İsviçre’deki Türk camileri ne iş yapar?

Avrupa’nın birçok ülkesinde olduğu gibi İsviçre’de de gündemdeki yerini koruyan konulardan birisi Radikal İslam. Avrupa’dan savaş bölgelerine giderek, radikal cihatçı örgütlere katılanların kendi ülkelerindeki örgütlenme yerlerine baktığımızda ilk göze çarpan, Türk camileri oluyor.

Türk Diyanet İşlerine bağlı Avrupa’nın birçok merkezinde bulunan camilerin her ne kadar ibadet merkezi olarak kullanıldığı iddia edilse de, bu camilerin yürüttüğü birçok faaliyet doğrudan Avrupa’da radikal İslam’ın gelişmesinde büyük rol oynuyor.

Devletlerin inanç özgürlüğü adı altında tanıdığı imkanlardan faydalanan Türk camileri, Avrupa’da yaşayan göçmen Müslüman toplumlar üzerinden kendisini var etse de, ekonomik anlamda Türk Diyanet İşleri tarafından destekleniyor. Özellikle 2010 yılı itibariyle Türk camilerinin adete AKP ve Erdoğan propagandası merkezine dönüştürüldüğü biliniyor. Bu alanda yapılan birçok bilimsel çalışmada şu gerçeği gözler önüne seriyor: Radikal İslam’ın ve Erdoğan propagandasının yapıldığı merkezlerin başında Türk camileri geliyor.

Zürih Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından, İsviçre’den giderek DAİŞ ve diğer radikal cihatçı örgütlere katılanlar üzerine yapılan bir çalışma, tam da bu noktayı işaret ediyor. Aralarında aslen İsviçreliler olsa da İsviçre’den giderek, bu örgütlere katılanların çoğunun 3 jenerasyon göçmenlerden oluştuğuna dikkat çekiliyor. Cihatçıların hepsinin camilerde radikalleştiğinin verilerini ortaya koyan çalışma, özellikle radikalleşme sürecinde dışarından gelen imamların büyük bir rol üstlendiğini işaret ediyor.

Aileleri muhafazakar olmasa da, boşlukta veya bir arayış içinde olan gençlerin, arkadaşları üzerinden gittiği bu camilerde kısa sürede radikalleştiğine dikkat çekilen çalışmada, Suriye, Irak’a giderek DAİŞ’e katılan insanların, birçoğunun doğrudan bu camilerde örgütlendiği gerçeğini gözler önüne seriyor. Ama ne yazık ki, Avrupa’nın birçok ülkesinde olduğu gibi İsviçre’de de radikal İslam’ın gelişmesinde büyük rol oynadığı açığa çıkan bu camilere karşı herhangi bir tutum ortaya konulmuş değil. Ülkede farklı Müslüman kesimlere ait camiler yer alsa da bunların başını Diyanete bağlı Türk camileri çekiyor. Ülke genelinde İsviçre Türk Diyanet Vakfı’na (İTDV) bağlı 50’ye yakın cami bulunuyor. Bu camilerde görev yapan imamların tamamı Türkiye’den geldiği gibi, camiler maddi olarak da Türk devleti tarafından destekleniyor. Başta Türkiyeli göçmenler olmak üzere Müslüman kesimler arasında önemli bir rol oynayan bu camilerin, AKP’nin Avrupa örgütlenmesi olan Uluslararası Demokratlar Birliği’nin (UID) İsviçre şubesi ile yakın ilişkide olduğu da biliniyor.

AKP ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın propaganda merkezi haline gelen bu camiler, aynı zamanda yardım, zekât, fitre, kurban bağışı adı altında yürüttükleri kampanyalarla yüklü miktarlarda kara para akladıkları da tartışılan konular arasında. Her yıl yüklü miktarlarda toplanan bu paraların nerelere aktarıldığı ise bilinmiyor.

Bu camiler, aynı zamanda sosyal faaliyetler adı altında düzenlendikleri birçok etkinlikle de bir taraftan Türk ırkçılığının gelişmesine katkı sağlarken, diğer taraftan küçük yaştaki çocuklar arasında Müslüman olmayan toplumlara dönük kin ve nefreti gelişmesine ön ayak oluyor.

Geçtiğimiz günlerde İsviçre Diyanet Vakfı’nı küçük yaştaki çocuklara dönük ‘kış kampı’ adı altında organize ettiği etkinlikte ortaya çıkan görüntüler, bir kez yine bu camilerin din adı altında aslında radikal İslam’ın gelişmesinde büyük rol oynadığını ortaya koydu.

Bu kamptan geriye kalanlar ise Türkiye’den gönderilen imam ve öğretmenler öncülüğünde 10 yaşın altındaki onlarca kız ve erkek çocuğa ayrı odalarda Kuran kursu verildiği, kız çocuklarının başlarının zorla kapatıldığı, çocuklara sık sık ‘tekbir’ attırıldıkları ve Türk ırkçılığının gelişmesine katkı sunan eğitimlerin verilmesi oldu.

Bu görüntüler ilk değil, daha önce de çok defa aynı durumla karşılaşılmıştı. Ortaya çıkan bu son olaydan sonra İsviçre hükümetinin Türk camilerine dönük tepkisinin ne olacağı bilinmese de, gerçek olan o ki; Erdoğan ve AKP’nin propaganda merkezi haline gelen bu camiler, İsviçre’nin tutumundan cesaret alıyor…