 ölü
  • 25 Mart–  2433 vaka – 59 ölü

11 günün rekoru  Türkiye’de

Türkiye, test sayısındaki azlığa rağmen bin 500 vakaya sadece 11 günde ulaşarak rekor kırdı. İtalya’da bile vaka sayısının bini aşması bir ayı buldu.

Prof. İbrahim Sirkeci ve Doç. Murat Yüceşahin’in konuyla ilgili BirGün için yaptığı değerlendirme şöyle: Koronavirüse ilişkin veriler incelendiğinde bazı ülkelerin yayılıma daha dirençli olduğu gözlemleniyor. 1000 vaka sayısına görece daha sanayileşmiş ülkelerde çok daha geç; 40 gün veya daha uzun sürede ulaşıldığını görüyoruz. Japonya ve Güney Kore gibi çok erken tedbir almaya başlamış olan ülkelerde de bu sürenin uzun olduğunu görüyoruz.

Tedbirler ve testler konusunda geriden gelen ülkelerde ise sayıların hızla yükseldiğini görüyoruz. Sanayileşmiş ülkelerde 1000 vaka sayısına 40 gün ve üzerinde ulaşılırken Türkiye ve İran’da 10-13 günde ulaşılmış. Avrupa’da sosyal mesafe tedbirlerine en erken başlamış olan İtalya’da ise 31 günde ulaşılmış.

Türkiye’nin İtalya’daki seyri yaklaşık 20-22 gün geriden takip ettiğini görüyoruz. Türkiye’nin 11. günde geldiği seviye İtalya’nın 32. günde geldiği seviyeye çok yakın. Bu verilerle Türkiye’nin vaka sayısının önümüzdeki 10 günde 20 bine ve maalesef ölü sayısının bin 200 – bin 400’e yaklaşması muhtemel.”

HABER MERKEZİ


Türkiye dışında 32 vatandaşı

Türkiye dışında yaşayan 32 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı koronavirüsü nedeniyle öldü.

Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 8 ülkeden 2 bin 721 Türk öğrencinin Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen 11 farklı seferle Türkiye’ye götürüldüğünü söyledi. Bakan Çavuşoğlu, bu öğrencilerin 14 gün boyunca Sakarya, Samsun ve Sivas’taki yurtlarda kalacağını belirtti. Çavuşoğlu, Türkiye dışında yaşayan ve koronavirüsü salgını nedeniyle hayatını kaybeden Türkiye vatandaşlarının sayısının 32’ye yükseldiğini bildirdi. Çavuşoğlu, bu kişilerin çoğunluğunun Avrupa’da yaşayanlar olduğunu ekledi.


33 yaşındaki Dilek koronaya yenildi

CHP 24. Dönem Amasya Milletvekili Ramis Topal’ın İstanbul’da yaşayan 33 yaşındaki yeğeni Dilek Tahtalı koronavirüsten hayatını kaybetti.

İstanbul’da Acıbadem International Hastanesi’nde çalışan 33 yaşındaki Dilek Tahtalı, 10 Mart 2020’de yakalandığı koronavirüs salgını hastalığına, tedavi gördüğü Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde yenik düştü. Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen ölüm belgesine ”Bulaşıcı Hastalık (Doğal Ölüm)” yazıldı.

Sadece İstanbul’da 24 hekim ve hemşire

Koronavirüs salgınıyla mücadelede yurt dışından gelen riskli grupların “Durum Bildirir Sağlık Raporu” için Aile Sağlığı Merkezi’ne (ASM) yönlendirilmesi nedeniyle hükümete eleştirilerde bulunan İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kutbettin Demir, İstanbul’un farklı ilçelerinde görev yapıp, koronavirüsü tespit edilen aile hekimi ile hemşire sayısının 24’e çıktığını açıkladı. Dr. Demir, söz konusu sağlık çalışanlarının genel durumlarının iyi olduğunu belirtti.


Hükümet vahameti anlatmak istemiyor

En büyük sağlık meslek örgütü olan Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) yanı sıra Tabip Odaları da koronavirüsle mücadelenin dışında tutuluyor.

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Osman Öztürk, Erdoğan başkanlığındaki toplantıya Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan Ticaret Bakanlığı’na kadar devletin birçok kademesinin katıldığını, ancak sağlık meslek örgütlerinin çağrılmadığını hatırlattı. Öztürk, salgının hızla yayıldığı bir durumda bile testlerin yapıldığı iller ve ilçelerin söylenmediğine dikkat çekerek, yapılan testlerden kaçının pozitif çıktığına ilişkin bilgilerin de yine doğru paylaşılmadığını söyledi.

Salgınla mücadele sürecinin bu şekilde yönetilmeyeceğini ifade eden Öztürk, ciddi bir dönemden geçtiklerini vurgulayarak, alınması gereken önlemlerin eksiksiz ve çabuk yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Dr. Öztürk, toplumun büyük bir kesiminin Sağlık Bakanı’nın açıklamalarına inanmadığını da ifade etti. Karantina önleminin bile çok geç alındığını söyleyen Öztürk, şunları ekledi: “İktidar yaşanan durumun vahametini toplumla paylaşmak istemiyor. Bu yüzden STK, siyasi partileri ve sağlık meslek örgütlerini bu işe dahil etmek istemiyor.”


Kahta’nın bir köyü karantinaya alındı

Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Şahintepe (Bildiyan) köyünde bir kişide koronavirüsü tespit edildiği için bölgenin karantinaya alındığı öğrenildi. Köye giriş ve çıkışlar yasaklanırken, kişiyle temas edenlerin de karantinaya alındığı ve virüs tespit edilen 65 yaşındaki kişinin Antep’e götürüldüğü bildirildi. Bir sağlık çalışanı, koronavirüs tespit edilen kişinin 65 yaşında olup İstanbul’da Umre’den gelenleri ziyaret ettikten sonra ilçeye döndüğünü aktardı.


İş yerlerinde önlem yok

Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’e bağlı sendikaların oluşturduğu İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu (İİSŞP) Sözcüsü ve Liman İş İstanbul Şube Başkanı Sinan Ceviz, koronavirüse karşı az sayıda fabrika ve işyerinde ciddi önlemlerin alındığını, ancak bu durumun genel tabloyu yansıtmadığını söyledi.

bianet’e konuşan Ceviz, hemen her sektörde çalışanlara kişisel hijyen malzeme temininde sıkıntılar olduğunu dile getirdi. Ceviz, özetle şunları paylaştı:

  • Ulaşım, metal, gıda ve inşaat sektörlerinde arkadaşlarımız aralıksız çalışmaya devam ediyor. Tersanelerde ve limanlarda da durum farklı değil. Yüzlerce kişinin yan yana çalıştığı iş yerlerinde işveren henüz gerekli tedbirleri almış değil.
  • Çalışanını ücretli izne ayıran birçok firma var ama bu durum da geneli yansıtmıyor. Arkadaşlarımız yıllık izinlerini kullandırılmaya zorlanıyor.
  • Hizmet sektöründe mağazalar, AVM’ler kapatıldı ama arka planda işçiler çalışmaya devam ediyor. Bu mağazaların depolarında çalışan yüzlerce insan yan yana yemek yiyor.

15 güne rağmen tedbirler yetersiz

Alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu belirten Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, Türkiye’de resmi olarak ilk vakanın açıklanmasının üzerinden 15 gün geçmesine rağmen halen pandemi salgınlarında uygulanan önlemlerin hayata geçirilmesinde çok ciddi eksiklik ve sorunlar yaşandığını açıkladı.

Yapılması gerekenler noktasında hızlı harekete geçilmesinin çok önemli olduğunun altını çizilerek şunlar hatırlatıldı:“Hastanelerimizde acil eylem planına kısmen ve geç geçilmiştir. Hastane olağanüstü eylem planları ile ilgili tatbikatlar yapılmamıştır. Acil eylem planlarının nasıl olacağına ilişkin çalışanlar bilgilendirilmemiş; dahası sağlık emekçilerinin acil durum çalışma planlarının hazırlanması için görüş ve önerileri, sağlık durumları, ailevi ve özel koşulları çalışanlarca birlikte değerlendirilmemiş ve planlanmamıştır. Hastane idarecileri büyük oranda acil eylem planları konusunda donanımsız durumdadır. Olağanüstü dönem uyarısı olmasına rağmen bazı hastanelerde hala tüm sağlık hizmetleri olağan koşullarda yürütülmektedir. Bazı hastanelerde poliklinikler normal bir dönemdeymiş gibi hizmet vermektedir.”

Açıklamada, devam eden sorunlar şöyle sıralandı:

  • Maskeler bazı hastanelerde ya hiç bulunmamakta ya da kullanılması gereken birimlerde kişi başına bir adet verilmektedir.
  • Yüz kalkanı yerine ergonomik olmayan koruyucu gözlükler ya da nem bariyerli önlükler yerine su geçiren tek kullanımlık önlük verilmektedir.
  • El dezenfektanı temininde de sorunlar yaşanmaktadır.
  • Sağlık kurumlarında havalandırma sorunu var.
  • Bazı hastanelerin sadece acilleri dezenfekte edilmektedir.
  • Tuvaletler, yemekhaneler, ofislerde hiç bir şey yokmuş gibi günlük rutin yaşam devam etmektedir.