Bin 564 ihlal belgelendi

Türk devleti ve ona bağlı çete gruplarının işgali altındaki bölgelerde kadınlara yönelik DAİŞ uygulamaları yeniden hayata geçiriliyor. Kuzey-Doğu Suriye’deki kadın ve insan hakları örgütleri, bin 564 kadın hakları ihlalini belgeledi.

Kuzey-Doğu Suriye’de halka yönelik insanlık dışı saldırılarda bulunan işgalci Türk devleti ve ona bağlı çeteler, işgal altında  tuttuğu Efrîn, Cerablus, Bab, Ezaz, İdlib, Serêkaniyê ve Girê Spî’de ilk olarak kadınları hedef alıyor.

İşgal altındaki alanlarından Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) denetiminde olan güvenli bölgelere göç eden kadınlar, Türk devleti ve DAİŞ/El Kaide’den devşirip kendine bağladığı çetelerin katletme, kaçırma, tecavüz gibi uygulamalarını rutin bir şekilde sürdürdüğünü belirtiyor.

Hak örgütlerine izin verilmiyor

İşgal alanlarında insan hakları örgütlerinin çalışmalarına izin verilmediği için hak ihlallerinin belgelenmesi de zorlaşıyor. Buna karşı yerel kaynaklar üzerinden yoğun çaba sarf eden Cizîr Bölgesi İnsan Hakları Örgütü’nün belgelediği hak ihlalleri, bölgedeki tabloyu yansıtmaya yetmese de işgalcilerin uygulamalarını göz önüne seriyor.

Bin 564 kadın hak ihlali

Cizîr Bölgesi İnsan Hakları Örgütü EşBaşkanı Evîn Cuma, Efrîn’in işgal edildiği 2018 yılından bu yana Türk askeri ve çete üyeleri tarafından işlenen bin 564 hak ihlali belgelediklerini söyledi. Buna göre;

  • 50 kadın katledildi
  •  176 kadın yaralandı
  • 60 kadına cinsel saldırıda bulunuldu
  • Binden fazla kadın kaçırıldı

Evîn Cuma, işgalcilerin saldırıları nedeniyle 5 kadının da intihar ettiğini söyledi.

DAİŞ’ten farksız değiller

İşgalcilerin Serêkaniyê’deki uygulamalarına şahit olan ve ardından bölgeden göç eden Cîhan Ehmed, “Türk askerleri ve çeteler, Serêkaniyê’ye girdikleri gibi evleri yağmalamaya ve şehitlere ait mezarlara saldırmaya başladı. Halka ait mal mülkleri talan ettiler, herkesin gözü önünde kadınlara tecavüz ettiler” diye belirtti. Türk askerleri ile DAİŞ çetelerinin uygulamaları arasında hiçbir farkın olmadığını vurgulayan Cîhan Ehmed, “Türk askerleri de kadınları kaçırıp, köleleştiriyordu. Kadınları sattılar ve infaz ettiler” dedi.

Kadınlar güvende değil

Sara Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Örgütü Yöneticisi Necah Emîn ise daha önce dünyanın birçok yerinden kadın ve insan hakları örgütleriyle koordineli çalışma yürüttüklerini ancak koronavirüs salgınıyla beraber tüm yükün yerel örgütlerin omzunda kaldığını söyledi.

Kongreya Star Koordinasyonu Üyesi Daliya Henan da işgalci Türk devletinin işgal ettiği alanlarda İslam altında DAİŞ uygulamalarını hayata geçirdiğini belirtti. Kaçırma, cinsel saldırı ve fiziki ile psikolojik şiddet gibi birçok hak ihlalinin belgelendiğini belirten Daliya, işgal alanlarında özellikle kadınların hayatı için hiçbir güvenliğin bulunmadığını ifade etti. Daliya, uluslararası güçlerin Türk devletinin işgal uygulamalarına karşı harekete geçmesi için insan hakları örgütlerinin baskı uygulaması gerektiğini söyledi.

ANHA/QAMIŞLO