Bahçeli Erdoğan’ı yutuyor!

Erdoğan’ın yıllardır özlemini duyduğu ve kurmak için neredeyse bütün bir ülkeyi feda ettiği tek adam rejimi karekteri itibariyle krizlere çok yatkın. Güya siyasi istikrar sağlayacağı var sayılan bu rejimin bizzat kendisi istikrarsızlık sebebi haline geldi.

“Ya iktidar ya ölüm!” şiarı ile iktidara tutunmuş olan Erdoğan ve çevresi iktidarda kalabilmek için bütün ülkeyi hergün yeniden ateş çemberinden geçiriyor. Türkiye’nin içi ateş çemberi; Erdoğan Türkiye’si; ahlaki değerleri aşınmış, ekonomisi bıçak sırtında, insanların her geçen gün biribirine kuşku ile baktığı bir ülkeye dönüştü!

Erdoğan’ın herşeyi tek başına belirleme sevdası onu içerde Devlet Bahçeli’ye mahkum etti ve bu mahkumiyet her geçen gün daha da artarak devam ediyor.

Bahçeli, Erdoğan’ı en zayıf yerinden yakaladı. Erdoğan ülkenin tek başına hakimi/sahibi olmak sevdası ile Rejimi değiştirirken kendisinin toplumsal karşılığını doğru okuyamamıştı. Ne Türkiye Rusya’ydı, ne de Erdoğan Putin!

Bahçeli, “AKP yerel seçimlerde büyük şehirleri kaybeder ve oyları 30/35 bandında kalırsa insanlar sadece yerel seçimleri değil; yeni rejimi sorgularlar!” derken; Erdoğan’a “senin ve ailenin bütün geleceği benim ellerimde!” diyordu.

Bundan bir kaç gün sonra “Bazı illerde tabiki jestler yapacağız!” diyen Erdoğan böylece siyaseten Bahçeli’ye teslim olduğunu ilan etmiş oldu.

Erdoğan muazzam bir siyasi paradoks yaşıyor; bir taraftan iktidara tutunmak için MHP’ye dayanmak zorunda; diğer taraftan da aynı MHP yavaş yavaş Erdoğan ve partisini yutuyor, kendine benzetiyor. Bu ilişki kısa vadeli Erdoğan’ın iktidarını sürdürmesine yardım ediyor gibi gözükse de, uzun vadede Erdoğan’ın felaketi olacak…

Geçenlerde Devlet Bahçeli biraz da bu bilinçle taraftarlarına: “Hiç kuşkunuz olmasın MHP büyüyerek güçlenerek geliyor!” diyerek; hem devlet içindeki kadrolaşmaya hız verdiklerini, hem de AKP havuzundan beslenerek MHP’yi büyüteceklerini ilan etmiş oldu.

Yapılan kamuoyu yoklamaları AKP’den MHP’ye ciddi bir oy geçişi olduğunu ortaya koyuyor. Sözüm ona iktidarını sürdürebilmek için her geçen gün daha fazla milliyetçi bir dil kullanan Erdoğan bırakın bu yolla oylarını artırmayı; tam tersine kendi oylarını MHP’ye kaptırıyor.

Türk sağının istisnasız tamamının en önemli hedefi her zaman devlete yerleşmek olmuştur. MHP de bu konuda Gülen Cemaati’nden geri kalmaz. Gülen Cemaati’nden yaka silken Erdoğan bir süre sonra kendi elleri ile devleti MHP’lilere teslim etmek zorunda kalacak.

Bu süreç böyle devam ederse MHP zaman içinde tıpkı Gülenciler gibi devleti ele geçirecek. Erdoğan uyduruk bir darbe teşebbüsü ile Gülencilerden kurtuldu; fakat MHP’den kurtulmak o kadar kolay olmayacak gibi.

Sonuçta Gülenciler tıpkı ulusalcılar gibi elit bir çevreye dayanıyorlardı ve güçlü bir toplumsal tabanları, kuvvetli bir siyasal gelenekleri yoktu. Buna rağmen halen Erdoğan tam olarak Gülencilerden kurtulabilmiş değil.

Fakat aynı şey MHP için söylenemez; bunu yazmak benim birey olarak hiç hoşuma gitmiyor ama MHP’nin Türkiye’de hiç küçümsenmeyecek bir toplumsal tabanı ve neredeyse elli yıllık bir politik geçmişi var.

Devlet Bahçeli ortaya çıkan bu yeni durumu fırsata çevirmek için elinden geleni yapacaktır; Erdoğan tek adam olma sevdası ile kendisini Devlet Bahçeli’nin ellerine teslim etmiş oldu. Bundan sonra Erdoğan’ın aleyhine işleyen her şey Bahçeli’nin lehine işleyecek; Erdoğan’ın Bahçeli’ye olan bağımlılığı artacaktır.

Muazzam bir şer ekseni ile muhattabız; hepimiz hesabımızı bu durumu dikkate alarak yapmalıyız, mücadele edip tıpkı; Almanlar, İtalyanlar, İspanyollar, Portekizliler gibi bu şerden bir hayır çıkarmaya çalışmalıyız!