15 Temmuz 3.5 katlı milli bayram

Ava NEŞE KALP

Malum 15 Temmuz’un 3.5 katlı darbenin 3. yıl dönümüydü. 3.5 katlı darbe biraz tuhaf gelmiş olabilir ama şöyle açıklayayım.

Şimdi efendim bana göre bu darbe [zinciri] içerideki Ergenekon-Avrasyacılar ve Rusya’nın ortaklığında, çok katmanlı; her katmanda ayrı amaç ve ortakların bulunduğu, iyi planlanmış nur topu gibi uluslararası bir sosyal mühendislik plandır. Çoklu hedeflerden oluşan bu projede, hedeflerin çok önemli bir bölümüne ulaşmış durumda.

Ultra-Nasyonalist Türkçülüğün en önemli hedefi, Kürtleri, kazanımlarını ve Ortadoğu’daki rollerini ortadan kaldırmak, Kürdistan’ın tamamını ilhak etmektir. Dolayısıyla darbenin planlanması, Ergenekon ve Perinçek ekibinin taraftarı oldukları Avrasyacılarla işbirliğine dayanıyor. Rus derin devleti ile Türk derin devleti, yani Özel Harp dairesinin çok katmanlı olan bu planlaması her iki taraf için de fıstıklı kadayıf kıvamında. Efrîn çerez niyetinde yendi bile.

Darbenin bodrum katında üstlerine beton döktükleri Gülenciler ve onların uluslararası bağlantıları var. Dolayısıyla Gülenciler kendilerini “en” akıllı olarak sandıkları anda, onlardan daha “akıllı” ve saklı başka güçlerin tezgahına düşmekten kurtulamadılar. AKP’nin milletin anasına söven inşaatçılarının çok katlı beton binalarından ilham alan Ergenekon, Putin amcanın sponsorluğunda çok katlı bir planlamayı hakkıyla çizmiş bile.

Betona gömdükleri Gülencilerin bodrum katının hemen üstündeki ilk katı AKP ve Kasımpaşalı’ya tahsis etmişler “ödül” olarak. Ne de olsa onun güruhuna ihtiyaçları var. Gülen cemaati ile kapışması mükemmel fırsat olarak, Aynshtain’in dünyayı oynatmak için istediği dayanak kıvamında. 17-25 Aralık’ta ihbar ve tehdit edilen Erdoğan, o kadar korktu ki ilk yaptığı, bu an için hazırda bekleyen Ergenekon’un kucağına, sahibinden fındık kapan maymun gibi zıplayıvermek oldu.

İşte bu olay Ergenekon’a Türkiye’yi ekseninden çıkarmak için kullanılan mükemmel bir dayanak sundu. Bu minik hizmetin karşılığında, -“üstelik de kendi güvenliği için”- makinalarla saymaya bitiremediği kamu paralarının 2.5 milyar dolarcık kadarıyla bir kaç S-400 füzesi alması tuhaf olmasa gerek. Kendisini korumak için ikna edilen Erdoğan, kendisi Ergenekon’un, Türkiye ise Putin’in kucağındadır.

Darbenin ikinci katında ise Ergenekon’un kendisi oturuyor. Hazırladığı tuzağa düşen hem Gülenciler hem de AKP’den iktidarın yüzde 75’ni kapmanın keyfi ile. Her zamanki gibi. İsteseler tamamını da alırlar esasen ama şimdilik buna gerek yok. Çünkü acil olan ikinci katının mutfağında pişen topyekûn bir Kürt savaşıdır. Kürdistan’da ordu, diğer bölgelerde sivil milislerin tekrar piyasaya sürülmesi, Ergenekon’un mutfağında pişen bu en önemli yemek nedeniyledir. Tıpkı Ermenilere, Rumlara yaptıkları gibi şimdi de devşirme ırkçıları Kürtleri linç etmek için hareketlendirilmiş durumdalar.

Darbenin üçüncü katı ise Rus muadilleri ve Putin’in özel dairesidir. Birinci kattaki Kasımpaşalı’yı kutuya koymak için bu üçüncü kat planlaması bayağı başarılı görünüyor. Öyle ya, önce bir darbe hazırlanmasına göz yum, destek ol -neyse artık-; sonra mağara yerine yatak odalarına yığılmış haramilerin Euro ve dolarlarını dünyaya göstererek tehdit et, sonra darbeyi ihbar et, sonra da onunla birlikte bir tiyatro kur ve darbeci olarak yutturduğun tüm NATO’cu kadroyu sök, Avrasyacıları orada egemen kıl, Gülencileri içeri tık… Vay vay vay… Bir taşla koca kuş sürüsü. Aşçı uzman, mutfak büyük, malzeme bol.

Bunun kral dairesi de var elbette. Burası Türkiye’nin Batıdan elvedası ve Rusya’nın kucağına nur topu bir yer olarak bırakılışının katmanıdır. Bir küçük darbe, Erdoğan’ın soygunlarına sabırla göz yumarak, bilgi biriktirerek, Gülencilerle güç çatışmasına sokarak, üç yılda koca bir ülkenin Batı ekseninden çıkarılarak, ultra faşist Türkçü bir diktatörlükle hiçbir sorun yaşamadan yönetebilecekleri bir yere taşınmasının katmanıdır. Artık Ergenekon çetesi Putin amcaları ile üçüncü kat balkonundan Amerika ve Batı’yı nanik yaparken, birinci kattaki kabadayılar ekibi binaya yaklaşanların S-400 ile karşılayacak bir Türkiye bayram kutlamaktadır.

15 Temmuz hakikaten de bir bayram. İlk kutlamayı Perinçek Sputnikle yaptı bile.