Pençesiz kartal

Türk ordusuna ait onlarca savaş uçağı Şengal, Mexmûr ve Medya Savunma Alanları’nı bombaladı. Pazar gecesi büyük bir gürültü ile Amed’den kalkan uçaklarla yaklaşık bir saat süren eşzamanlı hava saldırıları düzenlendi.

Türk Savunma (‘Saldırı’ demek daha doğru olur) Bakanlığı anında Twitter hesabı üzerinden bu saldırıyı ‘Pençe-Kartal Operasyonu’ olarak duyurdu. Ardından Pentagon taklidi şov görüntüler servis ederek bu saldırılarına ‘büyük harekat’ havası vermeye çalıştı. Uçakları ‘teröristlerin inlerini başlarına yıkıyor’muş!

Gecenin bir vakti düzenlenen bu hava saldırılarına keşif uçakları da eşlik etti. Bundaki esas amaç, bombalanan yerlere gidişleri önlemektir. Vurulan yerde kimse var mıydı, kayıp oluştu mu, yardıma ihtiyacı olan yaralılar var mı; bunu öğrenmek amacıyla olay yerine gidişler önlenince ilk etapta saldırıların sonuçlarına ilişkin bilgiler basına yansıtılamıyor ve özel savaş rejimi o saatlerdeki belirsizlik durumunu propaganda ve manipülasyonları için değerlendiriyor. Saldırıların tam gece yarısında başlatılmış olmasının bir de böyle bir boyutu var.

Gel gör ki sabah olduğunda, ziyan-zarar tespiti yapıldıktan sonra tek bir can kaybının olmadığı ortaya çıkmış oldu. Şengal, Mexmûr ve Medya Savunma Alanları’ndan yapılan yazılı açıklamalarda yaralılar ve mal kaybı olduğu, ancak can kaybının olmadığı kamuoyuna duyuruldu. Türk Savunma Bakanlığı da açıklamasında can kayıplardan söz etmeyip, 81 hedefin vurulduğunu belirtti ve operasyonun ‘başarıyla tamamlandığını’ ileri sürdü.

Başarıdan kastettiği ne?

Êzîdîlerin kadim yurdu olan Şengal dağlarının ateşe verilmesi mi? DAİŞ travmasını henüz atlatamamış olup kendi topraklarında mülteci kampında yaşamak zorunda kalan Êzîdîlere acı ve korku yaşatılması mı?

Neredeyse bir yıldır ağır bir ambargo altında olan Mexmûr Mülteci Kampında DAİŞ yenilgisinden sonra da savaş koşullarının canlı tutulması mı?

30 yıla yakındır kirli savaşın her boyutunu bizzat yaşamış olup, buna rağmen onurundan vazgeçmeyen Başûr’daki bu Bakur kitlesinin peşinin orada da bırakılmaması mı?

Medya Savunma Alanları’nda eski veya boşaltılmış gerilla noktalarının vurulması mı? TC’den önce İran’ın hava saldırılarına maruz bırakılmış olan kırsaldaki Başûr halkının mallarına zarar getirilmesi mi?

TC’nin son 20 yılın en ağır ekonomik krizini yaşadığı bir dönemde onlarca uçak kaldırarak yüzden fazla kazan bombasının atılması mı?

Nedir gerçekten başarıdan kastettikleri? Burada faşist TC açısından herhangi bir başarı, herhangi bir kazanım var mı?

Şengal, Mexmûr ve Medya Savunma Alanları’ndan yapılan açıklamalara bakılırsa işgalci TC ordusu açısından herhangi bir başarı söz konusu değil. Bu, söz konusu hava saldırıların buraları hiç etkilemediği, hiç zarar vermediği anlamına gelmiyor elbette. Ama TC tarafından iddia edildiği gibi bir sonuç yok.

Öyleyse ortada TC’nin özel savaşı ve manipülatif propagandası var.

Sıkışmış olan kendisi iken bu tarz hareketlerle yaşadığı sıkışmışlığın üstünü örtmeye, görünmez kılmaya çalışıyor. O yüzden özel savaş yöntemlerini daha yoğun kullanarak hakikati tersyüz etmeye çalışıyor. Hakikati değiştirmek için şimdiye kadar elinden gelen her şeyi yaptı ancak istediği sonucu alamadı. Böyle olunca daha fazla yalana, manipülasyona, propagandaya, algı operasyonlarına sarılmaya başladı.

Yaşadığımız bu dönemde o nedenle çok uyanık olmalı, özel savaş uygulamalarını ve algı operasyonlarını hakikatten ayırmayı bilmeliyiz. Onların amacı moral bozukluğu, inançsızlığı, umutsuzluğu yaratarak sindirmek ve teslim almaktır. Esas olanın bu olduğunu biliyorlar. Bunun için yaşamın her alanında; siyasetten askeri mücadeleye, toplumsal alandan medyaya, kültürden ekonomiye kadar çok ince ayarlı özel savaş operasyonları geliştirmeye çalışıyorlar. Bu konuda farkındalık geliştirdikçe ideolojik-politik netlik de kendini gösterecektir ki günümüzde bu bir direniş biçimidir de.