300 ile 500 bin arasında ölüm bekleniyor!

Aralık ayının sonundan bu yana Fransa’da Korona vakası görülmeye başlamıştı. Tüm televizyon kanallarında, basın-yayın organlarında, metro anonslarında ve kurumların afişlerinde virüsten nasıl korunacağı açıklanıyordu. Devlet önlem için okulları kapattığı halde bu kez aileler çocuklarını alışveriş merkezlerine, sokağa çıkarmaya başladı. Bu yetmiyormuş gibi rağmen barlar, kafeler, parklar, yollar dolup taşmaya, el sıkışmaya, selamlaşırken öpülmeye varan tedbirsizlik devam etti.  Sonunda toplu ölümlerin kapıya dayanması riskinin arttığı günlerde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ulusa sesleniş konuşmasıyla “Koronavirüse karşı savaştayız” diyerek 63 milyonluk ülkenin evden alış-veriş dışında çıkamayacağını ifadesiyle ülkenin olağan-üstü hale geçtiğini duyurdu.

Geçtiğimiz Cumartesi restorant, bar, kafe ve zorunlu olmayan tüm esnafın devlet kararıyla kapatıldığı başbakan tarafından duyurulmuştu. Ardından toplum adeta tatile çıkmış gibi birlikte hareket etmeye, sokağa çıkmaya devam etti. Ülkedeki acil durum karşısında bu kez sağlık ekipleri ve hükümet arasındaki toplantıların ardından Pazartesi akşamı televizyonlardan Macron’un ulusa sesleniş konuşması duyuldu. Macron, Covid-19 salgınının yayılmasını önlemek amacıyla salı gününden itibaren en az 15 gün boyunca zaruri haller dışında “evden çıkmama” politikası uygulanacağını ve Fransız vatandaşlarının Fransa dışına çıkışına izin verilmeyeceğini duyurdu. Bu kapsamda alınan önlemlerin Salı öğleden sonra uygulanmaya başlanacağını belirten Macron, yeni kurallara uymayanların yaptırımlarla karşılaşacağını söylemişti. Buna rağmen Salı öğleden sonra halen durumu idrak edemeyenler, askeri ve polis araçlarıyla durdurulduğunda Paris başta olmak üzere tüm ülke saat 17.00’ye doğru sessizliğe gömüldü. Sokaklarda sadece polis, ambülans ve itfaiye araçlarının sesleri duyuluyor.

22 Mart’ta düzenlenmesi planlanan belediye seçimlerinin ikinci turunun askıya alınırken, ülkede sadece devlet için zorunlu görevlerde olanlar elinde geçiş izni şartıyla sokakta olabilecekler. Diğer yandan Avrupa Birliği ve Schengen sınırlarının salı gününden itibaren 30 günlüğüne kapatıldı.

Macron; “Bir savaş halindeyiz, bu elbetteki sağlık savaşı. Bir orduya ya da başka bir ulusa karşı savaşmıyoruz. Ama düşman orada, görünmez, zorlayıcı, ilerliyor. Ve buna karşı genel seferberlik içinde olmamız gerekiyor” diyordu. Ardından Salı sabahı Fransa İçişleri Bakanı Castaner, düzenlediği basın toplantısıyla halkın karşısına geçti. Zorunlu haller dışında dışarı çıkanların 135 euroya kadar para cezasına çarptırılacağını ifade ederken, ülke genelinde 100 bin polisin görevlendirildiğini belirtti. Salı günü ölü sayısı 170’i aştı. İtalya gibi toplu ölümlerin kapıda olduğu artık gizlenmiyor. Avrupa ülkeleriyle tüm sınırlar kapatıldı. Fransa’dan gidişler de yasaklanırken, söz konusu 15 günlük sokağa çıkma yasağının 15 gün sonra bitip bitmeyeceği ise muamma!

Artık virüs Çin’in sorunu değil. Dünyanın sorunu haline gelen korona nedeniyle önce İtalya şimdi Fransa eve kitlendi. Sırayla diğer ülkelerin izleyeceği açık. Bilim-kurgu felaket filmleri ya da geçmişteki salgınları anlatan kitaplardaki sahneler gibi marketler boşaldı, sokaklarda panikle her grip olana vebalı muamelesi yapan Fransa’da devletin kendisi yaptığı açıklamada, virüs nedeniyle tahmini olarak ölüm sayısının 500 bini bulabileceği ifade ediliyor. İşte şimdi dünyanın giderek kirlendiğini ve çevre felaketleri nedeniyle yeni hastalıklara karşı önlemler alınması, ekoloji diyenlere “biz ekolojiye saygılıyız. Başkalarına bakın” diyen Macron emriyle sokaklarda dünya için yürüyenler coplanırken, bugün aynı Marcon, “sağlık için savaştayız” diyor!