Antifa bayrağı davası yangından mal kaçırır gibi

Alman yargısının Antifa bayrağı hakkında ‘KCK Bayrağı’nı çağrıştırıyor’ şeklinde traji-komik iddiasıyla açtığı davanın ilk duruşması Lüneburg’da görüldü. Mahkeme heyetinin duruşmayı izleyicisiz yönetme çabası ise dikkatlerden kaçmadı.

Irkçlık ve faşizme karşı verdiği mücadele ile gündeme gelen Antifa’nın Enternasyonal Bayrağı’nın, ‘KCK bayrağını çağrıştıyor’ gerekçesiyle yargılandığı davasının ilk duruşması, Almanya’nın Lüneburg kentinde yapıldı.

Lüneburg Sulh Mahkemesi’nde Pazartesi günü gerçekleşen duruşma önce “salonumuz doludur” denilerek basın ve kamuoyuna kapatılmak istendi. Kimsenin bu davayı izlemesine izin verilmedi. Ancak, 40 dakika boyunca yürütülen tartışmalar sonucunda mahkeme heyeti sadece 3 kişinin duruşmayı izlemesine izin verdi.

Tanık polislerin dinlendiği duruşmada, Antifa Enternasyonal Bayrağı’nı taşıyan antifaşist aktivist henüz bir savunma yapmadı. Duruşmayı izleyenlerden biri olan Lüneburg Antifaşist Hareketi Sözcüsü Olaf Meyer gazetemize şu değerlendirmeyi yaptı: “Daha az sandalye koymak ve daha az izleyici kabul etmek, koronavirüs nedeniyle anlaşılır bir durum olurdu. Fakat bu duruşmada hiç kimsenin duruşmayı izlemesine izin verilmedi. Mahkeme heyetiyle tartışmamız üzerine üç sandalye konularak ‘Üç kişi duruşmayı izleyebilir’ denildi. Ancak bu kez de biz gelmeden önce bu üç sandalyeden ikisi hakimlerin yanında staj gören iki gence ve diğer sandalye de savcılığın basın sözcüsüne verildi. Yani üç sandalye de hızla dolduruldu. Basın mensuplarının da duruşmayı izlemelerine izin verilmedi. Tekrar hararetli tartışmaların ardından gazetecilerin duruşmayı izlemesine izin verildi. Staj yapan her iki genç ve savcılığın basın sözcüsü başka yerlere oturtuldu. Böylece dışarıdan üç kişi duruşmayı izleyebildi.”

Kriminal muamelesi yapıldı

Meyer, Antifa Enternasyonal Bayrağı’nı taşıdığı gerekçesiyle yargılanan antifaşist aktivistin duruşma salonunda girmeden önce arandığını, bu işlemle ‘yanında tehlikeli eşyaların olup olmadığının’ kontrol edildiğini söyledi. Meyer “Bu bir mahkemenin bir sanığa karşı çok ilginç bir yaklaşımıdır. Mahkemenin özel kararı doğrultusunda yapılmış bir işlemdir. Bu yaklaşım tarzı Antifa hakkında nasıl bir imaj düşündüklerini gösteriyor. Yani olmayan, havadan sudan gerekçelerle bir ‘tehlike’ yaratılıyor, üretiliyor. Olmayan bir yasak sembol üzerinden, bir tehlike yaratılmak isteniyor. Sadece Devlet Koruma Dairesi’nden (Staatschutz) bir polis memurunun sözü yüzünden bu yaklaşım tarzı ve bu kriminalizasyon çabası, bizlere karşı uygulanıyor.”

Lüneburg Devlet Koruma Dairesi devreye girdi

Meyer, duruşmada Lüneburg ve Hannover kentlerinde görev yapan polis memurlarının dinlendiğini belirterek şu ayrıntıları aktardı: “Söz konusu yürüyüş esnasında Hannover polisi ile Lüneburg polisi arasında tartışmalar olmuş. Bu tartışmalarda Hannover polisi, bütün bayrakların yasak olmadığını ve her bayrağa el konulmasının doğru olmadığını belirtmiş. Bundan dolayı da her iki kentin polisleri arasında bir tartışma yaşanmış. Tartışma konusu olan bayraklardan biri de YPG bayrağıdır. Hannover polisi YPG bayrağını yasaklamazken, Lüneburg polisi YPG bayrağının yasak olduğunu iddia ediyor. Duruşmada Antifa Enternasyonal bayrağımızı da Hannover polisi, tartışma konusu yaptı. Hannover polisi bayrağımız için video çekimlerini yapmak istemedi; bu bayrağın Antifa bayrağı olduğunu, KCK bayrağı olmadığını ve bundan dolayı bu Antifa Enternasyonal Bayrağı’nın yasak olmadığını vurguladı.”

Meyer devamla “Bunun üzerine Lüneburg Devlet Koruma Dairesi (Lüneburger Staatschutz) devreye girerek, Hannover polisinin bayrağın video çekimini yapmak zorunda olduğunu emretti. Bizler, Lüneburg Devlet Koruma Dairesi’nin bayrağımız hakkında bir soruşturma planladığını ve bunun da mahkemeye getirildiği kanaatine vardık” dedi.

Mitinge soruşturma

Bu arada duruşma başlamadan önce Antifa mahkemenin önünde bir protesto mitingi düzenledi. 30 kişinin katıldığı mitingde 15 Antifa Enternasyonal Bayrağı’nın taşındığını anlatan Meyer, “Kısa süre sonra ağır silahlanmış polisler aramıza girerek bayraklara el koydu. Polis müdahale edeceği sırada ben bayrakları topladım ve tüm bayraklar benim elimdeydi. Bu esnada polisler yanıma gelerek bayraklara el koydu ve hakkımda yeni bir soruşturma açılacağını söylediler.”

Dairenin ilk icraatı değil

Meyer, Lüneburg Devlet Koruma Dairesi’nin daha önce de benzer kriminalizasyon çabası ve saldırgan bir pozisyonda olduğunu şu cümlelerle ifade etti: “20 Şubat 2018’de Meuchefitz kasabasında bulunan bir lokantada asılı YPG pankartını gerekçe göstererek bu lokanta çok sayıda ağır silahlı pols ekipleri tarafından basılmıştı. “Direnişin lokantası” olarak adlandırılan bu lokanta aynı zamanda solcuların buluştukları ve yan odalarında barındıkları bir bina olarak biliniyor. Bu baskının baş sorumlusu ise yine bu Devlet Koruma Dairesi’nin polisiydi.  Bu baskın emrini veren konusu polisin Hitzacker’de bulunan evinin önünde bir grup Antifa’cı toplanarak YPG bayrağını, evin önünde dikerek şarkı söyledi. Polis ekipleri şarkı söyleyenlere saldırdı. Şarkı söyleyen solcular, polisler tarafından olay yerinde dövüldü.”

Antifa bayrağı hakkında 29 Haziran Pazartesi günü yapılan ilk duruşmanın, ardından ikinci duruşma 7 Temmuz Salı günü gerçekleştirilecek.

NİHAL BAYRAM