Anneler el ele versin

1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan Sıddık Baran’ın annesi Rinde Baran, “Annelerin yüreği yanmasın artık. Tüm anneler olarak el ele vermeliyiz, sesimizi yükseltmeliyiz” dedi.

RENGİN AZİZOĞLU / JİNNEWS

Rize E Tipi Cezaevi’nde 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan Mehmet Sıddık Baran’ın annesi Rinde Baran, “En son görmeye gittiğimde dudakları çatlamıştı. 13 kilo vermişti ama hala o bize moral veriyordu. İnanıyoruz başarı çocuklarımızın olacak” dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi 7 bini aşkın tutsağın da katılımıyla sürüyor. Aynı taleple 1 Mart’ta eyleme katılan tutsaklardan biri de Mehmet Sıddık Baran. 1994 Amed Bismil doğumlu olan Mehmet, açlık grevine 76. gününde Rize E Tipi Cezaevi’nde devam ediyor.

Biz çocuklarımızın arkasındayız

 Oğlunun açlık grevine girdiğini telefonda öğrendiğini belirten Rinde Baran, Mehmet’e arkadaşları greve giriyorsa onunda girmesi gerektiğini söylediğini kaydetti. Rinde, “Kimsenin canı kimseden tatlı değil, herkes bir anne, babanın evladıdır. Ben sordum ona ‘neden greve girdin’ diye bana ‘Önderliğimiz için, tecrit kırılsın diye ve barış için açlık grevine girdik’ dedi. Biz çocuklarımızın arkasındayız onlar ne derse odur. Sadece benim evladım değil 7 bin evladımız açlık grevindedir. Leyla Güven aylardır açlık grevinde. Niye açlık grevindedir sanki kendisi için mi girmiş açlık grevine? Oğlum zulmü asla kabul eden biri değildi” diye belirtti.

Tüm anneler el ele verelim

 “Annelerin yüreği yanmasın artık. Sadece benimle olacak bir şey değil tüm anneler olarak el ele vermeliyiz, sesimizi yükseltmeliyiz” diyen Rinde Baran şunları belirtti: “Benim çocuğum açlık grevinde değil dediğimiz sürece asla bu açlık grevleri bitmez. Önderliğimiz bırakılsın. Barış gelsin. En son görmeye gittiğimde oğlumun dudakları çatlamıştı. Güçsüz kalmıştı bünyeleri, 13 kilo vermişti ama hala ona rağmen bize moral veriyordu. İnanıyoruz başarı çocuklarımızın olacak.”

Tecridi kıracağız, başaracağız

 Baba Temin Baran ise, “Çocuklarımızın moralleri iyi. Oğlum son görüşmemizde ‘Tecridi kırmak için açlık grevini başlattık. İnşallah tecridi kıracağız. Önderliğimiz oradan çıkacak. Tecrit tüm Kürt halkına uygulanıyor ve bizim bu tecridi kırmamız lazım’ dedi. Çocuklarımızın eylemlerine sonuna kadar destek veriyoruz. Tecridi kıracağız ve başaracağız” dedi.

“Çocuklarımızla gurur duyuyoruz” diyen Baran, “Görüşe gittiğimizde çocuklarımız gelince alkış çaldık, kadınlar zılgıt çekti gardiyanlar yapmamamızı söylediler ama yaptık, dinlemedik. Bu zulmü kıracağız. Başaracağız, inanıyorum. Herkes Saddam’ın sonunu gördü. Allah zulmü ve hakareti asla kabul etmez. Başaracağız” diye konuştu.


Sonuna kadar yanlarındayız

Oğlu açlık grevinde olan Naci Sümeli ve kardeşi açlık grevinde olan Suat Günana, “Eylemler meşrudur, sonuna kadar destekleyeceğiz” dedi.

Oğlu 75 gündür açlık grevinde olan Naci Sümeli ve kız kardeşi 1609 gündür açlık grevinde olan Suat Günana ANF’ye konuştu. Sürmeli, “Dışarıda kalanların da her hangi bir yasal, demokratik mücadele etme imkanları olanakları kalmış değil. Nitekim bugün kaç gündür annelerimize, eşlerimize, kızlarımıza yapılan uygulamalar da bunun kanıtıdır. Bu durum içerideki insanların açlık grevine girmelerinin ne kadar yerinde ve doğru bir eylem olduğunu gösteriyor çünkü bu antidemokratik ülkede bu faşizme giden, bunu yerleştirmeye çalışan rejimin demokratik herhangi bir mücadeleye hak tanımadığını gösteriyor” dedi. Bütün baskılara rağmen, çocuklarının yanında olacaklarını vurgulayan Sümeli, “Biz hep onların yanında olacağız. Devleti kendi imzaladığı yasaları uygulamaya, buna bağlı kalmaya çağırıyoruz” dedi.

Bu zulme ortak olmayın

Kardeşi 14 yıldır cezaevinde olan, müebbet hapis cezası alan ve 160 gündür açlık grevindeki Suat Günana, ailece kardeşlerinin açlık grevlerine destek verdiklerini belirtti. “Hak, adalet, İslamiyet varsa bu zulüm neden?” diye soran Günana, “İslamiyet adına zulüm ediyorlar. AKP’ye destek verenlerin uyanması gerekiyor. Zulme destek vermesinler. Bu zulme destek veren zulüm etmiş gibidir. Bunların yaptığı bütün katliamlara oy verenler de ortaktır” diye konuştu.


Onlara borçluyuz

Tecride karşı 76 gündür açlık grevinde olan ve görme yetisini büyük oranda kaybeden Muhammed Kaygusuz’un annesi Zeynep Kaygusuz, “Ölümse ölüm, tutuklamaysa tutuklama; bizim canımız onların canlarından kıymetli değildir. Çocuklarımıza sahip çıkmalıyız” dedi.

Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan Muhammed Kaygusuz’un annesi Zeynep Kaygusuz, oğlunun gözlerinde ciddi rahatsızlıklar oluştuğunu ve geçtiğimiz günlerde hastaneye kaldırıldığını söyledi. Oğlunun yaklaşık 10 kilo verdiğini belirten Kaygusuz, “Anneler ayağa kalkmalıdır. Antep’te 72 tutsak açlık grevindedir. Bütün aileler birlik olup çocuklarımızın arkasında durmalıyız. Tutsaklar ölümü göze almışsa, bizde onlara sahip çıkmalıyız” diye konuştu.

Duyarlılığın artması gerektiğini söyleyen Kaygusuz şöyle konuştu: “Oğlumun görüşüne gittiğimde de ona söyledim. Ona ‘Biz size karşı borçluyuz. Sizin eyleminize sahip çıkamıyoruz’ dedim. Ölümse ölüm, tutuklamaysa tutuklama; bizim canımız bedenimiz onların canlarından kıymetli değildir. Vicdanı olan herkese sesleniyorum. Açlık grevi eylemlerine sahip çıkın. Onlar kendi şahsiyetleri ve aileleri için değil, halkın geleceği için açlık grevine girdiler. Bu halk onlara borçludur. Mazlum Kürt halkı için açlık grevine girdiler. Herkes elinden geleni yapsın.” 

 ANTEP


Dört parça ayağa kalkmalı

Tecride karşı 75 gündür açlık grevi eyleminde olan tutsak Heci Çetin’in ablası Beyaz Çetin, açlık grevi eylemlerine destek çağrısında bulundu.

Van F Tipi Kapalı Cezaevi’nde süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olan Haci Çetin’in Raperin bölgesinde yaşayan ablası Beyaz Çetin, Rojnews’e konuştu. Kardeşinin 4 yıldır cezaevinde olduğunu söyleyen Beyaz Çetin, “Aileler olarak Kürt halkına çağrımız ayağa kalksınlar ve eylemcilere sahip çıksınlar. Şehadetler olmadan ayaklanmalıyız. Kürdistan’ın dört parçasındaki halka çağrımız tecridin kaldırılması için direnişe geçsinler. Ailesi olarak Haci’nin eylemiyle gurur duyuyoruz. Kardeşim Kürt halkının önderi için açlık grevi eyleminde” dedi.

Tutsak ailelerine yönelik saldırılara da tepki gösteren Beyaz Çetin, “Türkiye’deki tutsak anneleri saldırılara maruz kalıyor, sürükleniyor. Herkese çağrımız zulme boyun eğmesinler ve dirensinler” diye konuştu.


Ölüm orucuna katıldı

Türk cezaevlerindeki 30 ölüm orucu direnişçesine dün Süleymaniye’den Mervan Memduh Özdemir de katıldı.

Türk cezaevlerinde 30 Nisan ve 10 Mayıs’ta 30 kişinin iki grup halinde başlattığı ölüm orucu devam ederken, Süleymaniye’de Mervan Memduh Özdemir (25) de ölüm orucuna başladığını duyurdu. Özdemir, Mezopotamya İşçileri Derneği’nde dün yaptığı basın toplantısıyla ölüm orucuna başladığını açıkladı. “Tecridi protesto etmek için ölüm orucuna başladım” diyen Özdemir şöyle konuştu: “Başarana kadar eylemimi sürdüreceğim. Tecride karşı zindanlarda, dışarıda başlayan eylemler büyük bir direniştir. Ancak hala tecrit kırılmış değil. Önder Apo üzerindeki tecrit kırılana kadar, en doğal hakları kullanana kadar eylemi sürdüreceğim. Başurê Kürdistan halkı yıllarca çok bedel verdi. Bu direnişin ardından birçok kazanım elde ettiler. Süleymaniye’de başlattığımız bu eylemimize Başur’daki siyasetçiler, akademisyenler, sanatçılar ve halkın sonuna kadar bizi yalnız bırakmayacaklarını düşünüyorum.”

Hakkarili olan Özdemir, yaklaşık 6 aydır Güney Kürdistan’da yaşıyor. Süleymaniye’de Mezopotamya İşçileri Derneği öncülüğünde 14 Aralık 2018’te başlatılan süresiz dönüşümsüz açlık grevi direnişi 152 gündür devam ederken, Özdemir de ölüm orucunu burada sürdürecek.

ROJNEWS/ SÜLEYMANİYE