Alevilerin yargısı ırkçı dinci ve cinsiyetçi değildir – Hasan SAĞLAM

“Değerlerine ihanet edenler çıkarlarına da ihanet ederler.”

                                                                                           Amin Maalouf

Bir gerçeği yaşamak, gerçeği nasıl kavradığımıza bağlı. İçinden geçtiğimiz bu zamanda çok da öyle gerçekçi olmadığımız ortada. Zira gerçek insan için katıdır, ezicidir. Onunla yüzleşmek ve kabul etmek gerçeğin doğruya en yakın yeridir. Hayatı yaşarken içinden geçtiğimiz bütün değerleri sanki geride bırakıyoruz. Her yeni güne acemi hatta çaylak düşüyoruz. Zira gerçekçi değiliz. Paylaşımın zerresinden bahsetmenin olanaksızlığını yaşıyoruz. Tuvalet kağıdı saklamak ve AKP devlet-hükümetinden yargı beklemek gibi başka gerçeklerde güncemize düştü. Virüsler ve insanların tahammülsüzlüğü, savaşlar ve kıyımlar. Düşünce sistematiğimiz bozuk işliyor, üstelik psikolojimiz bozuk ve bir gerçeğin karşısında nasıl davranacağımızı bilmiyoruz.

Dünyanın darboğazdan geçtiği bugünlerde devlet yetkilileri en can alıcı yalanlarla halkı kandırıyor. Merkel yüzde 60’dan bahsedince Türkiyeli biri “insan böyle açıklama yapar mı ya? Bir başbakan bunu der mi?” demişti.

Tabii Türk Başbakanı kabadayıca “teğet geçer” veya abartılı biçimde gizler.

Aynı dünyada yaşıyoruz bazıları ile hiç istemesek de. Ancak asgari düzeyde saygı herkes için geçerlidir. Fidan Pınar, Aleviler açısından derin bir yara olan Sivas-Madımak üzerinden komedi yapmaya çalışınca işin şirazesini kaçırmış. Bunun lamı-cimi yok, yanlış yanlıştır. İyi niyetle söylenmiş bile olsa eğer incitmişse onaracaksın. Bu kısmı budur. Ancak tepkide sınır tanımaz bir durum çıktı ortaya. Akla sığmayacak cümleler beyinlerin linçe nasıl yakın olduğunu belirledi. Aydını, sanatçısı birden en galiz küfürlerle kendilerini Alevilik davasının öncüsü lanse ettiler. Hatta kim en kallavi küfrü ederse o daha iyi bir Alevi’dir durumuna geldi sanal cumhuriyet. Kadınların küfürleri erkeklerinkinden az değildi. (Ancak bilim burada bize yol gösteriyor ki, görselde cinsiyet kadın veya erkek olsa da beyinde aynısı değildir. Bir erkekte dişi, bir kadında erkek beyin olabiliyor. Testosteron meselesi.) Öyle ki; “Cem evi cümbüş evidir” diyen bir cumhurbaşkanının ülkesinde dinci, ırkçı yargıya dava ettiler Pınar Fidan’ı. “Mahkûm edin!” diye. Aynı ülkenin yargısında Alevilerin hak araması veya haklı olarak yargılanması mümkün mü?

Aleviler adaleti devlet denilen mekanizmada değil, insan-u kâmil makamında ilim irfan edep erkânı ile sağlarlar.

Bu durumda buna inanmak zaten başlıca kendi değerlerini çürütmek ve Aleviliğin devlete karşı olan tavrını düze indirmektir Hallac-ı Mansur’u Abbasî İslam Devleti, Şeyh Bedrettin’i, Pir Sultan’ı ve nicelerini Devlet-i Aliyye-i Osmaniye yargılamıştı güya. Şeyh Bedrettin’i sorgulayan şeyhülislâm başa çıkamayınca “biliyorum sen haklısın ama devlet için asılman gerek” demiştir… Cumhuriyet dönemine gelelim kısadan. Hasan Hayri, Şeyh Said, Seyrıza (yaşı küçültülerek) oğlu ve yoldaşları; Deniz, Hüseyin Yusuf ve birçok devrimci, Erdal Eren 17 yaşındaydı. Bunların hepsi bu sistemin faşist yargısı ile infaz edildi. Biraz daha yaklaşalım tarihe; Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Hrant Dink katillerini yargıladı da içimize su mu serpti? Daha yakına gelelim. En iyi örnek belki de ana muhalefet Lideri Kılıçdaroğlu’dur. Hakkında Tayyip’e hakaretten onlarca dava açıldı ve çoğunda tazminat ödeme mahkum edildi. Hangi yargı? O yargı tümden iktidarın fahişesi olmuş. O yargıya güvendiğinizde Selahattin Demirtaş hak etmiş oluyor, içerdeki binlerce politik tutsak, Grup Yorum üyeleri, Ozan Canê, Yılmaz Çelik, gazeteciler ve hakkında davalar açılan Alevilerin en yakın tanıdığı Turgut Öker hak etmiş demektir.

Sonuç: Ve dava açıldığı için Pınar Fidan muhtemelen ifade verecek. Biliyoruz ki karşılığında delil yetersizliği, cart curt ileri tarih ve herkes zaten unutacak da… Diyelim yargı davayı kapattı. Bu durumda temize mi çıkmış oluyor. Hani yargıya güvendiniz ya, peki siz o zaman ne yapacaksınız? Özür mü dileyeceksiniz?

Demokratik Alevi Dernekleri Kadın Meclisi açıklaması ve birkaç duyarlı kişi tökezlemeden, kışkırtmadan, kişinin düştüğü gafleti ilim irfan eleğinden süzerek olayı Alevi erkânına uygun değerlendirmiştir. Bazıları çok fena saldırmış, şecerelerine baktım hayli kabarık. Cumhurbaşkanı ile görüşmeler, Ramazan çadırlarında konserler, ısrarla Aleviliği İslam içinde eritmeler ve daha neleri. Burada İsa’nın şu sözü aklıma geldi: “İçinizde en temiz olanı ilk taşı atsın” görelim kim kalıyor?

Kalın harflerle yazıyorum Pınar Fidan adına sanat dediği ve yaptığı şovuyla bu inancın yolcularını incitmiştir. Sivas Madımak gibi Alevilerin açık yarasını kanatmıştır.

Ancak “Alevilerden fazla bombacı gidiyor Cemevine, Alevileri ararsanız meyhaneye gidin.” Diyor, fakat bu cümlelere kimse ses çıkarmadı. Acaba neden?