Eş temsiliyeti sağladık

Seçimleri kadınların AKP-MHP iktidarına karşı verdiği güçlü bir cevap olarak okuduklarını belirten HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Taşdemir, “Kadınlar ve partimiz çok önemli bir rol oynadı. Türkiye’nin demokratikleşmesinin bir hamlesi gerçekleştirildi” dedi.

HDP’nin 319 adayından 149’unun eşbaşkan olduğu bilgisini paylaşan Taşdemir, “Bu rakam tüm partilerin oranının toplamından katbekat fazla. Kadınlar kent yönetimine siyaset yapma biçimine ciddi bir nitelik de kazandırdılar” diye konuştu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü ve Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, 31 Mart yerel seçimleri ve kadın gündemine dair Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

İran’ın Loristan Bölgesi’nde meydana gelen sel felaketine dair konuşan Taşdemir, resmi rakamlara göre 70’e yakın insanın yaşamını yitirdiğini ve 800’e yakın insanın yaralandığını belirtti. İran hükümeti felaket karşısında gerekli duyarlılığı göstermediğini ifade eden Taşdemir, başta İran hükümeti ve tüm uluslararası yardım kuruluşları bölgeye acilen odaklanmasını istedi.

HDP’nin stratejisi deşifre etti

 31 Mart seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşdemir, seçimlerin ülke tarihinin en kritik  seçim süreci olduğunu vurguladı. Taşdemir, AKP iktidarının seçim sürecince uyguladığı baskı ve düşmanlaştırıcı politikalarının hala devam ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Partimizin ortaya koyduğu stratejiyle AKP’nin hukuk tanımazlığı bir kez daha deşifre oldu. 7 yıl boyunca kendi politikasının meşruluğunu sandığa dayandıran AKP,  sandık sonuçlarını kabul etmiyor. Sandık sonuçlarını yalnızca kendisi kazanınca meşru gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Hile ile baskı ile bir kez daha halkın meşru iradesini gasp etme yolunu seçti. İstanbul’da bir türlü sonuçlandırılmayan mesele de Muş’ta halkın iradesinin gaspı da aslında budur. Partimiz bu politika karşısında 3 yıldır ciddi bir mücadele yürüttü. Seçim stratejimiz bu tutumu deşifre etmiştir.”

Kadınlara doğrudan şiddet uygulandı

 Seçim sonuçlarını Kadın Meclisi olarak ayrıntılı ele alacaklarını kaydeden Taşdemir, 12 Nisan’da gerçekleşecek Kadın Meclisi toplantısı sonrası sonuçları kamuoyuna paylaşacaklarını dile getirdi. Taşdemir, “Aslında bu seçim, AKP iktidarının ülke tarihinin en ırkçı, cinsiyetçi ötekileştirici söylemlere hakaret ve tehditlere sarıldığı bir seçim oldu. Bu politikanın kendisi, mücadele eden herkesi etkilediği gibi kadınları da etkiledi diyebiliriz. Özellikle kullanılan bu şiddet ve tehdit dili, kadınlara baskı ve şiddet olarak geri döndü. Bu cinsiyetçi siyaset dili kadınların yaşadıklarını görünmez kıldı, kadınların taleplerinin de önüne geçti. Erkek adayların kadına yönelik şiddeti derinleştiren söylemlerle bir seçim stratejisi izlendiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu kadın düşmanı siyaset dili bir kez daha kadınların siyasetteki görünürlüğünü de etkilemiştir. Özellikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Eşbaşkanımız Pervin Buldan’ı hedef alan söylemleri de kadın iradesine yönelik söylemlerinin de çok bariz bir örneğidir. Kadın mücadelesi kriminalize edilmek istendi. Seçim çalışması yapan muhalif kadınlar, eşbaşkanlarımız, milletvekillerimiz doğrudan şiddete maruz kaldı.”

Demokratikleşme hamlesi gerçekleştirildi

 Taşdemir, tüm saldırı ve şiddet politikaları karşısında kadınların direndiğinin altını çizerek, “Bu seçim sonuçlarında açığa çıkan durumu aynı zamanda kadınların AKP-MHP iktidarına karşı verdiği güçlü bir cevap olarak okuyoruz. Yine bu seçim sürecinde kadınlar cephesinden tek adam rejimine güçlü bir yanıt olarak görüyoruz. Kadınların verdiği mesaj, bir umudun yükseltilmesi mesajıdır. Kadınlar ve partimiz çok önemli bir rol oynadı. Türkiye’nin demokratikleşmesinin bir hamlesi gerçekleştirildi” şeklinde konuştu.

319 adaydan 149’u eşbaşkan

 HDP’nin 319 adayından 149’unun eşbaşkan olduğu bilgisini paylaşan Taşdemir, “Bu rakam tüm partilerin oranının toplamından katbekat fazla. Kadın eşbaşkan adaylarımız çok ciddi bir performans gösterdi. Eril aklı ve düşüncesinin geliştiği siyaset biçimi dışında kadınlar kent yönetimine siyaset yapma biçimine ciddi bir nitelik de kazandırdılar. Kazanılan belediyelerimizin hemen hemen hepsinde kadın eş temsiliyetini sağladığımızı söyleyebiliriz. Kadın temsiliyetine ve siyasetine baktığımızda diğer siyasi partiler sınıfta kaldı. Bu seçimin kadınlar açısından diğer bir özelliği de kadın muhtar oranında yaşanan değişimidir, bu bizi çok mutlu etti” ifadelerini kullandı.

 ANKARA


AKP zulüm politikası yürütüyor

Taşdemir, açlık grevleri açısından derin acılar yaşanabilecek bir sürece gelindiğine vurgu yaparak, “Hükümetin açlık grevlerinde olan arkadaşlarımızın cezaevlerinden yükselttiği bu çığlığı bir an önce duyması ve gereğini yerine getirmesi gerekmektedir”dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle 152 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Colemêrg

Milletvekili Leyla Güven’in eylemi ile cezaevlerinde süren açlık grevlerine değinen Taşdemir şöyle konuştu: “Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevi, Sayın Öcalan üzerinde yürütülen mutlak tecridi sonlandırmak amacıyla devam ediyor. Aylara varan bu açlık grevi karşısında hükümetin takındığı tutum ibretlik. Görmeyen, duymayan, sessiz kalan bir siyaset izlenmektedir maalesef. Cezaevlerinde bu sessizliğe, bu zulme karşı 7 genç yaşamına son verdi. Maalesef bu ölümler karşısında bu sessiz kalma politikası sürüyor. Bu haklı talebi görmek yerine, gereğini yerine getirmek yerine AKP bir kez daha zulüm politikasına yürütmüştür. Bu ölümleri engellemek yerine ölen insanların cenazesini gece yarısı operasyonlarla kaçırmış, ailelerin yas tutmalarını engellemiştir. Yas tutmalarını suç haline getirmiştir.”

Çözüm İmralı’da

Bu politikalarla Kürt sorunun demokratik çözümüne dair umutları kırdığını amaçlandığını belirten Taşdemir, “Haklı ve meşru olan bu talep karşısında artık sessiz kalmak mümkün değildir. Dolayısıyla buradan sonra kritik aşamaya gelen açlık grevleri karşısında susmanın kendisi suçtur. Derin acılara yol açacak bir süreci yaşıyoruz. O açıdan da bu hükümetin bir an önce tecridi kırması, açlık grevlerinde olan arkadaşlarımızın cezaevlerinden yükselttiği bu çığlığı duyması ve gereğini yerine getirmesi gerekmektedir. HDP Kadın Meclisi olarak bu haklı talebin karşılanması ve mutlak çözümün İmralı ile görüşmelerin başlaması ile olduğunu söylüyoruz” diye konuştu.